reklamcılık

1 /
dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtaran adam
pazarlamanın 4p'si olan (price, product, place, promotion) karmada, tutundurmanın * alt kolu olan bir kavramdır. kimi yönetim bilimciler pazarlama ve halk ilişkiler ile olan bağlantılarından dolayı alt bilim dalı olarak görürken, bazıları reklamcılık faaliyetlerini sanat felsefesi sınırlarında yorumlayarak bir sanat dalı olarak düşünmüşlerdir.

günümüzde reklamcılık faaliyetleri internet, televizyon, radyo, basın gibi iletişim araçları kullanılarak çeşitli mecralar üzerinden yapılır. son yıllarda teknolojinin gelişmesi, elektronik pazarlama gibi yeni yöntemlerin kullanılmasıyla mecralarda internet açık ara öne geçmiştir. yapılan bir çok araştırmada her ne kadar internet kullanıcıları spam ve banner gibi kavramlardan memnun olmasalar da elektronik pazarlamanın gelişmesiyle internet reklamlarından memnun olmaktadırlar. unutulmamalıdır ki çok fazla tıklanan ve büyük teknik altyapısı olan internet sitelerinin reklamsız ayakta durması imkansız gibidir.
tonguç tonguç
birçok şeyin hayalimize düşmesine sebep olan reklamlar, belli bir süre tekrarlandığında, duygu, düşünce ve davranışlarımıza tesir etmeye başlar.tanıtımdan ziyade "ezberletme" metodunu benimseyen reklamlar, adeta hayatımıza müdahale etmektedir. bilinçaltına ve duygulara hitap eden reklamlar, farkında olmadan insanları şartlandırmakta ve bu ürünleri almayı dolaylı olarak dayatmaktadır. bir ürünün iyi olduğu ile ilgili kararı bizim adımıza verme, reklamlarda sık karşılaşılan bir durumdur. bu düşünce çoğunlukla "bu ürünün almanız konusunda biz, sizin adınıza düşündük ve karar verdik" şeklindedir.

reklamcılık sektörü medya organlarının gelişmesine paralel olarak büyümüştür. çalışmalarda farklı aşamalar vardır. birinci aşamada reklam ajansı elemanları halkın içinde dolaşıp araştırmalar yapar. ikinci aşamada reklamın senaryosu yazılır, kurgusu yapılır.. reklam filminde medya, spor ve sanat dünyasının yıldızları tercih edilir, bu şekilde ürünün satılması ve tanıtılmasına katkı sağlanır.bu kişileri örnek alanlar, bilinçaltında o ürüne yakınlaşmaktadır. pazarlanan ürünün kaliteli, sağlıklı, kullanılabilir, ucuz ve faydalı olup olmamamsı bir reklamcı için herhangi bir değer ifade etmez. reklamcının görevi, ürünü allayıp pullayıp onun satın alınmasını sağlamaktır. ürünler, reklamcıların elinde bir markaya dönüşür. reklam maliyetleri fiyatına yansıtıldığından, reklamı yapılan ürünü alanlardan daha fazla para çıkmaktadır.
ceyus ceyus
reklamcılık birikim ve sezgi işidir; nedensiz bir merak gerektirir.yani herşeye merakınız olmalı ve çok okuyarak birikiminizi arttırmanız gerekir.
ceyus ceyus
reklamcılık her farklı kültüre göre değişen bir olgudur.örneğin;

amerikan tarzı reklamcılık; gelenek ve vatanseverlik olarak anahtar duygular kullanılır.
ingiliz tarzı reklamcılık; bireycilik ve sınıf farklılığına dikkat çekilir.
alman tarzı reklamcılık; doğrudan,gerçekçi ve bilgi yönelimli reklamlardır.
ispanyol tarzı reklamcılık; güçlü ve belirsizlikten kaçınan reklamlar üretir.
fransız tarzı reklamcılık; az metin ve çok sembol kullanımı mevcuttur.
japon tarzı reklamcılık; dolaylı anlatımın kullanıldığı reklamlardır.
senzahmetetmebenalırım senzahmetetmebenalırım
satan değilen sattıran sektördür.yoksa amaç o severek veya nefretle izlediğimiz reklamları yapmak değildir,reklamı yapılan ürünü sevdirmek,aldırmak ve nefreti sempatiyle değiştirmektir.
yazar kafa yazar kafa
100 kişiye reklamcılık nedir diye sorduk en popüler cevapları arıyoruz.

1 cevap: benim de bir fikrim varcı’lar:

efendim gün geçmiyor ki insanlar bir konuda ne var canım ben de yaparım diye yaklaşmaya görsün. gidersiniz maç izlersiniz adam gol kaçırır ben olsam atardım derler, adam atom mühendisidir ne var canım ben bu işleri çekirdek niyetine yerim derler... tam bu noktalarda reklamcılık devreye giriyor. daha geçen gün bir yerde yemek yedikten sonra sahibiyle muhabbet ederken garson benim reklamcı olduğu duydu ve bana gelip abi ben açık hava işleri ile uğraşıyorum. çok güzel fikirlerim var anlatayım sen de para kazan dedi. zorla telefon numaramı aldı... evet, belki adam da çok iyi fikirler vardır ama ben gelip ona abi çok güzel adana yaparım demiyorum ki. herkes işini yapsın...

