rts

kuli kuli
işsiz kaldığım dönemde sarmak isteyip ne menem bişey olduğunu görünce vazgeçtiğim dijital oyun türü. bu oyun tipinde fps/tps'lerdeki gerçek hayattaki insan eylemleri yok. bir fps'de ne yaparsın elindeki silahla ateş edersin, şarjör doldurursun, bomba atarsın... bunlarda ne yapılıyor peki? bir düzleme yukardan bakan bir tanrı gibi, fareyle bişeyleri başka bi yere gönder, yok bina oluştur, asker üret, ordu kur, karşı tarafa saldır... ama bu saldırma fps'deki gibi olayın içinde olarak değil. harita üstünde asker grupları birbirine ateş ediyor, sen bunu dışarıdan bir izleyici olarak görüyorsun. yani işin içinde fps'deki esas kişi olma olayı ve verdiği heyecan da yok. yine aynı şekilde, gerçek hayattan bişey olmadığı için, strateji oluşturması adına ortaya sürülmüş bir sürü öğe var ve oyunu oynayabilmek için bunları sadece 'öğrenmek' bile, hadi aylar demiyim, günler alıyor. sadece oyunla ilgili bilgileri 'edinmek' bile çok uzun bir süre alıyor. ustalaşmak için ise bi 1000 saati gözden çıkarmak gerekiyor. ''oldu canım. başka emrin?'' derler adama.

yani diyeceğim şu ki, ağır işsiz işidir bu oyun türü. sıkıntıdan kendini parmaklayan biriyseniz, ''hayatım bomboş, bütün gün evde oturuyorum, sarsar sarsam ne sike sarsam'' kafasında biriyseniz oturup öğrenmeye başlayın. değilseniz yanından bile geçmeyin. zaten bu tip oyunlarda asyalıların neden baskın olduğunu düşününce anlarsınız ne kadar no-lifer işi bişey olduğunu.

bu arada, yeltendiğim oyun starcraft 2 idi.