sabahları kocaman bir yalnızlıkla uyanmak

2 /
peynir gemisinin kaptanı peynir gemisinin kaptanı
birden fazla kere, uyandığımda -atv'de eskiden bi dizinin sahnesinde izlediğimi hatırlıyorum- kendimi kabirde hissettiğim olmuştur. üstümde, yanımda görünmez bir duvar; ekran koruyucu, oyun ve oyalanma yeri dünya bitmiş ve şimdi...

ve şimdi ölüm.

ölüm. ölecek olmamız az hatırlanan ama çok çarpıcı gerçek değil mi? kafamızdaki soyut, teroik ölüm duygusundan bahsetmiyorum; "kanlı-canlı" ölüm bahsettiğim. yıl iki bin bilmem kaç ve bu dünyadan bir kaptan geçti. son an nasıl olur? hadislerde anlatıldığı gibi anlamadan kolayca mı, kolayca olsa ya. hayalimizin hedeflerimizin ne kadarını gerçekleştirdik? dünyada iyi olarak kalabildik mi?

sevgiliden, yardan, ana-babadan hatta vatandan ayrı kalmanın yalnızlığı çok acı, yalnızlık zaten çok şiddetli bir duygu.

ama gördüm ki en zor yalnızlık bm "ellerin yaptığına bakıldıdığı gün"ki yalnızlık. dünyada yalnızlığı sana azap veren annenin senden köşe bucak kaçtığı bir yalnızlık.

o gün, yalnızlığına kuran, peygamberler ve salih amellerin eşlik etmesi duasıyla.
polia polia
sabahları kocaman bir ıslaklıkla uyanmaktan yeğdir zaannımca. bir de sabahları yanlışlıkla uyanmak var o en fecisi.
2 /