pulse konseri comfortably numb

1 /
mek mek
bu soloyu üst üste 7 saat dinleyerek yazdığım mektubun muhatabı hatun kişi intihar edeceğimi düşünmüştür. yarattığı atmosfer budur. sakın kötü haldeyken dinlemeyin.
iao iao
teknikmiş, saniyede 29 nota basıyormuş, gitar çalarken amuda kalkıp şınav çekiyormuş tarzı tüm goygoyları geride bırakırsak bu parça, evet tekrarlıyorum bu parça ve bu parçanın ikinci solosu, insanlığın başına gelmiş en büyük müzikal şeydir. durum o kadar ciddidir, yücedir, güzeldir.

müzik tanrısı pan bir gün uyuyakaldı. (20.10.1994) gözünü ve kulaklarını açtı. bulutların altına şaşkınlıkla bir süre baktı. liriyle duyduklarının aynısını yapmayı denedi. olmadı.

o anda müziği bırakmaya karar vermişti. en önemlisi bundan da hiç gocunmamıştı. lirini kibarca yanına koydu. biraz televizyona baktı. diğer tanrılarla çene çaldı. sonra da olymposun tepesinden süzülerek earls court'a indi.

emekli tanrı pan sahneye baktığında olağanüstü ışık oyunları ile bezeli kocaman bir sahnede tek ışığın altında sakince duran gitarlı bir adam gördü. çevresinde onu izleyen on binlerce faniye rağmen adam en ufak bir övünme belirtisi göstermeden gitarını çalıyordu.

olympos'ta yaptığı müzikten, sirenlerin şarkılarından hatta musaların tatlı seslerinden de görkemli bir şeydi kulağına gelen.

gitarlı adam çalmaya devam etti. şarkı söylemiyordu ama pan onun konuştuğunu biliyordu. adam ona yaşadıklarından bahsetti. iyi ve kötü anlarını anlattı. bunu onu hiç kırmadan ve güzellikle yaptı.

pan'ın oturduğu yerin tepesinde kocaman bir küre belirdi. büyüleyici ışıklar çıkarıyordu.

adam sözlerini sürdürüyordu. ona umudunu kaybetmemesi gerektiğini söyledi. çünkü bunların hepsinin olması gerekliydi. ve o da bundan üzgün değildi. çünkü adam onu anlamıştı. pan ilk kez ağlayacağını anladı.

küre açılmaya ve zeus'un yıldırımlarından daha parlak ışıklarla her yeri sarmaya başladı. pan gülümsedi.

adam son sözlerine gelirken ona baktı. umudunu kaybetmemesi gerektiğini tekrarladı. tek bir şey istedi:

müziğe geri dönmesini.
jack jack
öncelikle (bkz: bunu çalan insan olamaz) ve (bkz: god)

dvdsi sesli izlenemeyecek olan şey. neden?
dinlemeye başladık. 2.30 da ilk solo girdi. hadi bunu atlattık diyelim -zor ya neyse- . 4.47 de ikinci solo başlıyor -hadi bakalım şimdi- . hadi bunun da ilk 10 saniyesine dayanabilecek kişiler olabilir. ama 5.00 dan sonra bunda gözlerini açık / yaşsız* tutabilen insan değildir efendim. 7.30 dan itibaren zaten kendinden geçmeyen kalmamıştır artık. 9.30 dakikanın sonunda dinlememiş (kaçırmış) olanlar sizi bilumum yerlerden toplamaya başlarlar.

izleyeceklere tavsiyem, o muhteşem görsel şöleni görebilmek için sesi kapatıp izlemeleridir - gerçi o zaman da herkesten gitar sesleri geliyor.neyse - .
bağışıklık yapmaz.her defasında aynı şeyleri hissettirir. test edilip onaylanmıştır.
kaiser soze kaiser soze
solonun son kısmında tepede açılan güneşe benzeyen aleti görünce transtaki haliniz bi anda yok olur ve kendinizi bir anda utopia da hissedersiniz, evet o anda zaman kavramı durur ve sanki hayatın gilmour un parmaklarına bağlı olduğu hissine kapılınır, kesinlikle son şarkı olması gerekiyordu, arkasından gelen şarkı tüm rüyayı bitirir. dünya müzik tarihinin en iyi konserinin en iyi şarkısı, bundan 50 sene sonrada başka bir platformda torunlarımız aynı yazıları yazıyor olacaklar..
micky micky
ne içirdiniz david amcama dediğim parça. tecno underground arkadaşıma dinletmiştim bir kere adam dumur olmuştu. tadından yenmez, meze olarak 2 bira güzel olur.

bu şarkıya meze lazım, yoksa biraya bu şarkıyı meze yapmayalım lütfen. yapanları da uyaralım.
bizi bozguna uğratan yargılarımız bizi bozguna uğratan yargılarımız
sabah sabah youtube'da dolaşırken hd olarak eklenmiş bir videosunu bulup dinlediğim ve bu soloyla tanıştığım ilk güne geri götürmüş konser & parçadır.




sen konser yapmışsın. 2 gün sürmüş. division bell'den tut pek çok albümünün en mükemmel 19 parçasını çalmışsın. seyirciler artık ikna olmuş tamamen konserin muazzamlığına ve tarihe tanıklık ettiklerine. bir yandan hala comfortably numb'ın ne zaman çalacakları sorusu aklına gelirken, diğer yandan daha mükemmel ne olabilir sorusu hiç aklının kenarından geçmemiş.

sonra başlıyor...

"hello, is there anybody in there?"

sanki daha bir şey görmemişsiniz gibi sesleniyor parçanın girişi ve david gilmour ilk 4 dakika 55 saniye sesiyle eşlik ettiği bu hayvanlığı 4:55 den sonra 4 dakika 20 saniye boyunca gitarıyla devam ettirip dünyadan çıkıp erişilmez, dokunulmaz ve tarif edilmez bir solonun sonsuza kadar sahibi oluyor.

soloyu artık övmenin yetersizliği ile beraber sahne şovu ve bu şahne şovu sırasındaki insanları afallamış bakışlarına tanık olmanın bünyede yarattığı hayranlık hissinin tarifsizliği, aklınızdan kalbinize bir yol çizip bu yolda sizi yürütebiliyor.

bu konserden sonra dinlenebilecek ve gidilebilecek bu konser olduğunu sanmıyor, allahtan ordaki kullarına merhamet diliyorum.
mavi kitap mavi kitap
bana biri evrenin tanrının herşeyin sırrını öğreneceksin ancak comfortably numb solosunu unutacaksın deseler unutmayacağım diye cevabı yapıştıracağım solodur. zira bu soloyla bunların hepsi sana kozmik bir şekilde görünüyor zihnin ve ruhun özgürleşiyor. tarihteki en gitar solosudur. o kadar.
1 /