provokatör

1 /
1101001 1101001
provokatör

bu adam
sattı arkadaşını;
sattı altın bir tepside arkadaşının
kanlı, kesik başını...

bu adamın ayaklarında dolaşıyor
korku,
gölgesi gibi...

karanlık bir su gibi yaşıyor
bu adam.

güneş batınca her akşam,
kaldırımlarda karısının donunu sürüyerek,
parmaklarının ucuna basıp yürüyerek
size yaklaşan odur.
siz tanıyın onu
kalbinin boynunda sallanarak seslenen
mel'un çıngırağından,
ve bilin ki onun
döküyor parça parça cüzzam illeti
ruhunun
etini...

bu adam bugün açtır.
açtır ama,
kaybetti bu adamda
kudretli ve büyük açlık bile kudsiyetini...

a dostlar, bu adam
güneş batınca bir akşam
sattı arkadaşını;
sattı altın bir tepside arkadaşının
kanlı, kesik başını...
1929

nazım hikmet
kira kira
polise taş attığı için yıllarca hapsi istenen çocuklardır,başına aldığı dipçik darbeleriyle ağır yaralanan çocuktur,halı saha maçında arkadaşından kürtçe pas istediği için dövülen çocuktur,parkta bira içip ölesiye dayak yiyen,dur ihtarına uymadığı için öldürülen 17 yaşındaki çocuklardır.evet bu çocuklar provokatördür .bizim sağduyulu , güç gösterisinde bulunmayan (!) , iyi polisimizi kışkırtıp , onları sorgulamamıza sebep olurlar çünkü.
desperate0082 desperate0082
elinde türk bayrağı, her eylemde iğrenç ve kirli emellerini ortaya çıkarmak için, türk bayrağıyla hiç bir sorunu olmayan insanlara küfrederek olay çıkarmaya meraklı tiplerin içinde bulunduğu bir davranış biçimidir.
yanınızdan geçerken bir elinde osmanlı tablosu, sırtına bağlanmış türk bayrağıyla ortada alenen dolaşırlar. ha bu arada, işçilerin, emekçilerin bir protestosu olmak zorundadır. etraflarında dolaşan sivil kişiler ise, atacakları sloganları belirlemişlerdir. televizyon kanallarında ise halk yaptı diye bir saçmalıkla servis edilir. "yaşasın türkiye" "ezan dinmez vatan bölünmez" gibi sloganlar atmayı çok iyi bilirler. genelde ne hikmetse meczup görünümünde dolaşırlar.
ne küfrediyorsun lan dediğinizde, ortalığı terörize etmek açısından, hemen birileri çıkar, saldırır, polis izler. işte bu provokasyondur. provokasyonun amacı, kitlelerin meşru zeminde hareket etmelerini engellemek, onlara gayri meşru görünüm verirken, halkın nefretini onlara kazandırmaktır.
aslında bu provoke etmek kavramı farklı bir anlamda kullanılır. kitleyi harekete geçirme anlamında bir terimdir. ama ne yazık ki bizim ülkemizde, linç güruhları olduğundan kaynaklı, terör yaratma sevgisinde olan iğrenç ve ahlaksız insanlara karşı kullanılıyor.
çakar çakmaz çakamayan çakmak çakar çakmaz çakamayan çakmak
bizim evdeki karşılığı annemdir. ne zaman rejime başlamaya kalksam yaptığı birbirinden güzel yemeklerle beni caydırmayı başarmıştır. yemem içinde her zaman ''aman bidaa kimbilir ne zaman yaparım bu yemeği'' der ve beni yemeye teşvik eder.
azwepsa azwepsa
en temel stratejileri kişilerin tehdit altında hissetmelerini sağlamaktır. eline bayrak alıp hurra yapma genel olarak provakatörlerin işi değildir. onu genelde sazan balıkları yapar zaten. bir provakatör kendisini bu işlerle afişe etmez, yormaz.

bir grubu provoke edecekseniz onların şahsen ttehdit altında olduğunu söylemeniz fazla bir şey ifade etmez. "gelecekler sizi kesecekler!" bu yanlış bir yaklaşımdır. bu sözle muhattap olan kişiler evden işe giderken en fazla beline bi ekmek bıçağı takar tedbir olsun diye.

