premier league

1 /
cyrus the virus cyrus the virus
ingiltere super ligine orjinal adı.1994-95 sezonundan beri yapılmaktadır ve dünya üzerinde büyük ilgi toplamaktadır.ilk şampiyonu blackburn rovers olmuştur, manchester ın 8 arsenal in 2 şampiyonluğu var ve 3. süne doğru ilerlemekte 2003-2004 yılında bulunan takımlar
arsenal
aston villa
birmingham
blackburn rovers
bolton
charlton athletic
chelsea
everton
fulham
leeds united
leicester
liverpool
manchester city
manchester united
middlesbrough
newcastle
portsmouth
southampton
tottenham hotspur
wolverhampton wanderers
giberling giberling
ntvdeki tanıtım programının jeneriği (bkz: zombie nation) ile sempatimi kazanmış lig. nasıl oluyor da futboluyla, kalitesiyle, taraftarı ile, sahaları ile değil de bilmemnerenin bir tv programının tanıtım jeneriği ile kazanıyor bu lig giberlingin gönlünü diye sorabilir, ardından da hadi len diye başlayan küfürler de edebilirsiniz. ama öyle.
ninca ninca
"oohooooo-ohooohoooooooh-ohoooooohhh" şeklinde bir zombination şarkısıyla akıllarda kalan lig. şarkıyı tam yapamadım farkındayım sözlüğün eksikliği işte, insan istiyor ki bir voice transfer* olsun girilerde neredeee?..
ornitrin ornitrin
en iyi, en zevkli, en mücadeleli, en tempolu, en tel örgüsüz, en centilmen, en futbolun beşiği, en kamera açısı güzel(kalıbı bozmamak için böyle yazdım) tanımlarının en az bir kaçı ile bahsi geçen, ingiltere'nin en üst düzey futbol ligi. (10 tane en oldu farkındayım)

bir de bu lig için bahsi geçen başka bir kalıp cümle vardır ki, futbolla birazcık alakası olanlar duymuştur kesinlikle. adamlar sinemaya, tiyatroya gider gibi maça gidiyorlar ve maçı da, tiyatro izler gibi izliyorlar. "vay be ne kadar modern insanlar bunlar" dememiz için altyapı cümlesi. maçların tel örgüsüz oynanması konusunda, seyircinin gösterdiği olgunluğu takdir ediyorum aslında; tabi holiganların stadlara alınmaması ve etkili yaptırımların getirilmiş ve de uygulanıyor olması gerçeğiyle beraber. bir de kamera çekimlerinde çok belli olmuyor ama hendekler var. ingiltere'nin yağışlı iklimini de göz önüne aldığımızda, içi su dolu hendekler var, tribün ve saha arasında. ayrıca kafalarında çok acayip şapkaları olan ingiliz polisi de var. polis bana o şapkayla kafa atar mı acaba korkusu da etkilidir sanıyorum sahaya girmeyenlerde. çırılçıplak sahaya girip deli danalar gibi koşturanları saymıyorum, onlar zararsız.

neyse, ben asıl bahsetmek istediğim noktaya döneyim, tiyatro izler gibi maç izleyen modern insanlara. bu insanlar şu noktada katılıyorum, sahadaki estetik ve oyunculuk kesinlikle kraliyet opera ve balesinden daha etkileyici. modern futbolun oynandığı ingiltere'de modern futbolun bütün çirkefliklerini görmek mümkün. insanlar bu tip şeylerden hoşlanıyor da, kimse rol yapan oyuncuya tepki göstermiyor kendi takımının oyuncusuysa eğer. ikiyüzlülük. anlık gaza gelmelerle "hoooo" diye bağırıyorlar ara sıra-tamam 90 dakika boyunca davula abanmak da güzel değil-, hakeme gaz vermeye çalışıyorlar, pozisyon ne kadar numaradan olsa da. eh, oyunculuk da üst düzeyde, sonra alkışlar, ışık, hepsi mevcut. ben bu modern insanı ve profesyonel kavramını çözemedim zaten, nerde ikiyüzlülük var, nerde bir puştluk, orada modern insan, orada profesyonellik. "çok profesyonel bir faul*": manası bildiğin götoşluk, ama profesyonel deyince, modern deyince kabul görüyor. "hooo", ardından yorum : "seyirci ne kadar modern"(bu tarz yorumlar kişilere bağlı değil, klişeleşmiş) - oldu canım biz de onu yedik.

bunların yanında premier league'in başka bir özelliği de oyuncuların, canla başla bilinçli şekilde koşmaları, kondisyonlarının çok iyi olması ve hakemlerin tavizkar tavırları ve profesyonel faullerle dolu ikili mücadeleler. ama la liga'daki estetik yok bence bu ligde. makine gibi oynayan takımlar var. yani futbolu azıcık sevmeyen biri olsam bana da şunu söyletecek bu ig : 22 kişi bi topun peşinden koşturuyor çok mantıksız

not:ama sonuçta, demediğim için "senin peşinden mi koşacaklardı" tarzı tepkileri kabul etmiyorum.
buz gibi soguk su buz gibi soguk su
2007-2008 sezonun ilk haftasında iki lejyonerimiz tugay kerimoğlu ve tuncay şanlı'yı karşı karşıya getirecek, dünyanın en prestijli ligi. 2007-2008'nin ilk haftasında tuncay'lı m.boro, b.rovers'ı evinde konuk ederken, emre'li n.castle united anelka'lı bolton wanderers deplasmanına çıkacak. öte yandan maçlar geçtiğimiz sezonlardaki gibi 2007-2008 sezonunda tv8 değil fox tv'den yayınlanacak.

ayrıntılı fikstür;
premier league fixtures find out the upcoming fixtures in the premier league on bbc sport bbc
yorkshire yorkshire
takım kadrolarının 18 değil 16 kişiden oluştuğunu yayıncı kuruluşun henüz farkedemediği ligdir.

(bkz: emre 18 kişilik kadroda yer bulamadı)

yahu ne biçim yayıncı kuruluştur bu; ne biçim spikerdir o! bakın şimdiye kadar sabrettim sesimi çıkarmadım ama bi kere daha premier league için 18 kişilik kadrodan bahsederseniz, tutmayacağım kendimi; çok pis küfür edeceğim. haberiniz olsun, uyarmadı demeyin.

(bkz: tın)
1 /