psikolojik şiddet

foxypixie foxypixie
insanın karşı koymakta zorlandığı şiddet türü. sınırları net değildir. anlamak zordur. anlamadığınız şeyle mücadele edemezsiniz, çözüm üretemezsiniz. maruz kalındığında en basit haliyle şu düşünülebilir: karşınızdakinin öfkesi, iğneleyici sözleri, sesinin tonu, alaycılığı...bu kişinin egosuna hizmet eder, sizinle bir ilgisi yoktur. karşılığını bulamayınca (öfke, korku, nefret, vs.) istediğini alamayacak ve sönecektir. elbette patolojik durumda olanlara yardım edemezsiniz. en iyi çözüm mümkünse bu kişilerden uzaklaşmaktır.
kanas kanas
çoğu zaman sonuçları fiziksel şiddetten daha ağır olan davranış biçimi.

buna maruz kalan bireyler, birkaç sıyrıktan fazlasını taşır zihinlerinde. işin kötü tarafı ise, bu sıyrıkları, yara bereleri kendileri dahil kimselerin görememesi/önemsememesi.

uzun süre psikolojik şiddete maruz kalan bir birey de, ilgili sürecin kalıcı hasarlar bırakmama ihtimali yoktur.

en somut örneği için; (bkz: vajinismus)
kugu golu canavari kugu golu canavari
sadece maruz kalan insanların anladığı, diğer insanların eee ne var bunda tepkisi gösterdiği sizi sosyal yaşamdan bile koparabilecek sonuçları en ağır şiddet türüdür.

bilmekteyim çünkü en ağır vaziyette yaşamaktayım. sonucunda kendinizi değersiz, yerdeki çöpten farksız, itilip kakılmaya sövülmeye alışkın hale getirir. yürüyen bir ölü olursunuz.

keşke bunu yapmasaydı da iki tane yumruk atsaydı dersiniz en sonunda. fiziksel şiddet bile daha katlanası bir hal alır.sözlere ve aşağılanmaya katlanmaktansa bıçaklanmak tercih haline gelir. zaten sonuç er geç fiziksel şiddete veya tehdide dayanır. eğer en başta durdurulmaz ise sonuçları geri döndürülemez olur.
küçükharfleyazılanherşeyyanlıştır küçükharfleyazılanherşeyyanlıştır
kendi çapımda kardeşime sık sık uygulamışlığım var. eleman seneler önce benim bir eylemim sonrası, denk geldi tabi, nefes alamamaya başlamıştı. her gece nefesi gidiyor uykusundan uyanıyor acil serviste kendine getiriliyordu. aha bunu bana bağlamışlardı. yazıklar olsun be.
dalinderler dalinderler
kişinin kendisine karşı fiziksel şiddetine dönüşmesi muhtemel olan şiddettir. aynalardan kaçar, yaşanan her olumsuzluğu kendinizden bilirsiniz. hayattan hiçbir şekilde tat alamaz ve umutsuzlukla baş edemez bir hale gelirsiniz
yusufçuk yusufçuk
dünyada eşi benzeri olmayan bir durum. nasıl birşey anlatamam lakin gayet işe yariyor. üzerimde denendiği için biliyorum. bir anda ışıklar söndü... illet birsey... biri için özel bir plan olacaksa reçeteye yazılmalı.
beybiligirl beybiligirl
vakti zamanında bir yazı okumuştum lübnanlı bir psikiyatrdı kaynak veremiyorum ama;
frontal lobu hasarlı ya da zayıf çalışan insanlarda ve yüksek protein, az karbonhidrat ve kötü yağlarla beslenen insanlarda; aşağılama, kötümser yorumlama, iğdiş etme gibi psikolojik şiddet eğilimleri sıkça görülüyordu.

bu tür şiddete maruz kalan insanlar da özgüven eksikliği, şiddetli korku ve ne yazık ki ( maruz kaldığı süre arttıkça) psikolojik şiddet gösterme gibi tedavi edilmesi güçleşen bir takım şikayetler görülüyor.

