romantik

2 /
hezarfen hezarfen
okan bayülgenin hıçkırık filminden bahsettiği sahne gerçekten çok başarılı... bence sadece o sahne için bile izlenebilir...
creme brulee creme brulee
yasemin'in konuşurken detone olan ses tonu, kelimelerin vurgularını kaydırması,
"gerizekalı bir kızı mı oynuyor?" diye bir düşünce kırıntısına yol açtı kafamda. ki tipini çok beğenirim-keşke başkası seslendirseymiş-
hiçkimsenin oyunculuğu birbiriyle tutmuyor. teatral mı, sinemada olması gereken hayatın içindeki doğallık mı, yoksa çizgi roman karakteri mi...bir acayip olmuş herşey. bu kadar kafası karışık, anlatımı uykudan yeni uyanmış gibi olan bir film daha da izlemedim. bu durumu daha da ilginçleştiriyor.
afiş olarak harika bir tasarım. klip olarak görselliği çok güçlü. insan merak ediyor haliyle. muhteşem birşey olmalı veya tuhaf...diyor.
ve tuhaf çıkıyor paketten.
fihimafih fihimafih
vakti olanın izlemesinde herhangi bir sakınca bulunmayan film. yalnız belirtmek gerekir ki filmin çekimleri ne kadar 1999 da tamamlanmış olsa da sinan çetin' in filme sonradan yaptığı ekleme çıkarma işlemleri nedeniyle son hali ile ilk hali arasında ciddi farklar olduğu açıkça anlaşılan bir film. hatta dikkatli bir izleyici iseniz filmin yakın tarihte çekilen sahneleri oyuncuların fiziksel değişiklerinden de fark edebilirsiz. ayrıca filmin sonlarına yakın kısımlarında semih sergen in yüzüne özellikle dikkat etmenizi tavsiye ederim...
nino quincampoix nino quincampoix
bu sözcüğü ilk kullanan rousseau'dur; isviçre'den fransa'ya, bir arkadaşına yolladığı bir mektupta, "burada romantik göller var..." gibisinden bir tümce kullanıyor. gerçekten de, romantikler, kırlığa, bayırlara açılmakla, saflığını yitirmemiş, doğal insana duydukları özlemi belirtmek istiyorlar.
serpico serpico
ilk on beş dakika filme, ya da film diye size gösterilen şeye tahammül edebilirseniz devamını da getireceğiniz filmsi bir şey.
"iki dakikada bir ağır çekimli sahneler artık hangi filmde kaldı ey sinan çetin!" diye sorası geliyor insanın.
teoman berbat. yasemin o seslendirmeli sesiyle bile berbat. okan bu ikisine göre daha iyi ama film o kadar kötü ki onun iyi oyunculuğu da arada güme gidiyor.
teoman için kanaatim balans ve manevra filminde kesinleşmişti zaten: bu adam sadece şarkı söylemekle yetinsin lütfen!
yasemin kozanoğlu içinse: rica ederim lütfen bu kadını setlerin kapısının önünden bile geçirmesinler!!! çok ciddiyim.
sinan çetin: bilmiyorum çok mu parasızdı da bunca yıllık iyi kötü başarılarının ardına böyle kötü bir filmi yayına sokma kararı aldı. ya da yanlış zamanda yanlış sözler vermiş olabilir, bilemiyorum ama bence hayatının hatasını yapmıştır kendisi.
hele sürekli fondan şarkı söyleyen teoman sesi, sanki seyircinin sinirlerini daha ne kadar zıplatabiliriz! dercesine berbattı.
felaketti. korkunçtu...
bence okan en kısa zamanda şöyle iyisinden bir film çekmeli, yoksa insanların aklında son oyunculuğu bu filmle hatırlanılacak. bu da ona ömrü boyu bir utanç olarak yeter bence.
joeykeys joeykeys
