sadi güven

ofansif sol bek
"akp'den gelen itirazlar üzerine mühürsüz oyları kabul ettik" beyanında bulunan yüksek seçim kurulu başkanı. seçim güvenliğinden ve seçimin adil ve hakkaniyetli yapılmasından sorumlu olan kurulun başındaki kişi, açıkça iktidar partisinin isteğiyle seçimlerde usulsüzlüğün önünü açtıklarını itiraf ediyor. nasıl bir ülke oldu türkiye? yazıklar olsun!

ysk başkanı güven: akp'den gelen itiraz üzerine mühürsüz oyları kabul ettik referandum oylamasında şaibe olduğuna dair yapılan açıklamaların ardından ysk başkanı sadi güven açıklamada bulundu. güven, "akp' temsilcisinden ge... yeni çağ gazetesi
nedbe
'ben buraya niye çıktım. hızlı hızlı bişeyler söylemeye çıktım. mühürsüz oyları geçerli saydık.hızlı konuşmam lazım. geçerli saydık. çok haklıyız. tamam ben gidiyom.'


bunların böyle karar alabilmesi de akp döneminde yaşanmıştır. gözümüzün içine baka baka sahtekarlık yaptılar. ikiyüzlülüğünüzden bıktık. tarih yazdı hepinizi. ama bsg artık gerçekten.
goygochea
ysk başkanı değil. köledir. neden mi?
1831. beagle gemisi. kaptan fitzroy kamarasını paylaştığı; hiçte tasvip etmediği, fakat görevi gereği, telkinler sonucu kabul ettiği bu adama içten içe bileniyordu.
fitzroy; 26 yaşında, muhafazakar ortodoks, frenolojiye inanan ( insanın kafatasının şekline göre karakterinin değiştiği) beagle'a 23 yaşından beri kaptanlık yapan ingiliz kraliyet donanması koramiraliydi. velhasıl doğaya ve jeolojiye meraklıydı. kölelik taraftarı, burnu havada bir ingilizdi.
kamarasını, meşhur doğa bilimci charles darwin ile paylaşıyordu. darwin, fuego adalarına yapılan bu zorlu yolculukta, kaptan fitzroy ile ilgili verip veriştirdiği anılarında:
"brezilya bahia'da benim nefret ettiğim kölelik kurumunu korudu ve övdü. bana az önce müthiş bir köle sahibiyle tanıştığını ve bu adamın tüm kölelerini yanına çağırıp, onlara özgür olmak isteyip istemediğini anlattı. tüm köleler "hayır" demiş. ben de ona, belki biraz alaycı bir edayla, kölelerin efendilerinin önünde verdiği cevabın geçerli olduğuna gerçekten inanıp inanmadığını sordum. bu onu aşırı derecede kızdırdı ve onun sözlerinden şüphe ettiğimi, artık daha fazla beraber yaşayamayacağımızı söyledi."

(tantanalı bir süreçten sonra fitzroy kızgınlığını bırakıp darwin ile uzlaşmayı seçmiştir).

gelelim günümüze, cumhurbaşkanının balkon konuşması yapacağını bilen, tebrik mesajlarıyla gerinen bir ortamda ysk başkanı sadi güven neden 'gerçek' olanı söyleyememiştir? sadi güven özgür bir birey midir? köle midir?
a la carte
ysk başkanıdır.

hani bi'aralar böyle interaktif sözlük platformlarinda, entry-nick uyumu (uyumsuzluğu )bkz.leri havada ucusurdu.

heh işte bu bey de aynı şekilde; yaptığı icraatlere bakılarak, ad-soyad uyumsuzlugunun en güzel örneği; hani futbol federasyonu başkanı olsa direkten dönen topları da gol sayar.