roman okumanın bir kazanım olmadığına inanan insan

1 /
don draper don draper
her kitabın didaktik bir yanı olması gerektiğine kendini inandırmış, "amaaaan vadideki zambak'ı okuyacam da ne olacak allaaasen, ne öğrenecem ki?" cümleleriyle şaşırtan insandır. duyan da hani zanneder ki bu adam bir şeyler öğrenme aşkıyla yanıp tutuşuyor, her boş vaktinde ansiklopedi okuyor, efendime söyleyeyim böyle nasa'ya proje yetiştirme telaşında falan..hayır elbette ki herkes roman sevmek zorunda değil de romanlara "gereksiz" yaftasını yapıştırma cüretini nereden buluyor bu insanlar onu anlayamıyorum işte. hele bunların bir de "azıcık kassam ben de yazarım o kitapları" edaları vardır ki aman aman evlerden ırak. o zaman insanın sorası gelir tabi otomatikman "yazabiliyon madem de ne köküme burdasın zibidi??" şeklinde ama neyse işte aymazla aymaz olmamak gerek.
artık yeni birşey söylemek lazım artık yeni birşey söylemek lazım
bir gün, eğer bir iş görüşmesine giderseniz;
özellikleri sizinle aynı 20 adayın arasından sadece "kendinizi doğru ifade edebildiğiniz için" sizi seçerlerse

ya da

öss de türkçe sorularını oturup bir gün bile türkçe çalışmadan full çözerseniz

ilkokuldan başlayıp roman okumanın ne kadar gerekli ve yararlı olduğunu anlarsınız.

bunlar olmadı diyelim.

roman okumayan bi sürü insandan daha geniş bir iç dünyaya, daha mükemmel bir gözlem gücüne sahip olduğunuzu anlarsınız zamanla...

illa ki tanım: çok şey kaçıran ve ne yazık ki bunun farkında olmadığı gibi, bunu bir de teorize eden insandır.
uykulu uykulu
severim ben bu adamları. düşünsenize bilmek mi daha iyi bilmemek mi hayat için. mesela ölüm diye birşeyi bilmiyorsunuz ilk insanlarsınız size bu öğretilmemiş. hayat nasıl olurdu bakış açısı nasıl gelişirdi insanların? romanda böyle birşey çeşitli olaylar, kişiler ve bunların yaşadıkları, gerçek ve hayalin birbirine karıştığı dünya. bütün bunları okurken kafada şekilleşen düşünceler, kalıplar vs...

bütün bunlar olmasaydı... bilmeden rahat yaşamak, derde tasaya düşmeden, düşünmeden, kalıpları zorlamadan suyun aktığı yere doğru gitseydi insanoğlu. yaşadıklarını birbirine aktarmadan, düşünce kalıpları, ideoloji ve felsefeler üretmeden...

birşeyler okurken belli kalıplara girme yolunda ilerlemek kazanım mıdır değil midir? bazen birşeyi yapmamak kazanım olabilir mi? yine başa döndük bilmek mi daha iyi bilmemek mi...
gentile gentile
roman okumak insana hayatında yaşayamayacağı tecrübeleri yaşamasına sebep olur, hayatında tanıyamayacağı insanları tanımasına sebep olur, sürekli roman okumak belki marjinal faydayı azaltır ama iki üç bilimsel, araştırma kitabının arasına bir tane roman serpiştirmek hem beynin nefes almasına hem de farklı bir bakış açısına sebep olur, ama tabi ki her roman değil.
sometimes sometimes
bir açıdan bakıldığında doğru düşünen insandır. roman okumanın kazanımı mı olur? yatırım mı yapıyorsun kardeşim. seni çekerse okursun, keyif alırsın, doğru düzgün bir film izlemek gibidir bir nevi eğer doğru düzgün bir romansa tabi.
tembel tembel
roman okumuyorsa "kazanım" gibi highline donanım seviyesinde bir sözcüğü nereden öğrenmiş olm bu insan? herhalde şebnem kısaparmak'tan değil. bize sahte duygulanım yapma çocuk, yemezler. ah be çocuk...
vandal mimar vandal mimar
ulu orta bir şeye inanmayı bile romandan öğrenmiş olabilir bu insan. kalifiye ateistler 25-41 yaş arası roman okumuyorlar çünkü. ver makaleyi ver grafiği.
mürekkepbalığı mürekkepbalığı
öyle inanmaya devam etsin, onunla tartışmaya girmeye tenezzül bile edilmez. roman okuyanlar tarafından daima hafif bir tebessümle bakılacaktır kendisine. ve o bunun nedenini asla anlayamayacaktır. romandan edinebileceği "kazanımlar" eksik kaldığı için olsa gerek...
black blood black blood
sığ düşünen bir zavalldır.

kitap okumak ya da herhangi bir şey okumak başlı başına insana çok şey katar. her şeyden önce yorum yeteneğini geliştirir. olaylara çok yönlü bakmasını öğrenir. kültürü artar. bir ortama girdiğinde örneğin; suç ve ceza'dan konu açıldığında diyecek bir şeylerinin olmamasının kendini ne kadar boş bir insan konumuna düşürdüğünü fark etmez. ha bu o haliyle mutludur ama yağmur yağarken, elinde çay battaniyeye sarılmış elinde sevdiği bir kitabı okumanın insan ruhuna ve romantik yönüne işleyen kısımlarını kimse inkar edemez.
kartanemderdibana kartanemderdibana
sadece kişisel gelişim serileriyle bi yere varılacağı inancını benimsemiş insandır.roman onun için gündelik olaylar zinciridir,televizyonda bir dizi seyretmekten farksızdır.
poyraz poyraz
erkekse gidip 24 saat pes oynayan, bayansa saatlerce dizi izleyen insan olma ihtimali yüksek kişidir. bakış açısının önünde karanlık bir perde bulunur. cahildir, hayat cahili.
blackmailer blackmailer
görecelidir ama bence haklıdır. hayal gücünüze bir kazanım ve bunun yanında edebiyat adınada bir kazanım alabilirsiniz.

ama manevi olarak yahut genel öğreni olarak herhangi birşey kazanmanız bence söz konusu değildir.

ama hiç okumayandansa roman okuyan candır.
1 /