richie rich

2 /
why georgia why georgia
dolar amblemini daha küçücükken dünya'daki birçok çocuğun farkındalık bile yaratmadan beynine kazımış çizgi filmdi. dolar şeklinde bahçeleriyle, dolar şeklindeki havuzlarıyla ve hatta dolar ismindeki köpeğiyle mükemmel bir çocuk imajı çizmiş çizgi karakteriydi o küçük richie. nereden bilirdik gayet masumane duygularla sabahın köründe kalkıp izlediğimiz çizgi filmin altında bile politik amaçlar güdüldüğünü... (bkz: amerika nın dünyayı güzelleştirme çabaları)
epilofs epilofs
bir bölümünde richie sevgilisi gloria'nın doğumgününde bir oda dolusu elmas, zümrüt ve yakut hediye etmişti de kız "benim için en güzel hediye senin dostluğun riçiii!!" demişti. bilekleri lastikli pijama giydiğimiz zamanlardı, heyy gidi, dünya değişti tabi ondan sonra..
ultracarizma ultracarizma
richie ye ve onun servetine uyuz olanlar facebookta grup kurmuşlar.türk gençliği o kadar nefret etmiş kendisinden yani.grubun tam adı ise puştsun richie rich... puşt...gruptakilere göre richie servetini kaybetmiş, anası da laleliye düşmüş.artık ne kadar doğru bilemiyecem.
superkahraman fethi superkahraman fethi
gloria adlı muhtemelen ilerde kız arkadaşı olacak hatunla düştüğü dertlerin çoğundan şu an adını hatırlayamadığım (ya da yazılışını bilmediğim diyelim) ingiliz uşağının sayesinde kurtulan çizi karakterdir. ingiliz uşak; deniz altındalarsa balık adam olarak, uzaydalarsa astronot olarak, yanardağdalarsa helikopterden sarkarak richie'ye 5 çayını getirirdi, ordan da bir şekilde onları kurtarırdı.
kaplumbağa terbiyecisi kaplumbağa terbiyecisi
çocukluğumda izleyip, özendiğim çizgi film karakteri.

yedi, sekiz yaşları civarındayım. onun yaşıda o civarlarda. o çok zengin, biz ise ona göre çok fakir. onun kendine ait helikopteri, uçağı var. benimse anneme ağlayarak zorla aldırdığım bir uzaktan kumandalı arabam. benim, okulun bahçesinde oynayabileceğim birkaç salıncak ve paslanmış kaydırak, onunsa evinin arkasında tatilya büyüklüğünde oyun parkı var. ulan adamın kendine ait rollercoasterı olurmu be ayıp ya. görgüsüzlük diye ben buna derim. onun potresi rushmore dağına kazınmış, benimse birinci sınıfta okul kaydım için çektirilmiş mavi önlüklü fotoğrafım çerçevelenmiş duvara asılmış.

köpeği vardı bide dolar diye.

dedim ya 7 yaşımdayım. bende ne yaptım? mahallede köpeklerle ilgilenen bi çocuk vardı. gittim ondan bi tane köpek aldım. adını ne koydum sizce. dolar . evet bildiğin dolar koydum adını.

sonra annem kızdı tabi eve köpek getirdim diye. köpeği aldığım yere kendi elleriyle götürdü. eğer bir daha eve köpek getirmeye kalkışırsam annemim güdümlü terliğinin kafamda patlayacağını ben anlayana kadar da tekrar etti.

eeh çocukluk işte.

edit: ulan madem gittin köpek aldın bari adını lira,kuruş falan koy demi. şimdi aklıma geldi daha
bokubok bokubok
napıyodur lan acaba diye düşündüğüm piç. kesin işlerin başına geçmiştir. silah ve haroin kaçakçılığı ya da ne bileyim beyaz kadın ticareti fln yapıyodur. o sarı parlak saçlarını kısacık kestirip kirli sakal fln bırakmıştır. köpek dalır - dolar değil dalır - mefta olmuştur heralde. çok severdim ben richie richi. hayrandım lan resmen. bi bu karakteri yaratan adamın hayalgücü beni çok etkilemiştir; bi de fiat temprayı.
kunta kinte kunta kinte
orada sermayeye teslim olmuş adi bir bilim adamı vardı. icatlarını insanlık için, değil zenginler için yapardı. şerefsiz ölmüştür inşallah!
.
meggie meggie
''pardon yaaa vip çocuk musun nesin sen.sen var ya oğlum senden bi nefret ediyorum ki çok zenginsin lan kıskanıyorum.mal beyinli zengin çocuuuu'' cümlelerini içimden geçirttiren çizgi film karakteri.
2 /