ruud van nistelrooy

6 /
kojiro kojiro
old trafford'da penaltı kullanırken tribünden gelen "ruud,ruud,ruud..." tezarühatlarından sonra, kaleciyi topla ters köşeye yatırması ve devamında kollarını açıp tribüne doğru koşması, sonra gol sevinci için yanına gelen scholes'un başını okşaması ve akabinde hafif kamburlu haliyle, kendi yarı sahasına doğru koşup santranın yapılmasını beklemesi daha dünmüş gibi aklımda.
tek kisilik harem tek kisilik harem
benim için alex de souza, zinedine zidane neyse, kendisi de o. bir devir daha böylece kapandı gitti. aslında futbol çok duygusal bir spor. değişik bir bağ kuruypr takımla, futbolcuyla ve taraftar arasında. sonra böyle değişik bir hüzün kaplıyor ardından gidenlerin. zidane bıraktığında da vay be demiştim şimdi de aynı his.

özleyeceğiz reyiz.
kumuyebo kumuyebo
zamanında pek çoğumuz tarafından adı "nisterlooy" olarak dillere dolanan futbolcu. lafı geçtiğinde hala aynı tongaya düşülebilmektedir.
tsikitishvili tsikitishvili
amerikan espn televizyonuna dünya kupası için yorumculuk yapan.

devre arasında spiker sordu: penaltıya ne diyosun?

ellerini açtı ahmet çakar edasıyla ve aksanlı ingilizcesiyle: yaa nalaka costa ayağına basiyo bi gidin yaa gibisinden isyan etti.

spiker: onu bunu bırak da sen oyuncuyken hiç mi böyle penaltı kazanmadın?

ruud: yaaa o ayrı bi konu..

spiker: hee iste öyle, sana amerikan yorumunu böyle böyle ogretecez gibisinden biseyler diyip reklama girdi.

lig tv ayık olsun, erman toroglu nu aratmaz, markus merk le her akşam kavga.
6 /