point guard

1 /
flavius flavius
basketbolda bir pozisyon.

point guard pozisyonunda oynayan oyuncular genellikle sahanın en kısa oyuncularıdır*. görevleri takımları hücum ederken, topu karşı sahaya taşımak ve karşı sahada oyunu kurmaktır. temel olarak 2 farklı şekildedirler: birinci tip, topla oynamayı seven, bol bol 3 saniye bölgesine giren ve bol bol şut kullanan oyuncudur. adından anlaşılacağı üzere çok sayı üretirler. william jason solomon, aubrey reese, damir mrsic bu tip guardlardır. diğer point guard tipi ise, genelde arkadaşlarını oynatan onlara asist yapan tiptedir. çok fazla sayı üretmezler. cüneyt erden bu guard tipine örnek gösterilebilir. birde hem asist hem de hücum yönü kuvvetli guardlar vardır. bu tip oyuncular gerektiğinde doğru pası veren gerektiğinde ise elini korkutmadan şutunu kaldırabilen isimlerdir. bu tip guardlar pek makbuldur, her koça lazımdır. lebron james, steve nash, tony parker bu tip guardlara örnek olarak gösterilebilir.

point guard pozisyonu basketboldaki en önemli pozisyonlardan bir tanesidir. point guardlar, çoğunlukla takımın beynini oluştururlar ve iyi bir point guard arkadaşlarının oyunlarına da katkıda bulunarak, onların da basketbollarını geliştirmelerini sağlar.

not: point guard sınıflandırması şahsım tarafından yapılmıştır.
ofansif sağ açık ofansif sağ açık
basketboldan son derece iyi anlayan sözlük yazarı,yakın dost,kanka,canka,cangi,ogeday(!).özünde iyi gözümde pislik biridir,çalıştığı ile ters orantılı yese beko basketbol ligi basketboldan anlayan nadir sporculardan birini kazanacak.biraz da uyku saatlerine dikkat etse hiç sinirimi bozmayacak.her spor dalını teknik oynadığını iddia eder.tenis,kriket,eskrim,körling bu sporlar arasında.squash'ı bile teknik oynadığını iddia ediyor fakat daha raketi tutamadığı için nasıl oynadığına karar veremedim.yıllarca iç güzelliğe önem verdiğini söylemiştir bize fakat bilgisayarını bir kere inceleyince ' hı hıı öyledir ' dersiniz hatta abartıp ' ellerini göster bakim ' diyenler bile çıkabilir.ve hatta bir kere bir filme gitmiştik bi sex sahnesi var..tamam orayı anlatmıcam.şaka lan şaka harbi iç güzelliğe önem veriyor.6 aydır aynı kişiden hoşlanmışlığı ve daha çıkmaya başlamadan onu görmek için harcadığı paranın 200 milyonu geçmişliği vardır.evet öylede duygusal bir azman.hayır benide alet ediyor.hadi be kankaa,hadi lan nooolur,lan bokunu yiyim lanlar havada uçuşuyor ilişkimizde.ben bunu istemiyorum ki,ben bunu istemedim ki...ulan herşey tamam peki gelip benimle aynı spor kompleksine yazılmak nesi.bırak arkadaşım peşimi.peki yazılcaktın neden üye olmadan benim üç misafir hakkımdan ikisini yedin? olum hesap ver lan!! canıma kastın mı var?yahu bir gün önce heybeli ada'da aynı evde kalmışız,dönerken yolda 3 saat geçirmişiz,ben minibüsten inerken neden bana hadi görüşürz kanka diyosun olum 10 dakka sonra aşşağı inip duygu'nun doğum gününe gitmicez mi ? esprimi yapıyorsun..bak eğer yapıyorsan yapma.. nolur diyorum nolur? içimi dökmek için vesile oldu sözlük bana neyse son olarak..

iyidir iyi.point guard iyidir.
ofansif sağ açık ofansif sağ açık
fifa 2010'da eline her daim verdiğim arkadaş.

