richard hawley

bu nick benim tarafımdan kullanılıyor bu nick benim tarafımdan kullanılıyor
mevsimlerden hazır kışken sesiyle daha bir içimize işleyen adam.
koyu mavi deniz, üzeri köpük köpükken fırtınanın rahatlatıcı sesini duyamasam da(kulaklık) denizdeki etkisini görmenin eşliğinde daha da beni benden almakta.
the oceandan sonra sırasıyla the sea calls,i sleep alone,soldier on dinleyip kapanışı hotel room ile yapıyoruz, tabi çoğul konuştuğuma bakmamak gerek zira yalnizken dinlenmeli bu muhteşem sesli amcamız. hem "silence, only silence" veya "i'm going deeper" demek için de yalnız olmak gerek.
ondadokuz ondadokuz
aşağıdaki eserinin son bölümünü radyoda kısa bir süre dinleme kısmetine eriştim. shazam denilen naneyi hızlıca açabilmem sayesinde kendisine ulaşmış durumdayım. gerek başlığındaki giri sayısına, gerekse youtube deki tıklanma sayılarına baktığımızda kendisini keşfetmemiş pek çok müziksever olduğu kanısına varıyorum. dolaysıyla biraz geç oldu ama sen neymişsin be abi demek boynumuzun borcudur.


gavriloviç gavriloviç
bazen uyuyamadığınız geceler olur, sabahı beklersiniz. gün, en güzel renklerini size verirken, dışarı çıkma isteği gelir ya birden. şimdi kendinizi şöyle hayal edin, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kumsaldasınız, denizde çok hafif bir dalga var, çıplak ayakla kumlara basıyorsunuz, hafif ve içinize çektiğinizde huzur veren bir esinti var. ılık ama boğucu değil. işte tüm bunlar olurken dinleyin richard hawley'i. ya da dinlerken, görmediğiniz denizlere, basmadığınız kumlara basın, ayak parmaklarınızdan kayan ıslak kumlara. bu hissi veriyor, alıp götürüyor çünkü.
natalie portmanto natalie portmanto
bana harıl harıl albümlerini aratan adam.
öyle güzel sesi vardır ki ama yetmez. öyle güzel şarkıları vardır ki, saatlerce, günlerce, yıllarca dinlenebilir.


lady solitude;


hotel room;


darlin';


the ocean;


coles corner;


open up your door;


can you hear the rain love;