romantizm

2 /
stokman stokman
işin edebi-felsefi yönünü bir yana bırakırsak, romantizm karı-kız ayartma yöntemlerinin en etkilisi ve en çok kullanılanıdır. ha eğer içerisinde cinselliğe yer olmayan bir aşk(!)ın (bana "tanrı aşkı", "doğa aşkı" gibi safsatalarla gelmeyin) var olabileceğine gerçek anlamda inanıyorsanız ve bunu uygulamaya geçirebiliyorsanız, siz gerçekten romantiksiniz..
eldritch eldritch
susmaktır doğru anda. kısık sesle konuşmak kimi zaman. kimi zamansa bağırmak pencereyi açıp avazınız çıktığı kadar. ama asla arzulamamak anlamına gelmez. tam tersine arzulamaktır.
dengesek dengesek
sevgilimin hep benden dilediği şeydir. bir akşam beraber kaldığımızda yapmaya çalıştım ama o bozdu konuşma aynen şöyle;

-yanıma gelir misin aşkım
+geliyorum
-gözlerime bak
+sana belediye baksın.

ne yapılabilir ki...
asosyal demokrat asosyal demokrat
coşku ve sembollere ziyadesiyle yer veren akımdır. hayatı pratik olmayan romantik emeller ve tavırlar bakımından ele almaktır. hayatı birazcık uçarıca yaşamaktır aslında romantizm. var olan katı gerçek yerine, kendi içimizde yarattığımız duygusal bir dünya içerisinde ele almaktır hayatı. katı ve duygusuz şeylerden uzak durmak, var olan gerçekleri de bir duygu katarak yansıtmaktır. bu yüzden birçok kez realistler ile çekiştikleri görülür sanat ve felsefe tarihinde.
usako usako
romantizm, aslında bir terimden öte bir uyanış, bir birliktir
orta çağ avrupasında din baskısı yüzünden herşeye realist yani gerçekçi ve biraz da materyalist yaklaşan, yaklaştırılan, buna zorlanan halk, en sonunda dayanamayıp kendi kurallarını koymuştur: tamamen önsezi, duygu ve kalbin öncülüğünde davranış...
yani bir nevi kuralsızlıktır romantizm

akıl arka plandadır

romantizm hoş bişey gibi görünebilir ama, sakın ha hayat felsefesi yapmaya gelmez!

zira, hayat en alasından realisttir ve yaşamak zorunda kalacağınız zaman boyunca, illa ki burnunuzu realizmin bileyi taşına sık sık sürtecektir
closer closer
günümüzde kullanılan "romantizm"in ilginç bir takvimi var. "özel" gün diye tabir edilen günler uydurmuş birileri ve o günlerde olunması gerektiğinden daha romantik olmak gerekiyor nedense. yani doğumgünü ise, misal, sevgililerden birinin, "romantik bir akşam yemeği" yenmeli. kim karar vermiş bunlara bilmiyorum elbet.

kızlar "default" olarak romantik kabul edildiğinden, genellikle erkeklerin romantik olup olmadığı söz konusu oluyor. çiçek almak, şarap içmek, günbatımı, mum, kemanlı müzik gibi belirteçleri de var bu romantizmin. bir de aydınlıkta olmuyor genelde. loş ya da karanlık olacak ortam. romantik insan hassas, duygulu, nazik, vb sayılıyor. çok romantik değilseniz duygusuz, kaba, hatta odun sayılıyorsunuz yerine göre. nasıl bir sistematik varsa artık bilemeyeceğim.

belki öküzlük bende, kestiremiyorum ama bence; arada bir sürü çiçek, mum, tabak çanak varken (yanyana değil) karşılıklı yemek yemektense sabah uyandığınızda sıcak bir "günaydın" mesajı almak çok daha romantiktir. ben de böyle tanımlamak istiyorum işte, kim karışır. duygusuzum, kabayım, ne biçimimim.
heidi heidi
kitap arasında gül kurutmak, baş harflerden akrostiş derlemek, çileği krem şantiye bulamak, sabahın beşinde şiir yazmak, salya sümük hareketlerde bulunmak, kendi olmaktan çıkmak, otu boku sevgiliyle bağdaştırmak, kalıba yakışmayacak isimlerle hitap etmek, hastane kuyruğunda bile ilk kez görüyor gibi öpücüklere boğmak, 40 derece sıcakta kıçtan ter akarken elele tutuşmak, deniz kenarında çekirdek çitlemek sonrasında dişte kalan siyahlıklara rağmen birbirine gülümsemek, zaten sonu olan bir şey için hayattaki herkesi silebilecek tarzda hareketler sergilemek, maymun olmaktır...
2 /