saatleri ayarlama enstitüsü

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR
1
tembel
bilim-kurgusal – fantastik ögeler barındıran, absürdün gözüne parmak sokan, ironi denizinde yüzen, tam manasıyla tuhaf bir ahmet hamdi tanpınar romanıdır. moderni zıt geçip, çok erken bir postmodern roman olarak çağdaş edebiyat tarihimizdeki (ki bu da italya’nın savaş tarihi gibi bir şey oluyor) nadide yerini almıştır. kutluyoruz.

benlik, kimlik, birey, bireysel kimlik, toplumsal kimlik, doğululuk, batılılık gibi temalar üzerinde ful doğaçlama yaparken “koyver gitsin” yöntemini uygulayan tanpınar, kaleminin sapını gülle donatmış, coşarken coşturmuş, güldürürken düşürmüştür.

“bizim edebiyatımızda fantastiğe yer yoktur, çünkü sosyal konjonktür olarak, gak, guk…” diye başlayıp uzun konuşan ordinaryuslara hararetle tavsiye olunur. absürde gönül vermişlerin başucu kitabıdır.

yeni baskısı, güzel de bir cila çekilerek, yky tarafından takıma kazandırılmış bu mücevheri, bayinizden ısrarla isteyiniz.

şimdi saatleri ayarlayalım.
kürşat germiyangil
birey medeniyeti

kitabın edebi özellikleri her türlü sıfat kullanımı, benzetme ve karşılaştırma sonucu övgüye fazlasıyla layıktır. tanpınar kitabında; modernleşen (!) hayatta insan ilişkilerini, karakter değişimlerini ve yeni oluşuma ayak uyduramayan insan tiplerinin toplumdan dışlanışını, modernleşmenin nesnesi durumunda ki zaman kavramıyla ilişkilendirerek eleştirel bir bakış açısı sunuyor.

insanlığın bitmek tükenmek bilmeyen tüketim azgınlığının anı iyi yaşamak maksatlı değil, ileri zamanı iyi yaşayabilmek için olduğu anlatılmak isteniyor. tabiki burda da devreye zamanın tanımı giriyor. herkesin kendi bedeni ve ruh haliyle yaşamış olduğu zamanın farklılığı bir enstitü kurulma zorunluluğu içerisinde anlatılmak isteniyor (ayrıca allah katında zaman diye bir kavramın olmadığı,bu kavramın insanların hafızası olduğundan dolayı ortaya çıktığı söylenir) kitapda ki enstitü günümüz laik ulus-devlet anlayışını temsil etmektedir. tek düze bir insan (etkisiz bireyler) yetiştirmek amacıyla bireylerin özgürlüklerini kıstlayan kurallar ve yasaklar insanlara; herkesin uyduğu, uymayan kişinin de toplumdan dışladığı kutsal bir araç olarak anlatılmaktadır. birey medeniyeti kavramı yerine sonradan biraraya getirilerek oluşturulmuş(bir kısmıda hayal ürünü olan) toplum veya ulus medeniyeti kavramı sorgulanmaktadır.

kitabın bitişinde nasıl bu enstitü (temelleri sağlam olmadığından)çöktüyse günümüz ulus-devlet anlayışında ki devletlerde elbet birgün çöküş içerisine girecektir. son günlerde de tartışılmaya başlandı zaten.
1
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın