power rangers

2 /
tschumi tschumi
bana glasgow rangersi hatırlatan, izlemediğim izlemeyeceğim ve ölene kadarda izletmeyeceğim dizi çizgi film yada öyle bişey işte
alik alik
'go go power rangers' olan jenerik müziği, her ingilizce bilmeyen- sağırlığa eğilimi olan çocuk için 'doktor power rangers' tı. çocuklara ne verirsen alıyolar işte.. bunların atari oyunları falan da vardı.
deathcomp deathcomp
ilkokul 1 zamanlarımda yetişmek için okuldan koşa koşa çıktığım diziydi.arasıra muhabbeti geçtiğinde 'ahah ne salakmışız lan ufakken izlediğimiz şeylere bak' dediğimiz,ne kadar saçma olsa da adı geçtiğinde çocukluğu hatırlatan,o günleri çağrıştıran dizidir
paranoiagenerator paranoiagenerator
ilkokulda notlarım düşmüştü sırf bu dizi yüzünden. tutuşmuş gibi gelir bunu izler, sonrasında da 2 saat etkisinden kurtulamaz bilmemne rencır olarak evde dolanırdım. yok bunlar toptan çuvallamışlar da sonra beni hepsinin başına geçirmişler, platinium ranger falan olmuşum, tozu dumana attırıyorum gibilerinden. öğretmenin anneme uyarı falan yolladığını hatırlıyorum.
eldest eldest
bir zamanlar benim de çıktığı saatte televizyona yapışmama neden olan dizi. ilk sezonda dizinin ana üç karakteri jason, trinity ve zackın diziden ayrılması beni bayağı üzmüştü. ondan sonra iki bölüm daha izlemiştim ve diziyi izlemeyi bırakmıştım.
aylar sonra kanalları gezerken dizinin kırmızı rangeri jasonu ormanda koşarken görmüştüm diziye geri dönmüştü. tabi yerini kaptırdığı için kendisinin siyah ranger olacaktı hatta bu siyah ranger diğer rangerlerden daha güçlüymüş; ama jasonun gücünü toplaması gerekiyormuş.o bölümden sonra bir daha diziyi görmedim.yayından kaldırılmıştı herhalde. bu arada şu yaşıma geldim hala jason dizide kaldı mı kalmadı mı diye merak ederim.
rasmus rasmus
kızların hepsi pembe ranger'dı. istisnasız. sarı ranger'ı seven eden yoktu.

ha şimdi sorsan o kızların çoğuna "adı neydi pembenin?" diye bilirler mi? ahah tabii ki hayır.

kimberly'di efendim.

