sabahattin ali

47 /
genç atsız genç atsız
büyük üstattır.

bizim millet demagojiyi sever. kendisinin yaşam öyküsü acıklı bir şekilde bitmese idi şu an bu denli popüler olur muydu orası meçhul. bugün, pucca lakaplı türkiye'de dizüstü edebiyatı akımcılarından olan arkadaş katledilse, gelecek jenerasyon kendisini 20-30 yıl sonra bu edebiyat akımının üstadı yapmakla kalmayıp popülerleştirecektir. çünkü bizim millet acıtasyondan hoşlanır. bu örneğim belki sabahattin ali tekelinde hoş bir örnek olmadı. verdiğim örnek sabahattin ali'nin eserlerine saygısızlık olarak addedilebilir. ancak bu örneğim sabahattin ali'nin eserlerinin harikulade olduğu gerçeğini değiştirmez. örnekten kastım toplum analiziydi. görmek isteyen göz istediğini görür. gözler ki aynada sağını sol, solunu sağ gösterir. kişiye, eserine nasıl baktığınızla doğru orantılı.

türk edebiyatında biraz daha yaşasa nasıl olurdu acaba diye merak ettiğim iki üstattan birisi kendisidir. diğeri de nihal atsız. hoş nihal atsız 70 yıl yaşadı ama yine de bi 10-15 sene daha yaşasaydı da ruh adam'ın devam kitabını tamamlayabilse idi keşke.

sabahattin ali'nin sonu da böyle bitmeseydi de bizlere daha çok değirmenler, kuyucaklı yusuflar bıraksaydı. olmasaydı sonumuz böyle keşke.

kelimelerle raks eden güzel insan, ümit ediyorum ki değerinin ve kıymetinin anlaşıldığı türkiye'yi yukarıdan izleyebiliyor, tebessüm ediyorsundur.
johannstock johannstock
toplumcu gerçekçiliğin önde gelen isimlerindendir. ne yazık ki onun bıraktığı edebiyatın popülerleşmesi, üzerine apolitik yazıların yazılması gerçekten üzücü. çünkü sabahattin ali bunları yazarken yıllarca cezaevinde yatmış, düşüncesi uğruna katledilmiştir.
tuzukuruhahahi tuzukuruhahahi
"ailesi, soyadı kanunu'nda "şenyuva" soyadını almıştır. ancak sabahattin, babasının adı olan ali'yi kullanmayı tercih ettirmiştir. yazdığı tüm yazıların sonunda imzası "sabahattin ali" şeklindedir. bu sebepten soyadını ali olarak düzenlemek istemiştir. ancak nüfus müdürlüğü buna izin vermemiştir.
o yine de imzasını kullanmaya, kendisini böyle tanıtmaya devam etmiştir."
kaynak:ensonhaber.com
sasaki endo sasaki endo
3 mayıs 1944 türkçülük gününün oluşmasına sebep olan kişidir. malum davada atsız'ın şükrü saraçoğlu'na yazdığı mektuplar neticesinde türlü hakaretlere ve haksızlıklara özellikle ithamlara uğradığını düşünen sabahattin ali, atsız'a dava açar. ikilinin dava süreçlerinden ziyade geçmişte de pek yıldızları barışmamıştır.
türk ocağına gelip türlü şakalar ve cıvıklıklar yapan ali, ciddi bir meseleyi değerlendirmek yerine kendine övgü toplama hevesindedir.
atsız, ali'ye:
-siz yüksek muallim mektebinden misiniz?
-hayır, alçak muallim mektebindenim. diye cevap vermiştir.
devamında kürşad hikayesini piyesleştiren ali, kürşad'ı bir aşk meftunu olarak nitelendirir. buna köpüren atsız'a göre sabahattin ali; içimizdeki şeytan romanı ile de tam bir şehvet budalası ve geçmişini, tarihini hor görmeye hevesli ucuz bir komünistten başka bir şey değildir.
sabahattin ali'nin munzurlukları bununla da bitmez. kurtuluş savaşı'nın askeri anlamda ilk kurşun atanı kel ali lakaplı 'ali çetinkaya' ve ismet paşa'ya da türlü hakaretler içeren memleketten haberler isimli şiirini de yayınlar:
"ismet girmedi mi hâlâ kodese?
kel ali'nin boynu vurulmuş mudur?"
atsız'ın ali ile meselesi artık edebi, sosyal tartışmadan ziyade ölüm-dirim mücadelesi olduğuna kanaat getirir. kendisine düello teklif eder. ( içimizdeki şeytan makalesi)
ali, bundan çekinir. sscb'nin savaşı domine ettiği, komünizmin parladığı dönemde devletimizin içerisinde yeterince ses ve söz hakkına sahip olduğunu düşünerek atsız'ın şükrü saraçoğlu'na gönderdiği mektupları birer hakaret sayarak atsız'a dava açar.
nitekim bu dava ters teperek karşı akımın -ırkçı-turancı- güçlenmesine sebebiyet verir. bulgaristan'a iltica etmeye çalışırken de vurulur.
rene rene
" içimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu..içimizde şeytan yok... içimizde aciz var...iradesizlik var...tembellik var...iradesizlik,bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç birşey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...''
ürkek ürkek
canım ciğerim sabahattin ali ❤️

daha önce yazmıştım sana. senin kemiklerini az sızlatmadılar. kürk mantolu madonna kitabını hala okumadım. bazen sevgili d&r önüme çıkarıyor, inatla almayı reddediyorum. popüleritenin sömürmesine karşı oldukça önyargılarım var kitaba karşı. eminim diğer kitapların kadar güzel yazmışsındır. kuyucaklı yusuf, sırça köşk, içimizdeki şeytan ... bunlarla yetineceğim bir süre daha.

şarkıcı madonna faciasından sonra hele hiç. bir süre daha sevgili tribi atmaya devam edeceğim sana.
47 /