rigobert song

1 /
petre petre
mükemmel bir stoper, oynadığı zaman gönlünü ortaya koyan bir oyuncu, kamerun milli takımının kaptanı ve galatasarayın büyük reisi...
başımı koyduğum yer evimdir başımı koyduğum yer evimdir
galatasarayın ve kamerun milli takımının savunma oyuncudur. stoperde ve sağ bekte rahatlıkla görev yapar. türkiye standartlarında bir lig için biçilmiş kaftandır. üst düzey takımlara karşı dökülürki anelka'nın elinde oyuncak olmuştur zamanında.

futbolda roy keane , zago, materazzinin öncülüğünü yaptığı ekolün temsilcisidir bir bakıma. kasıtlı olarak takibin futbol hayatını bitirebilecek hareketler yapar. önce hakemi ve yan hakemi kollar uygun zamanı bulduğunda hamlesini yapar ve rakibi yıkar. ancak kırmızı kart görmez kolay kolay artık usta olmuştur. bu hakemin taraflılığından öte song'un ustalığıdır. bunların sertlili gattusonun luganonun emre aşıkın, serkan balcının sertliği gibi değildir, gattusogiller diyebileceğimiz bu grup tarz olarak sert oynar kasıtlı adam biçmez ama çok kart görür.
benikoyupgitmeneolursun benikoyupgitmeneolursun
galatasaray yönetimi ve eric gerets'in koalisyonu neticesiyle bu iki değerli oluşumun gözlerine kestirip kulüpten gönderme operasyonuna yavaş yavaş başladığı kamerunlu müthiş star.

şimdi song'u bir ele alalım defans için neler yaptığına bir kere daha bakalım. öncelikle türkiye ligi standartlarına baktığımızda song hiç şüphe yok ki şu anda turkcell super liginin en iyi defans adamıdır. herhalde kamerun forması giymese ve türk vatandaşı olsa o da aurellio gibi milli takımın vazgeçilmez oyuncularından biri olurdu.ama bunu söylememdeki asıl neden song'un türkiye ligi için ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu belirtmektir. atletik yapısı rakip kim olursa olsun mücadeleden yılmaması bununla birlikte sempatikliği onun taraftar için ne kadar değerli bir oyuncu olduğunun en önemli kıstaslarıdır.

şimdi gelelim böylesine yürekten oynayan ve takımı için elinden geldiğince savaşan hatta parasını alamadığı için ribery gibi kulübünü terketmeyip hala yüreğiyle oynamaya devam eden song'un gönderilme noktasına gelmesine...gerets ile saha içinde bir pozisyondan dolayı tartıştı kavga etti.bu oyuncunun karakteridir her hırslı oyuncu kendisine bir pozisyondan dolayı kızan gerek takım arkadaşı gerekse teknik direktörüne kızar tartışır bu onun karakteridir nitekim basına kapalı idmanlarda neler olduğunu kesinlikle görmüyoruz. peki sırf bir tartışmadan dolayı koskoca kulübün kaderiyle oynamak ne kadar doğru bir davranıştır ? eğer bu durum doğru bir yargıyı ortaya çıkartsaydı şu an belkide 2 büyük kulübü arka arkaya şampiyon yapan mircea lucescu gibi bir teknik direktörü tanıyamazdık. adam sergen, hasan şaş ve nouma gibi adamlar tarafından vakti zamanında iplenmedi bile hatta hagi'nin bir rangers maçında oyundan çıktıntan sonra lucescu'nun elini sıkmamasını dahi hatırlarım. o zamanın şartlarında o zaman hagi'yi de mi gönderseydi galatasaray ? o zaman için hagi orta sahada neyse bu gün song'ta defansta odur.

oldu ya servet alındı song gönderildi.bir ay sonra büyük ihtimal song'u beşiktaş ya da fenerbahçe havada kapacaktır. büyük ihtimalde song gittiği takımda başarılı olacaktır o zaman bir galatasaray taraftarına bunun hesabını kim verecek peki ? özhan abi mi ? galatasaray yönetimi mi ? sonuçta tek bir gerçek var yine ahlar vahlar çekerek riberyleri songları görerek üzülecek binbir zorluk çekerek stada gidecek galatasaray seyircisi olacak. ama işin bir kötü yanı bu kongre anlayışı süre geldikçe bu tarz yönetim anlayışına katlanmak zorunda olan bir galatasaray taraftarı olacak.
sycrone one sycrone one
o karizma, ağır abi görüntüsüne karşın galatasaray tv'de bu yaz izlediğimiz idman görüntülerine bakılırsa gayet eğlenceli ve komik bir adam. takımdakilerle, özellikle de eskilerle olan diyalogları çok iyi gerçekten. umuyoruz ki performansı artarak devam etsin ve yıllarca galatasaray'da top koştursun.
jugador jugador
beceriksiz yöneticilerimiz sayesinde elimizden kaçıp gitmesi an meselesi olan futbolcu.bildiğim kadarıyla sözleşmesi bu sene sona eriyor ve sözleşme yenilemesi için yönetimden en ufak bir girişim bile göremiyorum.popescu'dan sonra takıma gelmiş en büyük defan oyuncusu ve takımın kahrını en çok çekenlerin başında geliyor.bu adamı kaybedersek yerine kimseyi bulamayız gibi geliyor gerçi cannavora gelse ne olur ki song gittikten sonra.

