sabah ezanının verdiği korku duygusu

1 /
nasy nasy
ezanı allahın okuduğuna inandığınız günlerden kalma bir ürkmenin sabahın o saatinde yankılanan tek sesin ezan olmasıyla birleşince ortaya çıkardığı korkudur. neden korkulur ne hissedilir de korkulur bilinmez ama insan ürker birden ve bir an önce uyuyabilmeyi diler sadece..
zeus zeus
saba makamında okunduğu için insanda bu duyguyu bırakır..dedikleri gibi tam tersini hissedenler, duyunca pencereyi açıp değişik bir huzuru kendilerinde bulanlar da vardır..bunun nedenini gece boyu etrafta dolaşan şeytanlar ve cinlerin müezzinin dile getirdiği bu ilahi çağrı ile yokolduğu inancı olabilir..ama öte yandan beni de küçükken acaip korkuturdu, itiraf edeyim..herşeyden koruduğuna inandığım yorganımın içine kafamı sokardım..bitmesini beklerdim..ama uyuyakalan, geç okuyan müezzinlerden dolayı baya uzun sürerdi..uzun bir süre tüylerim diken diken olurdu..
tazmanya canavarı tazmanya canavarı
okunuşunun farklı oluşunun yarattığı tedirginliktir, çoğu farklı olanının tedirgin etmesi gibidir. akşam ezanı okununca ben mesela annemden korkardım ezandan değil de. annem farklı mıydı peki? yoo bildiğiniz anne işte, geç kalınca kızıyordu. *
bjaso bjaso
korku değildir o aslında, hüzündür.. biten gecenin huzuru ile başlayacak günün yüklediği sorumluluk arasına sıkışan bir duygu. yaz olsun kış olsun illa ki o saattir. geç değil, erken değil.
ışığım ve gölgem ışığım ve gölgem
sabaha karşı gecenin şehveti biter ve sabahın nuru zuhur eder,ve güneş ziyası ile bütün kirlilikleri ortaya çıkarırır,işte tam da böylesi bir ambiyansta günahkarlar korkuya bürünür ve yaptıklarından ötürü allah'ı hatırlar,ezanın mistik havası da doruk noktalara ulaşınca sabah ezanı korku verir,bu korku aslında allah'a olan inançtan gelir,öyle ya allah'tan korkmayan için ezan sesinin insan çığlığından başka bişey olmadığını düşünenler de yok değil hani.
megae megae
müezzin ile alakalıdır genellikle kimi zaman sesi kötü bir müezzin insanın içinde ürperti oluştururken sultanahmet gibi bir yerde dinlenildiği zaman garip bir huzur dolmaktadır...
ahmak ı hayal ahmak ı hayal
havanın ağarmaya başladığı vakitler. günün alacakaranlık vakitleri. bilen bilir, eskiler alacakaranlık için "dostun düşmanın seçilemediği vakitler" derlermiş. işte tam bu vakitlerde, uyku tutmamış zor bir gecenin sonunda, pencereden bomboş sokağı seyrederken, tanımadığınız bir adam, bilmediğiniz bir dilde, bin dört yüz yıldır okunduğunu bildiğiniz bir çağrıda bulunuyor. ve siz bu sesin dünyayı ne kadar çok etkilediğinin, değiştirdiğinin farkındasınız. inançlı da olsanız, inançsız da olsanız, pencereden gördüğünüz alacakaranlık manzaraya fon müziği olan bu sese ürpermemek zor sanırım biraz.
1 /