özellikle doğu toplumlarında bireysellikten çok aidiyet vardır, ortak değer vardır. kişiler için kendi şahıslarından çok onlar daha önemlidir.

misal din ve milliyet. provokasyona en açık konulardır. kahvedeki insanlar metal dinleyip, içlerinden birkaını kurban etmek isteyen metalcilerden biraz tırsarlar ama onları linç etmek istemezler. ama biri kahveye dalıp bir grup metalcinin ellerinde benzin tenekeleri ile camiye doğru gittiklerini söylerse kendinizi bir anda elinizde satırla onlaın peşine düşmüşş bulabilirsiniz.

provokasyonda semboller de önemlidir. sembolleri ve semboller aracılığıyla kurumları, grupları, bireyleri tehdit altında göstererek kışkırtabilirsiniz. "falan, filana saldırıyor / küçük düşürüyor / yıkmaya meylediyor / yerine feşmekan koymak istiyor" gibi sözler tarafına bakmaksızın provokasyon kalıplarındandır.

bir provokatör doğrudan sizin duygularınızı ateşlemeye çalışır ve genelde bu işlerde de ustadır. bu yüzden ani duygulara, özellikle ani nefret ve öfkeye yakalandığınızda önce bir durun düşünün. zira bir provokatöre, başarılı çalışmalarından ötürü, bir sonraki ayki maaşında prim kazandırmak üzere olabilirsiniz. aniden sinirlenmek zaten normal bir tepki değildir, sıradışı bir durumdur. azıcık kuşku duymanızda fayda vardır.
azwepsa azwepsa
camiye sığınan yaralıları, onlara yardım eden doktorları "camiye ayakkabı ile girmişler, islam'a hakaret ediyorlar." diye gösteren insanlardır.
pragma tits pragma tits
istanbul'da taksim, gümüşsuyu, dolmabahçe, her yerde oldan kişilerdir. bazıları sivil polistir. bazıları ne sik yemeye oradadır bilmiyorum.

gümüşsuyu'nda insanlar direnirken, barikat kurarken, "taş atmayın" diye bağırıp buna da uyarak gelen gaz bombalarını çıplak ellerle alıp kendilerinden uzaklaştırırken "insanlar yanmasın" diye, bu insanlar eylemci kılığında güya gidip polisle konuşabiliyorlar. ardından gelip "taş atmazsanız karışmayacaklarmış." ekliyor arkasından biri "gezi parkına çıkın rahat bırakalım diyorlar". "gezi parkı fikrine "oha eve gidelim amına koyayım" yanıtından sonra, zaten atmıyor ya insanlar. hadi "olur da atarsak" diye tamam diyip oturup yemek yemeye başlıyorlar, su içiyorlar, sigara içiyorlar. günlerdir uyumamış olan var; uyumaya çalışıyor.

on dakika sonra polisler başlıyor arka arkaya sayısız gaz bombası atmaya. insanlar ne olduğunu anlamıyor. ses bombası kullanıyorlar. millet "ses bombası attılar kaçmayın" diye yırtıyor bir yerlerini: insanlar korkmasın diye.

sabahın dördünde geliyor bu insanlar. eylemci kılığında. gümüşsuyu diasa'nın camını kırmaya çalışıyorlar. insanlar kendilerini siper ediyor bunlara. "yapmayın" diyorlar. "bunun için burada değiliz, halk bizimle, halka zarar vermeyin" çekip gidiyor puşt herifler sessizce. giderken araba camı kırmayı da unutmuyorlar.

sabahın altısında 15 kişilik bir grupla geliyorlar. diyorlar ki "biz beşiktaştan geldik, sabaha kadar çatıştık" ama yalan. yüzlerinden belli, ellerinden belli, tiplerinden belli. "burayı bırakıp taksime gelin. burada durmayalım. biz çatıştık, bizimle olan gelsin. biz çatıştık" diyorlar. mantığını çözemiyor oradaki insanlar. çekip gidiyorlar 16 kişi olarak. "içimizdeki sivillerden birini aldılar" heralde diyorlar.

insanlar orada sadece oturup sigara içiyor, çimenlere uzanıyor polis olmadığı zamanlarda. ancak polis geldiğinde canına kast edilen bir hayvan oluyorlar... dememi bekliyorsanız değiller. hala insanlar, hala yardımlaşıyorlar. bu yazıyı yazarken gözlerim doluyor, o insanları görüyorum. içlerindeki ilginç bağı. gurur duyuyorum. bu insanlar "taksimde, gezi parkında insanlar rahat uyusun" diye on saattir barikat kuruyor gümüşsuyuna.

sonra yukarıdan biri çıkıp gelip "taş atın yea" diyor az önce arka camı polis eliyle patlatılmış arabayı itünün bahçesine iterek çeken adamlara. siklenmediğiyle kalıyor ilk defa o civarda görülen turuncu kapüşonlu gizemli adam.

ne mi oluyor? insanlar gaza, galeyana gelmiyor. her şeyi yapan provakatörler. insanın kafasında kalan tek ses ise "arkadaşlar taş yok! zarar vermeyin, kırmayın!" zaten kırmazlar da olur ya hani kırarlarsa...
mitka mitka
tiksindim amk. eyleme gelen bebelerin kemalistlerin her iki lafından biri "provokatörler vaaaaar" lafı! yeter bi bitmediniz be!

kim la bunlar söyleyin hele... çatışan insanlara diyenler hala ortamın farkında değiller, polistir asıl provokatör olan!

senin her alanına saldıranlar asıl provokatör, onu püskürtmeye çalışanlar değil!
1 /