ayrıca vestel manisaspor'a son dakikalarda atıığı o gol ve ardından gelen gol sevinci her şeyi açıklar niteliktedir.
sycrone one sycrone one
"emre güngör yeter bize yav" denilip gönderilmemesi lazım kesinlikle bu adamın. hakikaten canaydın yönetiminin yaptığı en şaşırtıcı ve yerinde transferdir song transferi. stoper buldum diye göndereceğine, uğur'u al yedeğe, çek song'u asıl mevkii sağ bek'e. bırak uğur pişsin geride, song da kariyerinin sonuna kadar terletsin sarı kırmızılı formayı.

song denilince akla galatasaray'ın gelmesini ne çok isteriz bir bilseniz.
dexter dexter
galatasaray'ın mutlaka kadrosunda tutması gereken oyuncudur.

song'un yerini dolduracak adam desen,nereden bulacaksın,bulsanda getirebilecek misin?
benikoyupgitmeneolursun benikoyupgitmeneolursun
son haftalarda kadroda olmamasının temel sebebi olarak sakatlığını değil emre güngörü yerine monte etme uğraşı sebebiyle oynatılmamasını gördüğüm kamerunlu. anlamadığım bir şey var bu adam senelerdir takımda hatta bundan önceki sezonlar stjepan tomas ile birlikte takımın en çok forma giyen oyuncusu da olmuştu. ne oldu da bu adama bu sene üst üste sakatlıklar yaşıyor ? nah şuraya yazıyorum eğer galatasaray gelecek sezon planlarında rigobert song'u düşünmezse her ne kadar emre güngör kendisini pek aratmasada o mevkide böylesine bir tecrübenin eksikliğinden dolayı(almanya'da oynanan leverkusen maçını hatırlayalım) çok büyük problemler yaşar. hele hele birde bu adamı beşiktaş alırsa ki sezon ortasında bu dedikodular iyice ayyuka çıkmıştı bu işin sonunu ve vahametini bir galatasaraylı olarak düşünemiyorum.
kolpatusubasa kolpatusubasa
galatasaray’ın en kariyerli futbolcularından rigobert song, efsanevi gheorghe popescu – bülent korkmaz ikilisinden sonra savunmanın temel direği oldu.
kamerun milli takımı’nın tam 113 kez formasını giyen ve aynı zamanda kaptanlığını da yapan song, ülkesinde “büyük ağabey” lakabıyla anılıyor.
dünya kupası’nda en çok forma giyen oyunculardan biri olan song, 1994’te abd’de düzenlenen kupada, henüz 17 yaşında kırmızı kart görerek bu alanda en genç isim oldu.
profesyonel futbola, ülkesinin tonerre yaounde takımında başladı. kısa sürede keşfedildi ve ertesi sene fransa ligi’nde fc metz’e transfer oldu. 1994-1997 arası bu kulüple altın dönemini yaşadı, 123 maçta forma giyip 3 de gol attı. ardından bir sezon, italya’da salernitana sport forması giydi.
1998’de kariyerinin en flaş transferlerinden birini yaptı ve premiere league’de liverpool ile anlaştı. 33 maçlık performansının ardından 2002’de yeni durağı, yine bir ingiliz takımı, west ham united oldu. aynı sezon almanya’da köln’e kiralandı; ertesi sezon ise fransa’ya döndü ve lens forması giymeye başladı.
iki sezon sonra galatasaray’a gelen rigobert song, yeni bir altın döneme girdi. takımın vazgeçilmezi olan song, dört sezondur neredeyse tüm maçlarda forma giydi.
attığı son derece hayati gollerden sonra yaptığı “aslan yürüyüşü”, bir anlamda song’un imzası...
1996’da fransa lig kupası, 2000 ve 2002 yıllarında afrika kupası, 2005’te fortis türkiye kupası ve 2006 ve 2008'de turkcell süper lig şampiyonluğu onurunu yaşadı. evli ve üç çocuk babası.


çok önemli not: www.galatasaray.org sitesinden alınmıştır.
paleface paleface
türk spor basınının sezon bitmeden beşiktaş'a, fenerbahçe'ye, spartak moskova'ya transfer ettiği ancak, trabzonspor'a yıllık 850.000 euro karşılığı 1+1 yıllık imza atmış olan futbolcu.
1 /