progressive rock

1 /
gregorsamsabenim gregorsamsabenim
birçok farklı müzik türünün harmanlanıp bir araya gelmesinden ortaya çıkmıştır. rock, caz, folk ve klasik müziğin karışımıyla ortaya çıkan deneysel müzik olarak da adlandırılır.
mecmua melahat mecmua melahat
uyuşturucunun bir alt seviyesini müziğe indirgeyin ve bunu insan üstünde deneyin.başlayan bir daha bırakamaz.ararım sorarım seni her yerde van der graaf generatorum nerde camelım nerde aman aman.
ksilofon ksilofon
müzik işini kategorize etmekten pek hoşlaşmasam da dinleyicilere ve yeni başlayanlara bilgi vermesi açısından, arasında bariz müzikal farklılıklar bulunan akımları adlandırmakta fayda var;

art rock, senfonik rock gibi alt türlere ayrılan bu güzide müzik türünü aslında yapıldığı coğrafyaya göre ayrımlamak progressive rock tarihine daha derinlemesine bakış açısı sunacaktır diye düşünmekteyim.

progressive rock ingiltere'den çıkmıştır demek sanıyorum pek yanlış olmaz. bu işin en ham örneği 60'ların ortalarında the soft machine tarafından ortaya çıkmış olup, canterbury denen şehirden çıkma bu başarılı rock grubu kısa sürede progressive rock akımının patlamasına sebep olmuştur. (bazı alt türlerin tek bir şehirden patlama yapması ve bu türün en iyi örneklerinin orada icra edilmesi rock müzik endüstrisinde görülmemiş şey değildir; örneğin(bkz: thrash metal)(bkz: bay area) (bkz: death metal)(bkz: florida) ) kısa süre sonra ortaya çıkan (1969) the court of the crimson king ile king crimson, progressive rock'ın ilk gerçek örneğini ortaya koymuş, daha sonra emerson lake and palmer, caravan, camel gibi gruplarla canterbury camiası progressive'in kendi yorumlarını icra etmişlerdir. (ilk dönemlerinde psychedelic yapıp david gilmour un da katılımıyla progressive rock'ın en çok tanınan örneklerini ortaya koymuş pink floyd; müziğin karmaşık yapısına şairliği de katmış jethro tull, 80'li yıllarda disko akımına kapılsa da neticede zararın bir yerinden dönmüş olan yes; phil collins in etkisi -veya peter gabriel ın yokluğu- nedeniyle 4-5 albümden sonra pop müzik yapmış olan genesis; muhtemelen albüm giderlerini bile karşılayabilecek kadar satış yapamamış ancak idealistliklerini 30 sene devam ettirip deneysel müzikten vazgeçmemiş gentle giant gibi gruplar da yukarıda saydığım arkadaşlarla aynı memleketten olup progressive rock'ın en bilinen örneklerini ortaya koymuşlardır)

ada kısmını bir yana bırakırsak.. canterbury patlaması, özellikle de the court of the crimson king in etkisiyle diğer pek çok ülkeden progressive rock'ın özgün yorumları çıkmış. (meksika'dan* ermenistan'a kadar*) bunlardan en kategorize edilesi akımlar şu şekilde:

alman ekolü
fransız ekolü
quebec ekolü
italyan ekolü

alman ekolü dediğim şeye krautrock diyorlar. en bilinen örneklerini eloy ortaya koymuş. 71'den 98'e kadar boyuna albüm yapmış bu uzun soluklu -ve komik ingilizce aksana sahip solistli- grubun yanı sıra triumvirat, amon düül (bir de bunun amon düül ıı'si var ama girmeyelim ona şimdi) gibi eloy kadar başarılı olamamış alman grupları da mevcut.

fransız ekolü diğer (ingiltere hariç) progressive rock ekollerinin içinde çok parlak olmayan bir geçmişe sahip. en kayda değer grup atoll diyebiliriz sanırım, ki yes ve king crimson a benzer bir müzikal anlayışa sahip. bir diğer önemli fransız prog rock grubu ise magma. fransızca alanında esas dikkate değer çalışmalar ta kanada'dan, quebec'ten gelmiş. maneige, harmonium gibi gruplar 70'lerin ortalarında klasik müziği hafif fusion ve bolca progressive rock ile harmanlayarak 15-20 dk'lık rock operaları icra etmişler. en özgün progressive rock çalışmalarındandır bana kalırsa.

canterbury dışındaki ekollerden en etkin ve uzun ömürlü olanı italya'dan çıkmıştır desek yanlış olmaz. premiata forneria marconi, le orme, banco del mutuo soccorso gibi gruplar bu müziğin kilometre taşları sayılsa da tek albümlük (2004'te çıkardıkları albümü saymıyorum, eski müziğiyle alakası da yok zaten) ama muhteşem bir tek albümlük museo rosenbach bu işin en güzel örneklerini ortaya koymuşlar. bir de italyan progressive rock gruplarının en babalarının enteresan bir özelliği var; grup adları aslen mekan ismi. (biri banka adı -banco-, biri müze -museo-, biri de fırın -premiata- eheh evet) bunun dışında aslında italyan prog rock grupları pek saymakla bitmez: locanda delle fate, buon vecchio charlie, metamorfosi, il baletto di bronzo, alphataurus... sırf italyan prog'u için oluşturulmuş siteler var, ayrıntılı bilgi için buraları ziyaret edebilirsiniz.

60'ların sonlarında ortaya çıkıp 70'lerin sonlarına kadar sürse de çok etkili, icrası hayli zor, iyisi hakikaten iyiyken kötüsü de hakikaten bayan, ve günümüzde ise etkisini neredeyse tamamen kaybetmiş, eskinin bir hayali, rüyasıdır progressive rock. yok olmuştur demek ise kibar tabirle cahillik olur; zira özgün, başınabuyruk, şairane ve enstrümental yapısı müzik dünyasını derinden etkilemiş ve o dönemden bu yana yapılan hemen her eserin bir ucuna adını gizlice kazımıştır. işin garip yanı bu derece uçmuş müzik yapan adamların pek çoğu 80'lerde dötü başı dağıtıp disko müzikleri yapmıştır. (ingilizlerin yes i, genesis inden tutun da italyanların banco'suna kadar) demek ki neymiş, fazla uçmuş müzik yapmak sağlığa zararlı olabilirmiş.
horny meydan horny meydan
"dream theater'ın yaptığı değildir ama pink floyd'un, camel'ın yaptığıdır, babannem hollow years'ın solosuna dayanamadı" demeden evvel, o progressive'in sonuna eklemlenen rock ve metal'in neden gelişigüzel düşünülmediğini bi anlamak, bi kafa yormak lazım.

hatta ben sizin yerinize yorulmuşunu şey edeyim.

progarchives
1 /