power rangers

1 /
foreone foreone
dünyanın en beyin özürlü karakterlerini barındıran çocuk dizisi. kasklarında herhangi bir delik olmadığı için hangisinin konuştuğu anlaşılsın diye kafaları ve kollarıyla embesil şekillere giren dünyanın kurtarıcıları power rangers ile ayda yaşayan hamurdan canavar yapan hatun savaşıp dururdu. bir de bu rangerların robotları hayvanları falan vardı.komikti...
nightwish nightwish
teletubbies'den sonra ikinci kabusum olan iğrenç dizi. saçma sorunlar üzerine dünyayı kurtarmaya çalışan antipatik çizgiler. robotik dövüşler içeren çocuklara bilgi yerine sadece sinir ve spastiklik kazandırdığına inandığım gereksiz hede.
sycokiller sycokiller
eziklikte son nokta.dünyada kafası çalışmayacak çocuklar yaratmak için kullanılan anlamak için hiçbir şeye ihtiyaç duyulmayan basit ötesi salak bir çocuk dizisi.
barkingcat barkingcat
tam orta okula başladığım sene çıkmıştı bu zırva. her sabah serviste arkadaşlarım toplanıp dün olan bölümü konuşurlardı.kaçıran olmuşsa ona hareketlerle falan anlatırlardı şöyle oldu böyle oldu diye. televizyon izlemenin insan zekasına ne kadar zararlı olabileceğine dair bana ilk izlenimleri veren bu dizi(?) olmuştur.
fausta fausta
ilkokulda hiç kaçırmadan izlediğim dizi.herbirinin bi hayvanı vardı.aslan kaplan falan.beyazlı olanın tek amacı pembeliyle yiyişmekti.sonra bunlar go go power rangers diyip zort denen robotlara dönüşürlerdi.o zamanlar çocukların ekolleriydi bunlar.kızlar pembeli kim olcak diye kavga ederlerdi.sonradan bunlar bitti,pokemon,digimon zart zurt başladı.
absynth absynth
çocukluğumda baya moda olan tv dizisi. yamulmuyorsam 5 kahramanı vardı. beyaz, mavi, yeşil, sarı, pembe olmak üzere. çocuklar arasında power rangerscılık oynanırdı. herkes kendine yakın hissettiği kahramanı oynar, kendi çapında dünyayı kurtarırdı. çıkartmaları vardı. show tv izlemeye sebebiyet verirdi.
eksiksizuyum eksiksizuyum
ay'da kurduğu üsten dünyayı ele geçirme planları içindeki şerefsizi durdurmak için biraraya gelmiş işsiz güçsüz gençlerin kurduğu timi anlatan çizgi dizimsi birşeydi bu.

bir de bunları izleyip ertesi gün ortada balerin gibi hoplaya zıplaya dolanan gençler vardı. sonra hepsi gerzek oldular. beklenen oldu yani.
twinkle twinkle
pek bir entrikalı diziydi kendisi. ama yinede ayıla bayıla izlerdim(izlerdik).
özetle bu ayda hahahaa diye gülen kadın, ki adı rita'dır kendisinin, o power rangers'ın teknik direktörü kıvamındaki, makinaya bağlı olan, sadece yüzü silüet halinde görünen amcamızla savaş halindeydi. tabi amca o zamanlar böyle ruh gibi değilmiş rita'yla savaştıktan sonra bu hale gelmiş, ama rita'yı da bi kapsülün içine hapsetmiş. sonra aptal insan astronotlar bir uzay gezisinde bu kapsülü bulup açınca rita şer yuvasına geri dönmüştü. bunu gören amca da bir lise bulup ne kadar avare, işsiz güçsüz genç varsa toplayıp power ranger yapmıştır.

