plajda

guanoapes guanoapes
iki arkadaşın en büyük hayali bir sinema filminde oynamaktır ve bu amaçlarına ulaşmak adına "plajda" ismiyle çekilen bir filmin tanıtım kokteyline giderler.acak filmde sadece iki kadın rolü için yer vardır.iki kafadar ( sarp apak ve gürgen öz) çaresiz geri dönerlerken kendilerini bir mafya hesaplaşmasının ortasında bulurlar.üstüne bir de görgü tanığı durumuna düşerler.nasıl kurtulcaz bu durumdan derken akıllarına kadın kılığına girip film ekibine katılmak gelir.kadın kılığında iken filmde oynayan hatunlardan birine aşık olunur fln olaylar gelişir.

sadri alışık'ın buna benzer bir filmi vardır.hatta sadri alışık'ın en berbat filmlerinden biridir.konu birazcık değiştirilerek önümüze konulacaktır.sinemada gidip izlenecek bir senaryoya sahip değildir.elbette komik sahneleri olucaktır güleceğiz edeceğiz velakin hadi 2 popüler adam bulalım,yanına da 3-5 bikinili hatun koyalım film çekelim temasından yola çıkıldığı çok aşikardır.bi de orjinal bir film çekin yahu.dün maskeli beşler'i izledim tv'de o daha orjinaldir kanımca o derece yani.

bizim yönetmenlerimizin ortak sorunu bu zaten.senaryoyu siktir et , komik sahneler çekelim yeter.ama baksan o sahnelerin filme olan katkısı nedir etkisi nedir alakası var mıdır senaryo ile..yoktur! e gülmek için benim elimde youtube var zaten giriyorum her gün eşşekler gibi güldüren milyon tane kayıt var.napıyım ben senin filmini ki ?
skyward skyward
başrollerinde ; sarp apak, gürgen öz, tuba ünsal, tuğçe ersoy, turgay tanülkü‘nün oynadığı plajda filmi 19 şubat 2008 de vizyona girecek.

yayınlanan tanıtım videoları , filmin komedi dolu geçeceğini gösteriyor.
umarım istenilen kaliteyi sağlayabilir.filmin yönetmen koltuğunda sinan çetin oturuyor.
absinthe absinthe
öncelikle ufak bi ayrıntı : filmin plajda sahnesi toplam 1 dakika ya var ya yok. isminden anlaşıldığı gibi deniz kenarında çekilmiş değil. genelde havuz kenarı ve otel içinde geçen bir yapım.
bu filmden sarp apak ve gürgen öz'ün oyunculuğunu hali hazırda beğenen herkes en yüksek beğeniyi alacaktır bana göre. onun dışında fragmanından olsun film afişinden olsun beklenmesi gereken gayet belli edilmiştir zaten. ama esprilerin, belirli bir kalıpta değil de doğaçlama tarzında olması beklenenden fazlasını veriyor çoğu zaman. hatta filmin şurası şöyle burası böyle, oyuncular öyle diye eleştirmeye zahmet etmeden gidilecekse eğlenmeye bakılmalı, izlenmeli ve çıkılmalı. zaten mutlaka ki, yüzünüzde bir gülümsemeyle filmden ayrılıyorsunuz, isteğe göre film esnaında gülmekten yerlere yatabiliyorsunuz.
gürgen öz'ün bi ara televizyonda bomba gibi patlamasıyla ve her yerden çıkmasıyla oyunculuğunun farkına varmıştık ama bu filmde sarp apak kendini bir kez daha kanıtlıyor. belki daha güzel senaryolarda ama kesinlikle komedi türünde yapacakları daha güzel yapımların başlangıcı olmuş oluyor bu film..

* tuba ünsal'dan bahsetmeden geçmişiz. o, her zamanki haliyle hanım,cici bir oyuncu. filme renk katmıştır şüphesiz..
tercih ettiğim nick budur tercih ettiğim nick budur
gün itibariyle ders çıkışı kafa dağıtmak amacıyla girip izledim filmi. filmden tek beklentim hafif bir eğlencelik olmasına rağmen bunu bile karşılayamadı film. senaryo çok basit, espriler kalitesizdi. kısacası sinemada izlemek isteyen arkadaşlara bilet parası vermeden önce 2 kere düşünmelerini tavsiye ediyorum.
jale parilti jale parilti
cinsel içerikli filmlerle güya dalgasını geçen, ama kendi de cinsel içerikli olan film. bu izlememe nedeni değil tabii. ama bılboardlarda, afişlerdeki yeri sansüre uğradı. neymiş, cinsel içerikliymiş.
tabii devir artık bu afişlerin üzerine 'edep ya hu, edep ya allah' yazma devri. ne yazık.

(bkz: yüzde 47)
zedt zedt
konusunu eski bir türk filminden almış gösterimdeki bir film. oyunculuk sıfır, senerya sıfır iki popo iki göğüs al sana film.
mezarlık gülleri mezarlık gülleri
senaryo itibariyle tamamen bir klasik olan filmdir.filmi izlemek bir kere sinemada izlemek iki kere zaman kaybıdır.filmdeki en çarpıcı sahne ise ali'nin erkek olduğu anlaşıldıktan sonra haydar'ın ölürken, "seni seviyorum aliye'm... her türlü" demesidir
10 dakika daha lütfen 10 dakika daha lütfen
filmin yönetmeni murat şeker'in filmle ilgili yaptığı yorum oldukça çarpıcı geldi bana.

soru:
sinemasever biri olarak soruyorum. plaj’da filmi için sinan çetin’le çalıştınız. neden böyle yaptınız?

yanıt:
necati tüfenk biliyorsun kendi filmini çekmek için, bir porno film yapımcısıyla anlaşıyordu. en temel iki sebep vardı. iki süper film birden’den kalan laboratuar borçları vardı. sinan çetin’den para almak zor derlerdi, peşin aldım, borçları kapatıp rahatça filmi yaptım. cinsellik meselesi çok tadını çıkarabileceğim bir mesele. sinan çetin’i tanıyorum, reklam filmi çekmiştik. huyunu suyunu da biliyorum fakat işime karışmadı. ama sonunda filmin afişine bir popo koydu, bir fragman falan… filmin plajda bir iki sahnesi var. cinsellik dediğin 30 saniye plajda popolar görünüyor. gerisi mavra zaten, gırgır. filmin adı, afişi ve imajı olarak filmi bu hâle getirdi. filmin zaafları var. filmi antalya’da tamamlayamadık, hava bozdu. kalktık istanbul’da bitirdik. kendimiz necati tüfenk olursak ne oluyormuşuz onu gördük, bir de borçları kapattık.

alıntı: (bkz: bakınız com)