(sarının adını unutmuşum baktım trini imiş. yazık bak bunu hakikaten hatırlayan yoktur. eziksin sarı ezik)
göster bakalım kaynanalar hamamda nasıl bayılır göster bakalım kaynanalar hamamda nasıl bayılır
süper kahraman takımı, voltran yavrusu liseli(!) arkadaşlardır. sahip oldukları üstün teknoloji ürünü zırh sayesinde, yedikleri bir kamyon sopanın yarattığı zararı geriye doğru takla attıktan sonra sağ eli sol omuza koymak vasıtasıyla defedebilirlerdi(bu esnada sol diz önde olmak üzere diz çökmeleri de gerekiyor bittabiki)
bir de daha da üstün teknoloji olan robotları vardır ki aman aman
sonra bunlar büyüdü, renkler kaydı, motorları falan oldu, bir ara ekstradan ninja falan oldular, en sonunda da biz büyüdük ve kirlendi dünya.
rusalka rusalka
ışınlanırdı bunlar.ışınlanarak o memleket senin bu memleket benim dolaşırlardı.high school öğrencisi olduklarından mütevellit arada bir okula geç kalıp ışınlandıkları olurdu .işte o zaman sokarım böyle adalete diye hönkürürdüm.
savaştıkları canavarlar genelde andaval olurdu.istisnasız rita abla bunları en ve boy olarak büyütür o vakit bizim yiğitler hayvanatlarını çağırırlardı.uzak yerlerden hayvanatlar koşarak gelir tabiki tek başlarına bi işi beceremez akabinde gel ben senin götüne tutunayım,dur ben sana kolumu sokayım diye birleşirlerdi.bir bütünlük söz konusu olduğunda şöför mahaline bizim gençler otururdu.canavar darbe aldıkça bizimkiler sarsılır ,saçları başları dağılırdı ,aletlerden duman çıktığı olurdu kimi zaman. sonra bi kılıç peyda olurdu bütünümsü robot hayvanın elinde ,üç harekette doğrardı karşıdaki devasa andaval canavarı rangerlar,günü kurtarırlardı..hey yavrum..
alfa vardı bi tane robot ,tepsi kafa,ay yay yay tebrikler rangers derdi hep.
en sağlam eleman ritaydı tabiki.kıyafet falan o biçimdi ablamda.
bir de ayrıca bu rangerlar bir ara ninja oldulardı.kıyafetler falan bez parçasından,kafada kask yerine bildiğin ninja sarmalaması şekli vardı hepsinde.
yine o kimberly denen nalet karının yerine bi vakit catherina gelmişti.ketrin derlerdi buna.. zaten bu hanım evladımız ilk başlarda kötüydü.hop kedi olurdu ağaç tepelerinden gözleri hain hain parlardı ,hop sarı güzel bi kız olurdu , tommy denen genci kendisine hasta ederdi.bizde hastaydık saçlarına.sarı uzun dümdüz saçları vardı.gözler mavi falan.kimberly işte o ara yalan olduydu ,bu hatun tozunu attırdıydı ortalığın..sonra pembe ranger oldu işte.nere gitti kimber bence hala muallak..
öyle.o kadarına yetiştik biz.şimdilerde var diyolar fox da aslında açıp nostalji yapmak lazım lakin elemanlar rahat 40 larına ulaşmışlardır diye korkmuyor değilim.
tembel tembel
bu zamazingoyla ilk tanıştığımda bile küçüktüm desem yalan olur. lisenin hallice bir sınıfındaydım sanırım. sinemada oynuyordu filmi. ben de küçük kuzenimi götürme bahanesiyle gidip seyretmiş, çıkışta da "çok saçma lan, yüzleri görünmediği için kimin konuştuğu anlaşılsın diye devamlı kafalarını oynatıyorlar, ayrıca efektler falan da kalitesiz, seyretme bunu." diye kızcağızın kafasını ütülemiştim. yine de arada sırada televizyonda rastlayınca seyretmeden duramadım. ayçiçeği gibi yavan ama tuhaf bir şekilde bağımllılık yapıcı bir tarafı vardı, veya mayın tarlası oynamak gibi.

geçenlerde tatil gününde evde boş boş otururken jetix'te rastladım yıllar sonra. power rangers: mistik güç. itiraf edeyim ki gözümü ayıramadan bir buçuk saat izledim gene. tipler falan komple değişmiş, beyaz ranger ortada yok, büyücüler-cadılar falan girmiş işin içine. onun dışındaysa aynı aptal kafa sallamalar, aynı dandik karate hareketleri, aynı komik olma çabasında gazozdan kötü adamlar, aynı sade suya tirit muhabbetler, ve de aynı anlaşılmaz çekicilik berdevam.

bir de tabi pembe ranger'ın ceylan gibi bir abla olması geleneği değişmemiş neyse ki. o, pembe çizmeleriyle kötü adamların poposuna poposuna vurdukça, "şimdi seni etkisiz hale getirdim" gibi kimin neresinden uydurduğu belirsiz cümleler sarfettikçe, bütün o aptallıklar silsilesinin içinde gizli, ilkel, april o neil tipi erotizmiyle kaçınılmaz olarak ekrana bağlıyor insanı. "beyhude dolandım, boşa yoruldum. / benim sadık yarim pembe rencırdır, pembe rencırdır."
2 /