bu tür bir şiddet içinde olduğunuzu fark ettiğinizde ne pahasına olursa olsun hızla kaçın.
toshiro toshiro
bir başka giride benzeri söylenmiştir ancak diğer şiddet türlerine nazaran daha etkili olmasına rağmen diğerleri kadar önemsenmez, kulak arkası yapılır. çünkü psikolojik şiddet somut bir şekilde görülmez, ispatı neredeyse yoktur, kabul edilmez. en basitinden tepkisizlik bana göre, en büyük, en zarar verici (psikolojik) şiddet türlerinden birisidir. peki bunu yapan kişi ne yapıyor? hiçbir şey. yani hiçbir şey yaparak ya da yapmayarak muazzam bir şiddet uyguluyor. bu giri özelinde şiddete şiddet ile tepki vermenin yanlışlığını bir yana koyarsak, buna karşı sesinizi yükselttiğinizde ya da bağırdığınızda siz daha büyük bir şiddet göstermiş olarak görünebilirsiniz. çünkü ses tonunuz somuttur, duyulabilir, yani belirgindir. ancak psikolojik şiddet, yan yatırmaya, çamura batırmaya son derece müsaittir, sinsidir. uygulamaktan ve uygulanmasından kaçınınız, hatta ve hatta kaçınız.
siyahbeyaz aşkı paylaşamadık siyahbeyaz aşkı paylaşamadık
güzel bir çocukluğum vardı. annemle babam birbirlerini hep çok sevdiler, kavga gürültü pek olmazdı bizim evde. kardeşimle beni çok güzel yetistirdiler. olması gerektiği gibi yetiştirildik. çok güzel yetiştirildik. çok zengin değildik ama mutluyduk. çünkü zenginliğin zaten mutluluk getirmediğini anlayacak kadar olgunduk ben ve kardeşim. açlık çekmedik, parasızlık görmedik. borcumuz harcımız, aile saadetimizi bozan hiç bir şeyimiz yoktu.
hala daha öyle..
çevresini ve arkadaşlarını seven, sosyal, esprituel bir bireydim.. pozitif enerjim bulaşıcıydı. ben demiyorum. öyle diyorlardı hep.

20 yaşımdan sonra başladım psikolojik şiddet görmeye. bilirsiniz işte, farkında olmuyor pek insan. sinsi bir şey. hayatında ters giden bir şey yok ama o yüzünde açan güneş batıyor bir anda. batmış yani, sen farkında olmuyorsun zaten. öyle diyorlar. "gülüyorsun ama neden gözlerin gülmüyor artık" sorusuna cevap bulamıyorsun. aslında farkındasın da işte elinde somut bir şey yok. niye öyle olduğunu bilmiyorsun sadece.

tam 6 sene psikoljik şiddet gördüm. fiziksel şiddet de gördüm baya ama bu sinsi illetin yanında fiziksel şiddetin pek bi önemi kalmıyor. hayatım sikildi. karakterim kaydı. özgüvenimi kaybettim, korkak, ezik, pesimist bir şey oldum çıktım.

babam bir gün demişti bana "kızım, beni şimdi anlamıyorsun ama bütün bunlar bittiğinde sen bir daha eski siyahbeyaz olmayacaksın".

geçen yine dertleşiyoruz pederle... "ben niye böyle saçma sapan bir varlık oldum baba?" dedim. "ben sana zamanında böyle demiştim kızım, bunu sana derken de canım acıyordu şimdi de acıyor. haklı çıkmaktan ilk defa bu kadar nefret ettim" dedi.
o zamanlar anlamamıştım. şimdi anlıyorum...
özür dilerim babam. özene özene yetiştirdiğin kızının hayatına böyle ettiler. senin suçun yok babam. çok savaştın, çok dil döktün, canın yansa da pes edip izin verdin. çünkü bilirsin işte, burnumun dikine gidecektim. gittim de. düştüm. burnum kanıyor babam. affeder misin babam...

aktif şiddet görmüyorum artık. son verdim farkına varır varmaz. hayatımdan 6 seneyi çaldı ama benim de bu hayatta ödemem gereken bedel buymuş demek.

tekrar özüme dönmeye çalışıyorum. bazen bocaliyorum. duvara tosluyorum. bende bıraktığı hasarlar gerçekten çok derinmis. ama öğreniyor insanoğlu, öğrenecek. öğrenmeliyim. düşe kalka eski beni tekrar dirilteceğim. en azından bu konuda kararlıyım ve bunun da bir adım hatta büyük bir adım olduğunun farkındayım...
aforizmatikwoman aforizmatikwoman
baskı, dışlama, küçümseme, alay etme, görmezden gelme vb nahoş davranışlar şeklinde gerçekleştirilen şiddet türüdür. bu şiddet türü ile mücade etmenin en iyi yolu karşı tarafa aynı şekilde, hatta iki misli karşılık vermek ve yaptıklarını toplum içinde yüzüne vurmaktır. karşınızdaki "gözünün yağını yiyeyim" moduna geliverir. zira bir "iti" en iyi başka bir "it" ısırır. test edildi, onaylandı.