prince philip

burcumsu burcumsu
kraliçe elizabeth in zavallı kocasıdır kendisi. neden kral değilde prens olduğu konusuna gelince kendisi kralın oğlu değil sadece kraliçenin eşidir. ki bu statüsüne rağmen ingiltere'de herhangi bir vatandaştan daha az itibar edilen pısırık bir heriftir. kraliçe babasının kral olmasının verdiği tüm prestiji sonuna kadar kullanırken ve resepsiyondan resensiyona tüm süksesiyle koşarken bu adamı hep arkasında sürükler. birlikte yaptıkları çin seyahatinde konuşmanın en önemli yerinde masada uyuyakalan prensin başı yoğurdun içine düşmüş ve nacizane tabirle ortalığı cacığa bulamıştır. bu utançla daha fazla yaşayamayan zavallı koca sarayın bir köşesine oturmuş sonsuz uykusunu beklemektedir. ki bu nedenle bir çok kişi tarafından ismi cismi bilinmeyen bir adamdır. kraliçeyle evli olup böylesine zavallı biri olmak kaderidir.

not: bakalım bu giriden sonra kapımıza kimler dayanacak. hakkımızda hayırlısı olsun diyelim .
mümtaz mümtaz
esas itibariyle yunan soylusu olan bu adam, zamanında bir deniz subayı imiş. elizabeth kendisini görünce epeyce bir etkilenmiştir. herhalde bir adım daha ileriye gitmemiştir halet-i ruhiyesi. tek yaptığı şirinlik ve ilişkiye heyecan katma çabası, philip'i gördükçe, "aşkımızı herkes duyacak" isimli şarkıyı plaktan tekrar tekrar çalmak oluyormuş. kral olamasa da bundan sonraki üç kral'ın babası olmayı şimdiden garantilemiş gibidir. yine de zavallı olduğuna şüphe yok. tüm hayatı diyar diyar gezmek ve karısı devlet başkanlarıyla görüşürken onların eşleriyle, insanın içine fenalıklar getireceği muhakkak olan sohbetler yapmakla geçmiştir. ingiliz kraliyet ailesinin tüm fertleri gibi uzun yaşamaktadır.
wondrous wondrous
"edinburg dükü philip, ziyaret boyunca sürekli eşinin yanında olacak. ancak dük, iki kez kraliçe’den ayrılacak; dük’ün özel olarak görmek istediği iki konuda, kendisine özel program hazırlandı.

bu çerçevede, bursa’da kraliçe olağan temaslarını sürdürürken, dük heyetten ayrılarak, tofaş fabrikasına gidecek, türkiye’deki otomotiv sektörünün ne durumda olduğunu yerinde inceleyecek.

istanbul programında ise, dük yine eşinden ayrılarak, bu kez boğaz’da “özel bir tekne turu” yapacak. bu turun amacı ise, istanbul boğazındaki deniz trafiğini yerinde incelemek olacak."

çok enteresan ilgi alanları varmış gerçekten.
yesilcuppelipenguen yesilcuppelipenguen
devirdiği çamlar ve kırdığı potlar ile efsaneleşmiş prens.

bir örnek: prens philip, 1992'de avustralya'yı ziyaret ediyor ve kendisinin kucağına bir koala vermek istiyorlar. prens her zamanki gibi çam ormanını yerle bir ediyor: "oh hayır, berbat bir hastalık kapmak istemem."!
sychtianarch sychtianarch
babası yunanistan türkiye savaşında yunan ordusunu yönetmiş. avrupa'daki kraliyet aileleri danimarka kralının kızlarını gelin aldıklaırndan dolayı akraba olmuşlardı. rusya'nın çarı mesela, victoria'nın yeğenidir. bunlar kapalı bir akraba grubu oldukları için doğal olarak genetik hastalıklar da görülüyordu. piyangodan hemofili çıkmıştı. çarın oğlu ve victoria'nın oğlu hemofili hastasıydı. bu gen mutasyonu da kadınlardan geçiyordu. windsor sülalesi de esasen britanya kökenli değil, alman'dır. windsor soyadını savaş esnasından britanya halkından tepki görmemek için sonradan aldılar.


diğer yandan yunan bayrağı sembolü ve renkleri de yunan geleneğinden falan gelmemiştir, avusturya kökenlidir. açıkçası osmanlı neden çöktü veya neden osmanlı yok ühühü ühühü diye zırvalayanlar şu gerçeği gözden kaçırıyorlar; ulus devletlerin doğuşu tarihin kaçınılmaz seyrinin bir sonucudur. bu tip bir yönetim veya aileler resmileşmiş mafyatik yapılar olarak bu ulusları kendi aralarındaki çıkarları korumak için çabalayıp durdular. bu tür yapıları da tanrının buyruğu veya iradesi olarak ifade ederek suçlarına dini bir de gerekçe uydurdular. fransız ihtilali sonrası humanizm akımı ilerleyen yıllarda bu yapıyı bozdu. yani osmanlı'nın yıkılmış olması tarihin bir sonucudur. kaldı ki osmanlı hanedanı'nın illegal olup olmamasının dışından türklüğü de zaten tartışılır. genel olarak hanedanlıkların hüküm sürdüğü ülkelerde kimlik kurgusu da oldukça tartışılır durumda. akepeli salakların kimlik konusunu gündeme getirmiş olmaları ile saltanat / hilafet yanlısı olmaları hakkında tutarlılık var çünkü, ulus devlete kaşılar. aynı zamanda bu kerizler osmanlı zamanı yapılan reformlara da karşılar. zaten alayı abdulahmit sevici.

windsor sülalesi : #14969713

britanya kimliği bugün için hala tutmuşa benziyor çünkü, bu sülale alman olmasına karşılık almanya'ya karşı tutum sergiledi. hatta bu taraflık ii. dünya savaşı başladığında kendi istekleri ile olmadı ingiliz devleti aileyi buna zorladı. görülüyor ki, devlet yönetiminde konum olarak yetkiyi tam olarak ellerinde bulundurmuyorlar (özellikle deniz ve hava kuvvetleri hariç). varlıkları özelleikle bugün daha çok devlet geleneğini temsilen bulunmakta. victoria döneminden beri hala legal olmalarının sebebi iki savaştan galip gelmeleri ve devletten feragat etmeleri. bu bağlamda uzlaşı nedir, yetki paylaşımı nedir, güçler ayrılığı nedir; tüm eleştirilere rağmen türkiye'nin britanya kraliyet ailesinden öğrenebileceği (ironik) çok şey var.

osmanlı sülalesi : #14011691
osmanoğlu sülalesinin babasının malı mıyız : #16752617

ek not: yunanistan'ın bağımsızlığına giden süreçte yunan direnişi ingiltere'de özellikle desteklendi hatta homeros'un ilyada destanı bir akım olarak ülkede yunan romantizmine yol açtı. romantizm sözkonusu olduğunda gerçeklerden kopmuş olmak kaçınılmaz elbette. bugün ortalama bir yunan ile batılıların eski yunan kültürü takıntısı arasında dağlar kadar fark var ancak bu, britinya donanmasında bağzı gemilere yunan efsanelerinden adlar vermeye engel olmamış (örn: agamemnon.)

ben bunu bugünün islamofobi akımını bağlıyorum. bir çatışma öncesi canını vermeye isteksiz kalabalıklar arasında bir nefret ve sempati karşıtlığı oluşturmanız lazım.