sabahları günaydın diyen bilinçsiz ve özenti insan

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR
1
üzümlü draje
önce (bkz: #128977)

kullandıkları sözcük hakikaten de havada kalır; çünkü karşısında çoğunlukla (tabii ki herkes değil) cevap vermeyecek bencil bir güruh bulunur.. sabah zor kalkılır, boktan kalkılır, mutlu, üzgün vs. ya da hava kötüdür, güzeldir.. bunlarla günaydın kelimesinin uzaktan yakından alakası yoktur, günaydın işte.. hani ucundan kıyısından sabah güzel geçsin; keyfimiz olsun manasında..
eskiden görgü kuralıydı; şimdi medeniyet afüşteliği oldu adı.. ama medeniyet afüştesi olmamak adına sabah birbirimizden bi' günaydın kelimesini de esirgeyeceksek...
aytok
aslı "günün aydın olsun" olan bir kalıp ifadenin türkçe'nin "eksiltili cümle" ve deyim aktarması mantığıyla "günaydın" şekline dönmesi sonucu oluşan "günaydın" şeklini (aslında artık bir deyimdir günaydın) kulanan insandır. türkçe yapı olarak konuşma dilinde daima kolaylığa kaçan bir dildir ( bu bir kusur değildir.). bu yüzden kimse konuşurken. "ben ve sen bugün arabayla sinemaya film izlemeye gidelim mi" demez. "akşam sinemaya gidelim mi?" der. ikinci cümlede de özne, nesne, edat yoktur ama ne denmek istendiği anlaşılmıştır. bu yüzden burada bir bilinçli olma veya olmama durumu söz konusu değildir aksine içgüdüsel olarak yapılır bu. yani kimse oturup "gününüz aydın olsun"u alıp hadi bunu "günaydın" yapalım dememiş; aksine tamamen dilin doğal temayülleri sonucu oluşmuştur bu. (cumhuriyetin ilk dönem romanlarını alın bu sözcüğü dediğim şekliyle yani "gününüz aydın olsun " şeklinde bulursunuz. özellikle de reşat nuri'nin romanlarını)
ronn
türk insanının doğallığını, içtenliğini yansıtmaz sabahları söylenen o yalın "günaydın" kelimesi, buz gibidir. bir soğukluk, bir bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılık, bir ipimle kuşağım havası, gereksiz. sabahları görmek istemediğimiz hareketler bunlar. halbuki şöyle konuşulsa sabahları ne güzel olur değil mi:

-ne lan karga bokunu yemeden kalkmışsınız!
+ya ne yapaydık yarraaam!? iş var güç var.
-tamam çok konuşma da bi siktir git çay koy.

bakın ne kadar içten, ne kadar doğal. işte türk insanının sıcaklığı, işte buram buram samimiyet kokusu.



aylar sonra gelen edit:

(bkz: uzay eriği)
1
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak ücretsizdir ve yalnızca saniyeler alır. hemen üye olun:

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın