sadrazam hamamda

excalibur excalibur
bir ümit yaşar oğuzcan şiiri.

günlerden bir gün
hamama gideceği tuttu,
sadrazam hazretlerinin
bir yanında birinci veziri
bir yanında ikinci veziri
bir yanında üçüncü veziri.
sonra efendime söyleyeyim
peşkircibaşı,
nalıncıbaşı
sabuncubaşı
velhasıl tam dört yüz kişilik kafile
peştamal takıp girdiler hamama
geçtiler kurnaların başına
üçer beşer
sadrazam deseniz
kuruldu göbek taşına
yan gelip yattı
* * *
memleketin en ünlü tellakları
sardılar dört yanını
kimi elini kaptı, kimi bacağını
bir keseleme sürtme faslı başladı.
tam on iki saat
on iki ünlü tellak
incitmeden keselediler
hazretin mübarek vücudunu.
* * *
öylesine kir çıktı ki sormayın
her biri nah parmağım gibi
aman efendim bu ne kiri
demeye kalmadı
keselerin altında eriyip gitti
koskoca sadrazam
bütün maiyet erkânı yerinden fırladı:
- nettünuz devletliyü?
dediler tellaklara.
tellaklar cevap verdi:
- biz yıkadık, keseledik
devletlinin kirden ibaret olduğunu bilemedik.
suç bizde değil.
neyleyelim
kir bitti
sadrazam elden gitti.

not: alınteri değil copy-paste'tir, hasan pulur üstadın 06.02.2008 tarihli yazısından alınmıştır.