richard brautigan

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
1
underconstruction
boşlukta çiçek yetiştirenler kuşağındandır kendileri, “so the wind won’t blow it all away” intihar etmeden önce yazdığı bir veda metnidir.

“1984 yılında küçük bir balıkçı köyü olan bolinas'a yerleşti. evine kapandı, uyuyamıyor ve sınırsızca içiyordu. duyarlılığı bu hayatı kaldıramayacak kadar keskinleşmişti. dostlarıyla "ava çıkıyorum" diye vedalaştıktan üç hafta sonra cesedi bir özel dedektif tarafından bolinas'taki evinde bulundu. başına kurşun sıkarak intihar etmişti.”(halil turhanlı)

“it's time to train yourself
to sleep alone again
and it's so fucking hard.”

“the thought of her hands
touching his hair
makes me want to vomit.”
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
freeaky
amerikalı beat kuşağı yazar. diğer beat kuşağı yazarlarının birçoğu gibi intihar etmiş. "rüzgar her şeyi alıp götürmeyecek" isminde okunası bir kitabı olan yazar.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
residuum
beat kuşağı yazarlarından.tabi 6 45 in kitaplarını basmasıda ayrı bi güzellik.kürtaj bence kitaplarının en iyisi.oradaki kütüphane fikri çok iyiydi.çok basit şeyleri bile gözlerimizi yaşartabilecek şekilde hastaca anlatabilen bi adam.yalnızlığı seven bi abimizmiş.cesedi ölümünden biray sonra bulunmuş.öyle muhteşem bi yalnızlığı varmış.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
yeşilşair
sanılanın aksine beat kuşağının düşünce tarzıyla zaman sonra ayrışımlara uğramış şair, yazar...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
gudu bet
"beat kuşağı ile 60'ların karşı-kültürü arasında köprü kuran yazarlardan biri olan brautigan, 19 yaşında frisco'ya yerleşmiş ve beat ekibinin şiir toplantılarına takılmaya başlamıştı. beat olayının belli başlı adamlarıyla tanıştığı bu dönemde sadece şiir yazıyordu. kendi parasıyla yayınlattığı kitaplarını sokaklarda satıyor, bazen de güzel kızlara armağan ediyordu.

1961 yılında karısı ve çocuğuyla birlikte ikinci elden satın aldığı bir plymouth'ın arkasına taktığı karavanla, idaho nehirlerinin kıyılarında kurduğu kamplarda yazmaya başladı. doğaya duyduğu derin saygı ve doğanın bağrında münzevi hayatı seçişi, onu amerikan pastoral geleneğine bağlayacaktı. 60'larda yazdığı ve dönemin ruh halini yansıtan romanlarıyla karşı kültürün en popüler yazarlarından biri oldu. beatlerin kuzeybatılılar diye adlandırılan kolu içerisinde değerlendirilen brautigan'ın romanlarını diğerlerinden ayrımlı kılan, çok duyarlı ve kolay kırılan kahramanlarının dünyaya hükmeden kaos karşısında yalnızlığa çekilmeleridir.

70'lerin sonlarında büyük ölçüde okur kaybına uğramış ve ruhsal bir bunalımla birlikte alkol dozunu artırmaya başladı. o dönemde sadece japonya'da popülerliğini koruyordu ve sözü geçen yılların büyük bölümünü tokyo'da ve montana'daki çiftliğinde geçirecekti. 1984 yılında küçük bir balıkçı köyü olan bolinas'a yerleşti. evine kapandı, uyuyamıyor ve sınırsızca içiyordu. duyarlılığı bu hayatı kaldıramayacak kadar keskinleşmişti. dostlarıyla "ava çıkıyorum" diye vedalaştıktan üç hafta sonra cesedi bir özel dedektif tarafından bolinas'taki evinde bulundu. başına kurşun sıkarak intihar etmişti."**
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
sleeping with ghosts
(bkz: hararet anıtı)

parkın içinden geçip hararet anıtına doğru yürüdüm.
çevresindeki kırmızı çiçekleri ve şelalesiyle
cam bir zeminin üstünde
öylece duruyordu.
bir deniz atına benzeyen anıtın üstünde
şu yazı ilişti gözüme:
ateş bastı öldük biz.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
sleeping with ghosts
(bkz: kafka nın şapkası)

çatılara ameliyat
gibi dökülen yağmur altında
kafka'nın şapkasını andıran
bir tabak dondurma yiyordum.

tavana gözlerini dikmiş hastasıyla
bir ameliyat masasıydı o dondurma.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
1
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın