poles apart

vikartindur vikartindur
ağlatan pink floyd şarkılarından bir tanesi daha... bayan vokalle dinlemek istediğim pink floyd şarkılarının başında gelir..

did you know...it was all going to go so wrong for you
and did you see it was all going to be so right for me
why did we tell you then
you were always the golden boy then
and that you'd never lose that light in your eyes

hey you...did you realize what you'd become
and did you see that it wasn't only me you were running
from
did you know all the time but it never bothered you anyway
leading the blind while i stared out the steel in your eyes

the rain fell slow, down on all the roofs of uncertainty
i thought of you and the years and all the sadness fell away
from me
and did you know... (did you kno, did you kn, did you k, did you, did yo, did y, did, di, d...)
i never thought that you'd lose the light in your eyes
pulse pulse
the division bell albümünde what do you want for me eserinden sonra gelerek insanın boğazında bir düğüm bırakan parçadır.hemen akabinde ise marooned adlı enstrumantel eser gelerek gözden bir damla yaş düşmesini sağlar.
peace sells and i m buying peace sells and i m buying
gilmour'un ilahlaştığı şarkıdır. sözlerini polly samson'la beraber yazan gilmour hem sololarda hem de vokalde resmen ağlatmaktadır. şarkının ilk bölümünün syd barrett'e ikinci bölümünün roger waters'a gönderme olduğu söylenir. zaten bu 2 bölüm arasında şarkı kesilir ve division bell'i duyabiliriz.

"the rain fell slow, down on all the roofs of uncertainty
ı thought of you and the years and all the sadness fell away from me
and did you know, ı never thought that you'd lose the light in your eyes"

arkadaki efektlerle ve sololarla bu sözler insanın ağzına sıçar. arkasında bir de marooned gelir ki, orada şalter atar zaten.
bizi bozguna uğratan yargılarımız bizi bozguna uğratan yargılarımız
division bell'in 3. parçası ve aynı zamanda marooned ve high hopes ile beraber en iyi solunun bulunduğu güzide eserdir. sözlere ise denecek pek bir şey yoktur.

biliyor muydun?...her şeyin bu kadar ters gideceğini senin için
ve anlamış mıydın her şeyin bu kadar
doğru olacağını benim için
niye söyledik sana öyleyse
her zaman altın çocuk olduğunu
ve hiç yitirmeyeceğini gözlerindeki o ışığı

hey sen... hiç farkına varmış mıydın neye dönüşeceğinin
ve anlamış mıydın yalnızca ben olmadığını kaçtığının
yoksa her zaman bildiğin halde hiç rahatsız etmedi mi seni
körlere yol göstermek, ben bakarken gözlerindeki çelikten dışarı

yağmur yağdı usul usul, tüm damların üstüne bilinmezliğin
seni düşündüm ve yılların ve tüm üzüntüleri geride bıraktığım
yoksa sen biliyor muydun?
hiç düşünmemiştim yitireceğini gözlerindeki o ışığı *