soundtrackindeki tüm şarkılar "sen acı çektiğini zannediyorsun ama gökhanın yaşadıklarının yanında seninkiler hiç de romantik değil ömer, kusura bakma" repliğiyle sona eren film.
anathema se anathema se
daha filmin ilkkarelerinde çekim hatasını yakaladığım için 1-0 yenik durumda izlenmeye başlanmıştır tarafımdan.
durakta öpüşürken yasemin ve ömer,gitar bir anda ortadan kayboluyor.
ayrıca yasemin kozanoğlunun dublajı ne kendisine ne de filme hiç yakışmamış.
güzel çalışma fakat üzerinde biraz daha düşünülebilirmiş.
asllll asllll
çok beğendiğim bi film..yasemin,teoman,okan mükemmel oyunculukları vardı..konusuyla çok başka bir film. ön yargıyla izlemiştim..iğrenç film dedikleri için.. ama izledikten sonra iyiki izlemişim dedim.bi kez daha anladım ki çoğunluğun sevmediği şey herzaman farklı ve iyidir..
filmin en güzel konuşmasını okanla teoman yapmış..
-kendini neden öldürmek istedin
-hayatın bi anlamı yoktu ..belki ölünce olur hayat bir rüyaymış ömer insan ölünce uyanıyor..
neden biliyormusun ömer, inanç perdesini kırıp kanımızı akıtıp gidiş okadar geç oluyor..beni affet ömer..
felan felan
geçen gün atv'de çıktı hemde gecenin 2sinde biraz izleyim dedim aman yarabbi sinan çetin'in kafası güzelken çektiğini hemen anladım. uzun zaman önce yine kafası kıyakken bay e'yi çekmişti de bir anlık hezeyan diye düşünüp hoş görmüştüm ama işin aslı öyle değilmiş meğer. ya ben böyle çekim açıları böyle sahne geçişleri böyle saçma sapan diyaloglar ve tabii entrika örnekleri ne gördüm ne duydum. sinan çetinciğim lütfen senden rica ediyorum alkollüyken film çekme.
karakaplıdefter karakaplıdefter
filmin çekimi,montajı,dublajı vs.toplamda yedi yıl sürmüş olduğundan olsa gerek enteresan kopukluklar fena halde göze çarpmakta. yasemin karakterinin dönüşümleri hiç iyi verilmemiş,ömer ortadan kayboluyor iyi güzel meydan gökhana kalıyo,yasemin kızımız da elimdekiyle idare ediyim diye düşünüyo heralde ki hiçbir duygusal geçiş görmeden gökhanla evlenme kararı alıyo,sonra ömer dönüyo bunun kafası karışır gibi oluyo,falan filan falan filan.kendi aralarında eğlenmişler heralde film çekme numarasıyla
elastigirl elastigirl
müzikleri dışında bırakın beğenmeyi katlanılacak bir yanını bulmanın zor olduğu vakit ziyanlığı yeşilçam bozuntusu bir türk filmi
hilde hilde
teoman'ın son albümü aşk ve gurur'dan insanın aklına hemen takılıveren güzel şarkısı, albümde şimdilik en sevdiğim.

sensizlik neymiş tenime, canıma sor
celladım ol gel bana son arzumu sor
ne bir sigaram, ne de ucu yanık bir resim, ne bir itiraf
bileyim ki baharda ben boşuna ölmedim.

tek arzum var: romantik bir oyun yine seninle.

baharda sensiz olmak ne kadar zor
güneşim olsan ısıtsan çok mu zor?
boş odamın loş ışığı bir daha titredi, seni istedi
yaktığın tek mumun alevi daha sönmedi

tek nefeste romantik bir oyun yine seninle.
pütük pütük
teomanın taktığı romantik, martı, istanbul vs isimli şarkılarından biri daha. aşk ve gurur albümünde. çok güzel. öyle böyle değil o biçim güzel. üst üste 20 kez dinleyebilirim, dinleye dinleye kuul kuul yollarda yürüyebilirim. her ne kadar ceketim yanlış iliklenmiş olsa da kuulluğumdan bir gıdım kaybetmem. o derece güzel. ayıyyaa!
2 /