sabahattin eyüboğlu

mavio mavio
çevirdiği kitaplardaki konuların ağırlığı kendisini biraz zorlamış olabilir. gözüme çarpan özne yüklem uyumsuzlukları, bileşik cümlelerdeki anlam kaymaları ve zaman zaman hal eklerini unutmasından dolayı çevirmen olarak bazı konularda eksikleri olduğunu düşünüyorum.
hayyami hayyami
hasan ali yücel'in kurduğu tercüme bürosu'nun başkan yardımcılığını yapmıştır. yüz temel eser olarak bilinen eserlerin tercümesinde önemli rol oynamış kültür insalarından sadece birisi.
mistir loba loba mistir loba loba
kendisinin kitap üzerine "aykırı" düşünceler olarak tanımladığı düşünceleri:

- okurun iyisi her kitabı sevmeyen, kitaplık müdürünün iyisi her kitabı sevendir.

- herhangi bir kitabı oku diyenden korkma, yasak edenden kork.

- okumadığı bir kitabın halka zararlı olacağını söyleyenden daha aşağılık bir insan olur mu? olur: okuduğu bir kitabın halka zararlı olacağını söyleyen.

- bir kitapta her şeyi bulan bütün kitaplarını düşmanıdır: her şeyi bulduğu kitabın bile.

- kendi okuyup başkasını okutmayan, kendi yeyip başkasını yedirmeyenden daha bencildir.

- düşünce suç olmaz ya, olursa eğer en büyük düşünce suçu, düşüncenin suç olabileceğini düşünmektir.

- kitabına ciğerini koyanın kellesi koltukta gerek.

- bir inançtan doğan kitap nerde, bir kitaptan doğan inanç nerde.

- bir kitabı en iyi okuyan onu bir başka dile çevirendir.

- kitapların en güzeli henüz yazılmamış olanıdır.

- kimi kitap düşünceyi dondurur, kimi kitap düşünceyi eritir. buz ne kadar güzel de olsa sudan güzel olamaz.

- kitaplar kutsal olmaya başladıkları an düşünce olmaktan çıkıyorlar. oysa kitaplar düşünce oldukları sürece ve düşünce oldukları ölçüde kutsal sayılmalı.

- tanrı kitap yazsa kuş diliyle yazardı: çünkü yalnız kuş her yerde ve her zaman aynı dili konuşmakta ve hiçbir politikanın sözcüsü olmamaktadır.

- en ünlü kitaplar en az okunanlardır.

- kitap zehir de olsa panzehiri yine kitaptır yalnız.

- en kötü kitabı yazan bile kitap yasaklayandan daha saygılı ve daha az zararlıdır insanlığa.

- tanrılar tükenir, kitaplar tükenmez.

- kitap yazılı söz, söz dile gelmiş düşünce, düşünce de insanın ta kendisi olduğuna göre kitap düşmanı insan düşmanı demektir.

- kitabın iyisi her okuyuşta bir başka türlü anlaşılandır.

- bir kitabı anlamadan ezberlemek o kitaba yapılabilecek saygısızlıkların en büyüğüdür.

- kendilerinin de anlamadıkları bir kitabı oğullarına, kızlarına zorla ezberlettiren anaların, babaların işledikleri suç, hırsızların, katillerin suçlarından çok daha büyüktür.

- eskiden dinsizlere kitapsız denirmiş, bugün kitapsız sayılması gerekenler, kitap yasaklayanlardır.

- tanrılar, peygamberler değil, yalnız softalar ve sömürgenler insanları bir tek kitabı olmasını istemişlerdir.

- bütün peygamber kitapları fakirlerden yana zenginlere karşı yazılmış, sonra hepsi altın yaldızlara bürünüp zenginlerden yana, halka karşı birer silah olarak kullanılmışlardır.
olay mahalline sonradan gelen defans oyuncusu olay mahalline sonradan gelen defans oyuncusu
çağdaş türk kültür ve sanatının oluşmasında önemli katkıları olan başlıca kişilerden biridir eyüboğlu. deneme, eleştri yazıları, sanat tarihi araştırmaları, belgesel filmleri ve çevirileriyle tanınır. eyüboğlu'nun edebiyat, dil, resim, heykel, mimarlık, tiyatro, sinema konularındaki yazıları sanat üzerine denemeler ve eleştiriler adlı iki ciltlik yapıtında derlenmiştir.
diarum diarum
çevirmenliği anlamlandıran insanlardan.

iki şeye sebebiyet vermesi kuvvetle muhtemeldir. ya onun adını görmeden okuduğunuz bir yazı ya da kitab için bunu sabahattin eyüboğlu yazmıştır kesin dersiniz, adını görünce sevinirsiniz. ya da adını görürsünüz bir kitabın ilk sayfasında sırf meraktan kitabı okursunuz. değer katar çevirdiği kitaba.
agilulfo agilulfo
sabahattin eyüboğlu, yazmaktan çok dostlarıyla, sevdikleriyle konuşmayı, sorunlar üzerinde karşılıklı söyleşmeyi seven bir aydındı. onun için önemli olan yazmaktan çok düşündüğünü yaşamak, gerçekleri yerinde görüp öğrenmek, gezerek düşünmek, düşünerek gezmekti. bundandır altmış beş yıllık bir yaşam boyunca az yazması, çok gezmesi, çok söyleşmesi. ona bir yazar olarak bakınca, kendisinden bekleneni, umulanı vermemiş, sadece yaşayışıyla çevresini aydınlatmaya koyulmuştur diyebiliriz. dost seçerken eleştirici, kılı kırk yararcasına araştırıcı bir tutumdan kaçınırdı. gözleriyle düşünmeyi, yüreğiyle ölçüp biçmeyi severdi.
adım zebercet adım zebercet
ecnebi bir kitabı eline alıp, çeviren(ler) kısmına baktığınızda bu isim ile karşılaşıyorsak, o kitap okunmaya değerdir. kesinlikle o kitaba farklı bir lezzet katmıştır eyüboğlu.

atatürk'ün bizzat emriyle avrupa'ya gönderilen sayılı büyüklerimizdendir. iü'de fransız dili üzerine doçentlik yapmıştır. türk insanı için yıllarca çabalamıştır. özellikle hasan ali yücel ile birlikte köy enstitüleri'ne verdiği katkı müthiş derecede alkışa değerdir.

çevirdiği ustalara bakarsak o'nun ne kadar büyü birisi olduğunu anlayabileceğimizi düşünüyorum. montaigne, ömer hayyam ve jean paul sartre, hermann melville...