kardeşim yani son maçı hatırlarsın ya da.. u.n.u.t.u.r.s.a.n h.a.t.ı.r.l.a.t.ı.r.l.a.r !!

takımlar: hollanda - ispanya
topla oynama : %20 - % 80
skor : 1-4

evet skorda muhteşem ezici bir üstünlük yok fakat oyun tamamen hollanda yarı sahasında öhöm düzeltiyorum ceza sahasında geçmiştir.direkten dönen şutlar,çizgiden döndürülen toplar ve kaçırılan 5'i aşkın kaleciyle karşı karşıyalar(ki son 2 si oyuna sonradan giren güiza'ya aittir) ise cabası.maçın adamı david villadır.


bu yazıda az da olsa abarma sanatı kullanılmıştır.


edit:son maçımızda 6-1 koyarken 63.dakikada oyundan çıkmıştır.hadi öptüm.
simetrik yara simetrik yara
öncelikli amacı takımı oynatmak olması gereken oyuncudur. eline, bileklerine hakim olmalı, ayakları çabuk olmalıdır. top çalmak gibi özelliği olursa en az 30 dakika oynatılır. boş kalırsa da üçlüğü sokmalı.
azbilip cokkonusan azbilip cokkonusan
bakmadan görebilmeli, takım arkadaşlarına bir göz kırpmasıyla oyunu kurabilmeli, penetreler üzerinden boş adamları bulabilmeli, savunulmazsa ceza atışı sokabilmelidir. en önde savunmayı kurmalı, kolay kolay göbekten açık vermemelidir, tembel paslara pas arası yapabilmeli ve top tekniği yüksek olmalıdır.
sıfırbir sıfırbir
yüksek top fundamental ına sahip, saha görüşü yüksek ve takımının tüm hücum setlerine hakim oyuncudur. genelde takımın en kısa oyuncusudur ve şut kullanmak hücumda üçüncü dördüncü opsiyonudur.

son yıllarda bu mevkideki oyuncular evrim geçirerek birer skorere dönüşmüşlerdir. hücumda top kullanan değil takımı oynatan oyuncuyken artık takımın hücumdaki ilk tercihi olan adamlara dönüşmüşlerdir. bu durum ''basketbolda michael jordan etkisi'' olarak yorumlanıyor. basketbola ilgi duymaya başlayan gençler genelde 2 ve 3 numara pozisyonundaki süper yıldızların yaratıcı, atletizm üzerine kurulu oyunu ve spektaküler hareketleriyle büyülenip, basket sahasında eline aldığı topu potaya kadar götürmek mümkünse smaçlamak şeklinde bir basketbol karakteri ediniyorlar. bu kafadaki genç oyuncular daha sonra ise fiziğinin el verdiği pozisyonlarda oynatılıyorlar. 1.80 boyunda bir oyuncu basketbola başladığı günden itibaren skorer guard veya forvet fundamentalıyla oynadığı için oyun kurucu pozisyonunda oynatılmasına rağmen topu elinden çıkarmayan, takımını oyuna küstüren, uzuna top indirmekten bihaber oyunculara dönüşüyorlar.

bu türün en başarılı örneği benim için iverson'dı ancak o bile kazanan bir takımın parçası olamadı. kariyeri boyunca 2 numarada oynatılsa daha başarılı olacağı savunuldu ancak bu denemelerde de savunmada 2 numaralarla eşleşecek fiziki yeterliliğe sahip olmadığı için takımı adına dezavantaj oluşturdu.

bu mevkide bu oyun stiline sahip oyun kurucular artık genel prototip. eski usül oyun kuruculardan birkaç örnek kaldı, jason kidd, steve nash gibi. benim basketbol anlayışıma göre oyun kurucu dediğin de böyle adamlar işte. takımın tüm parçalarından max. verim almak basketbolda doğru olan şeyse oyun kurucu da bu tarz bir adam olmalı.
1 /