şimdi diziye dair aklımda kalan bazı detayları aktarayım:
-bi kere bu rita ve çapulcuları vardı. hatta çok iyi hatırlarım bir tanesi altın zırhlı, cibilliyetsiz, icabında büyüyebilen bir yaratıktı. bunlar çok savaştılar; ama power rangers'la başedemeyince böyle birini çağırmaktan filan bahsettiler; ama bu bahsetme işlemi 3-4 bölüm kadar sürdüğünden, ben bu gelecek adamı peygamber çapında bir kişilik sanmıştım. gele gele lord zed dedikleri, o, bildiğimiz iskeletorun üzerine kas sistemi de eklenmiş hali olan adam geldi. tam bir hayalkırıklığıydı.
-rita süper bir planla çeteyi içten çökertmeyi düşündü ve bunun için parlak bir oğlanı ayartıp yeşil ranger yaptı. bu çok güçlü bir ranger'dı; ama tabii hep iyiler kazanır mantığıyla bunu da kendilerine kattı power ranger'lar. sonra bu beyaza döndü, pembeliyle aşk yaşadı filan. burada esas şaşırdığım şey kırmızı ranger ve aynı zamanda takım kaptanı olan jason'ın, liderliği elinden göstere göstere alan beyaz ranger'a karşı en ufak bir kıskançlık emaresi göstermemesidir. küçücük yaşımda dizide keşfettiğim ilk çelişkiyidi sanırım bu. yani o kadar bölüm liderlik yapan jason nasıl olur da bu kadar ezik olur?
-gözlüklü bir oğlan vardı, ekibin donatello'su gibi birşeydi buluş filan yapardı. sonradan bir olayda kahramanlık yapmıştı ama bunun bedeli olarak ranger olamamıştı bir daha.
-pembeli hatun, adı kimberly'dir. beyaz ranger'la güzel aşk yaşamıştır; ancak sonrada bir yere tayini mi çıktı noldu ekipten ayrılmış, başka şehire gitmişti. yeni manita filan yapmıştı kendine; hatta beyaz ranger'a da telefonda söylemişti. beyaz ranger o kadar hüzünlenmişti ki, o efkarla kendini niye içkiye vermedi hala düşünürüm.
-bunlar güzel güzel yaşarken bir olay olmuştu bütün ranger kıyafetleri ve her birinin rengi değişmişti. olayı hatırlayamıyorum, hatırlayan varsa beni düzeltsin.
-bunun dergisi çıkmıştı, okulda ilk alan ben olmuştum. oyuncağı çıkmıştı, onu da ilk ben almıştım. gereksiz bir gurur kaynağıydı küçücük yaşımda. oyuncakları kaliteliydi ama.
ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi
türkiye çocuk gündemini meşgul ettilerdi bunlar uzun süre, halbuki 5 tane farklı renkte farklı tatta insandan oluşan grup sevme hakkımı spice girls ile kullanmıştım ben küçükken. şimdi de olsa aynı seçimi yaparım gocunmadan. ne güzel kızlarımızdın sen spice girls...
enslaved enslaved
hatırladığım kadarıyla 1997 senesinde yayınlandı.yılın başından sonuna kadar yayında kaldı,sonra daha baba dizi goosebumps ile beraber show tv'den kaldırıldı.neden tabii ki yine rtük'tü.aslında power rangers boş bir diziydi.ama çocuk aklıyla ilgi çekti.asıl trajik olan,bu dizinin bizim izlediğimiz kısımları olan mighty morphin ve az biraz zeo'nun aslında 92-94 arasında çekilmiş olduğuydu.biz o zamanlar bilmiyorduk tabii...ki arada çıkan pavır rencırs dergisinde,çocuk aklıyla kimberly'e falan mektup gönderenler oluyordu,dergi yönetimi de kekliyordu mileti,"mektuplarınızı onlara iletiyoruz" diye..(ya da ben yamuluyorum)(ulan adamlar o diziyi unutmuşlar zaten '97'de)o aralar çocuk olan herkes,pembe olan kimberly ile sevişme hayali kurmuştur mutlaka.ilk harbi küfürlerini beyaz olan tommy'e etmiştir.rita ve lord zakk mı ne vardı.bu power rangerlar bir süre sonra güçleri yemeyince,başka bir boyuta atlıyorlardı falan falan...show tv ara ara diziyi en baştan alırdı.öyle izledik bir sene sonra "çocukları etkiliyor" diye kaldırdılar.sonra,1999'da amerikaya gidince ilk dumuru yaşadım.amerika tvlerinde power rangers var ama bizim bildiğimiz hiçbirşey yok.öğrendim ki o ara dizinin 6-7 sezonu mu neymiş.yuh demiştim.ki geçen yine arkadaşlar muhabbetini açtık nostalji diye,wikipedia'ya baktık,hala devam ediyormuş dizi...helal vallaha...artık iyice saçmalamışlardır herhalde...
venom venom
88-85 civarı doğan nesillerin gerzek şekilde etkilenmelerine sebep olan (galiba) japon icatlarından biri.

"ben şu renk rangerım", "ben oyum" diye sınıf içinde kavgalar, bölünmeler olur, önce söyleyen adamı kapardı.
sonra bu gerzek beşliye özenen gençler güya okulu zortların istilasından kurtarırlar.

en mantıklı hareket o zorlardan biri olmaktır, ne güzel çek taytı parlak parlak takıl etrafta.

başlarda yeşil olan ranger, çamaşır suyunun icadıyla beyaza dönmüş, karakteri oynayan da aynı kalmıştı galiba.

üst kattaki komşumun sınıf içindeki gruplaşmaya yetişemeyip televizyon karşısında "ben yeşil rangerım, ben yeşil rangerım" diye ağlayışını bir ben bilirim bir de, 15 yıllık televizyon.

yazık yazık! gidin ninja kaplumbağa olun pizza yiyin, göbek üstünde dönün, pokemon olun camdan atlayın siz de kurtulun biz de.
albus albus
bugün carousel'deyken bir ara bir vitrindeki televizyonda gördüğüm, anılarımı depreştiren dizi. ne izlerdim eskiden bea.
1 /