2 cevap: dünyanın parasını kazanıyor’cular:

işte en güzide gruplarımızdan biri daha. efendim şimdi şu gerçek ki reklamcılar arasında çok uçuk paralar kazananlar var. ama hangi meslekte yok ki. yıllardır bu işin içinde olan biri olarak söylemeliyim bir kampanya için etrafta konuşulan ve dönen paralarla sizin emeğinizin karşılığı olan ve size kalan para arasında büyükçe bir fark vardır. yani sakın kafanızda öyle şeyler kurmayın. sektörde kendinizi ispatlamadığınız sürece, isminiz sizden önce bir yerlere gitmediği sürece, siz değil de onlar sizi çağırmadığı sürece para falan kazanırsınız ama öyle her gece jack daniels olmadan uyuyamam, havyardan aşağısı da kurtarmaz triplerine girmeyiniz. yani öyle çok büyük paralar anca yıllar sonra elinize geçiyor.

3 cevap: ohh rahat rahat çalışıyor’cular, önlerinde kahve, pizza, viski, sigara

bir diğer ortak noktamız da bu. rahat çalışıyoruz. rahat konuşuyoruz. rahat davranıyoruz. evet. bir keresinde patronu arkadaşıma donla gelmediğin sürece işe nasıl geldiğinin önemi yok demişti. burası doğru rahatız. rahat olmalıyız. yoksa bu işler nasıl çıkar değil mi? birçok insan tv ve basılı işleri görüyor oysa ne sorunlar çözülüyor oralarda…
kahve içiyoruz çünkü işler asla bitmiyor. ayılmamız lazım. uykumuz geliyor kolay değil. çünkü reklamcılık sabah 9 akşam 6 yapılan bir iş değildir. çok uzun saatler, çok uzun geceler süren işler vardır. ve size gelen bütün işler acildir. hemen bitmesi gerekir.

4 cevap: ne reklamı yapıyorsunuz tabela falan mı’cılar:

i̇şte reklamcılık denince akla gelen ilk meslek. tabelacılık. ama onlar da haklı kapılarına koskoca bilmem ne reklamcılık yazıyorlar. doğal olarak da biz de tabelacı oluyoruz. ama normal bu durumu şuna bağlıyorum. reklamcılık dışarıya kapalı, kendi içinde dönen bir meslek. fazla terim, fazla amerikan fazla i̇ngiliz. yani fazla yabancı bizim toplumumuza. herkes sadece bitmiş halini gördüğünden bilmiyorlar neler olduğunu. fikir yürütemiyorlar… o zaman da her gördükleri reklamcıyı tabelacı sanıyorlar.


bu liste uzar gider tabii ki. ama en çok verilen tepkiyi en sona sakladım. reklamcılar yalancılardır. bu konuda fazla yprum yapmak istemiyorum ama o zaman da şu demek geliyor içimden yüzyıldan fazla olmuş ve bizler, tüm dünya, hala bir şeylerden etkilenip satın alıp, tüketmeye devam ediyoruz. biz ne oluyoruz o zaman reklamcılar yalancı ise?
senzahmetetmebenalırım senzahmetetmebenalırım
her meslekte siyasi bir düşünce bir görüş bir fikir olur ama reklamcılıkta olmaz, yönü belli gibi görünen idealist reklamcılar alamet i farika 'dan gelen bir iş teklifiyle liboşun liboşu, çılgının teki olurlar...

reklamcılar akıl sağlığı yerinde insanlardır sadece bizi çıldırtmayı istemektedir çoğu...hepsi öyle ali atıf bir tarzı insanlar da değildir...reklamcılık bize her şeyi alma isteğini verir, öyle tüketici bilinçli olmalı, adam olan tüketici yutmaz lan gibi söylemler saçmadır... kia'lar aklımızı alır haberimiz olmaz lan...bu medya hitler bile bununla koca bir ülkeye hükmetmiş bize bir selpak mı aldıramayacak... öyle hedonik toplum, manyak insan gibi yerleri söylemiyorum onlar sosyologları ilgilendirir, reklamın iyisi kişiye kendini bile sattırır

reklamcılık çoğu kişinin de bildiği gibi acayip paranın döndüğü bir sektördür... ama bilimsel bir tanımla üretilen ürünün tüketilmesi için kar amacı olarak tanıtımıdır. evlilik çağında kızın komşuda anlatılması da reklam sanılır oysa kar yoktur orda o halkla ilişkilerdir. he bir de levha,reklam gibi şeyler var ülkemizde. adam levha yapıyor o zanaattır, o dükkanda reklamcı değil el işi göz nuru işini yapan adamı görürsünüz. bu ayrımı yapalım. reklamcılık da sanat değildir gerçi olsa olsa sat at'tır... malı sattırırsınız sonra yenisi çıkınca vazgeçer ulan onu nasıl almışlar, bu manyakmış, beyinlerini bir zikeyim de kendilerine gelsin şeklinde düşünürsünüz...
1 /