protesto

1 /
tebetha tebetha
fransız malları ve şirketlerine yönelik olarak yapılanları şu sıralarda sms ve mail olarak üzerimize yağmaktadır.topluca fransız teşebbüs listelerini ezberlemişizdir artık.
deniz büyücüsü deniz büyücüsü
kabul etmeme, tepki gösterme, bir nevi haykırış diyebiliriz. çeşitleri çoktur. çıplak olarak yapılanları hep ilgimi çekmiştir.

- susma sustukça sıra sana gelec...
+ ağzıma soksaydın mahmut?
itirazım var sayın yönetici itirazım var sayın yönetici
özellikle asi yaşlarda yani ergenlikte sıkışmakta olanlar için boku çıkartılmış olan hadise. birkaç örnek vermek gerek;

lisede müdür bir kızı pantolon giydiği için okula almamıştı ki pantolon o zaman yasal hale gelmiş bir olgu idi. tüm sınıf saçlarımızı 3 numaraya vurmuştuk. yanü düşünebiliyor musunuz saçları 3 numara kızlar ve erkekler.

sınıf çok güneş alıyordu ancak bahsi geçen müdür amil sağlam karakteri misali perde alacak ödenek olmadığını söylüyordu ve biz tüm camlara bulvar gazetesi'nden güzel kadınlarla motifli gazete sayfaları yapıştırmıştık.

sevdiğimiz bir hocamıza müdürü eleştirdiği için ayrım yapılıyordu, okulun kapısında dizlip müdürün içeri girmesini engellemiştik.

bu yapılanların adı protesto. şimdi yapar mıyız? ulan allah korusun.
wondrous wondrous
herhangi bir ortamda herhangi bir şeyi protesto etmek prensipte yasaların önüne engel koyduğu bir şey değildir. ancak protesto yöntemlerine gelindiğinde seçilen yöntemlerin mevcut yasalarla çeliştiğini gözlemleyebiliriz. çünkü en basidinden bazı protesto yöntemleri yalnızca bir tepki gösterme amacı gütmeyip, başka insanların özgürlük sahalarına müdahale etmek amacı taşır/amacı taşımasa da bunu gerçekleştirir.

sokak ortasında çıplak şekilde bir şeyi protesto edip bundan gereken cezayı alan kimse şikayet etmemelidir. sözlükte rahatsız olduğu bir uygulamayı, yıllardır hemen hemen aynı kalan ve maksimum hakkaniyetle uygulanmaya çalışılan sözlük kurallarını hiçe sayarak protesto edenler, gereken yaptırımla karşılaştığında bundan şikayet etmemelidir. "benimki yalnızca bir protestoydu" argümanına hiç sığınmamalılar.
life for rent life for rent
protesto benim anlayışıma göre haksızlığa gösterilen tepkidir. ama nedense en çok birilerinin çıkarına ya da beğenisine ters düştüğü için bazı şeyler bu kesimin kendilerine göre düşünce ve eylemleri ile protesto edilir, yani kınanır.

size benim için gerçek protesto nedir onun yaşanmış örneğini vereyim, ancak o zaman sanırım kendimi anlatabilirim;

londra'da bir süre yaşadım. süt her sabah kapınıza bırakılır. bir gece süte yüzde 15 zam yapıldı nedensiz ve habersiz. bunu takip eden 5 gün hiç kimse süt almadı ve zammı geri çekmek zorunda kaldılar. bu süre boyunca bir cafe'ye gittiğinizde kahvenize süt isterseniz eğer " kusura bakmayın efendim süt yok ama süt tozu isterseniz verebiliriz" sözünü işitiyordunuz. çocuklar ise süt yerine meyve suyu içtiler.

bu olay türkiye'de olduğunda ne oluyor peki? sabah kahve almak için gittiğiniz xxxbuks ya da xxxria size aynı şeyi önerse kasadaki çocuğa ne diyeceksiniz? ya da çıkınca kendi kendinize ne söyleneceksiniz????

protesto için önce biraz oturmuşluk, sonra ne istediğini bilmek, daha sonrasında da hak hukuk değerlerinin ön planda olması gerekir. protesto sonradan görme değildir. protesto rahatlığına değil doğru olana bakar. kendine saygısı vardır, ne istediğini bilir. bu konuda kendini koruyabilecek kadar da donanımlıdır.

yani??

sütünden 5 gün vazgeçebilirmiydin bana sen onu söyle!
last tango last tango
üniversite mezuniyetimde kep ve cübbeye 35 tl para isteyen okuluma, mezuniyet törenine gitmeyerek gösterdiğim tepkinin adıdır.
kendimce, gayet haklı bir protesto idi. fakat kimsenin umrunda olmadı.
elosa elosa
türkiye'deki insanların genelinin nasıl yapılması gerektiği konusunda hiç bir fikre sahip olmadığı aktivitedir. her protesto ve bu cahillik nedeniyle ardından yaşanan her arbededen sonra yükselen düşünce özgürlüğü çığlıkları da genelde teoride haklı olsa da pratikte haklı olduğu kanıtlanamaz, kişi kafayı kullanmayı bilmelidir.

kardeşim her ülkenin kanunu kuralı varsa, her devlet kendi çalışan memurunu doğal olarak koruyorsa sen de kanunu kuralını, hakkının nerede başlayıp nerede bittiğini bileceksin, sonra görev başındaki memura hakaretten yargılanınca aklın başına gelir.

keşke herkes hergün birilerini protesto etse. topla seninle aynı fikirde olanları, hazırla görsellerini, vurucu sloganlarını git yap protestonu. ya da bambaşka bir fikir bul yanlız başına yap ama binlerce kişinin slogan atmasına bedel olsun. ama bununla bitmiyor, al yanına eli kameralı bir kaç vatandaş gözcülüğünü yapsın. gerektiği yerde görüntü alsın çat diye. şahit iyidir, candır. daha önemlisi haklı ve ya haksız yoluna çıkan herkese polis asker koruma neyse, kitle psikolojisi gazıyla dalarsan elbet haksız duruma düşersin. dayak yesen de joplansan da kendini haksız duruma düşürecek şekilde davranmayacaksın ki proteston amacına ulaşsın. yazılı görsel basında olayın şiddetinden, gözaltıların sayısından, dayaktan, kavgadan bahsedilip senin asıl meselen hasır altı olacağına, amacın, yaptıkların olayın kendisi hatta ve hatta haklı veya haksız oluşun tartışılsın. yaptığına deysin.
(bkz: protesto sokağa çıkıp hep kişi bağırmak değildir)
(bkz: tepkisini hakkıyla dile getirene saygımız sonsuzdur)
elmira elmira
tüm i̇nsanların doğuştan itibaren sahip olduğu haktır.

türkiye'de yapmak ise her daim afedersiniz göt ister. sadece fiziksel dayak ile değil laflarla da dövülür insanlar. bir avuç kendini bilmez, nankör, enayi, ergenekonku, saygısız vs. türkiye cumhuriyeti'nde ki adı 'cumhuriyet' olan bir yerde bunların yaşanması ne acı. yakında yasak olması bile beklenir. gerekli konuların her geçen gün üstü kapanırken bizim devletimizin o kadar boş vakti var ki yuhalayanlara soruşturma açılıyor. yumurta atmak zaten cezalı, okula protesto yap o da uzaklaştırma. e yürüyüş yapanlar zaten dayak yiyor. özgürlük denilen kavram her gün daha uzak.

ama işlerine geldiğinde de özgürlük sakız oluyor ağızlarına. ama tüm özgürlükler başörtüsü altında değil mi.
1 /