safinaz

1 /
aqua aqua
cem karaca'nın, bir kapıcının kızını anlattığı 19 dk süren şarkısı.

babası kapıcıdır safinaz'ın, annesi ise evlere temizliğe gider. dersleri çok iyi olmasına rağmen parasızlıktan dolayı okuldan alınır ve 16 yaşında fabrikada çalışmaya başlar. jön niyazi adında bir tipleme çıkar karşısına, o cici safinaz, niyazi ile takılmaya başlar ve bir gece uykusunda yapma niyazi diye sayıklamaya başladığında iş işten geçmiştir artık. kasım dellenir ve döver kızı, safinaz evden kaçar.....

her film mutlu sonla bitmez. toplumumuzun büyük bir kesiminin yakın olduğu durumu anlatıyor şarkı.
cyd cyd
abarii dedirten cem karaca şarkısı. türk rock tarihinin enteresan şarkılarından biri. anadolu rock operası diye anılan 18 dakikalık değişken şarkı
nectar nectar
terkedilme,rededilme,aldatılma nedenli depresyon durumlarında izlendiğinde kıskanılabilen temel reis in başrol oyuncusu.olaylar şöyle gelişir; bir yığın çikolata,pasta artık allah ne verdiyse alınır,televizyon karşısına geçilir.moral bozuktur ondan bi çizgi film izliyim neşemi buluyim denir.o anda ekranda iki erkeğin peşinde pervane olduğu safinaz görülür.allahım şu sıska,salak kadının bile aşk hayatı ne kadar renkli,eğlenceli diye düşünülüp depresyona kalındığı yerden devam edilir.
poppy poppy
izmir alsancak cami karşısındaki küçücük dükkana sahip börekçi. iki parça birşey almak için kapısında kuyruk oluşur. kimi zaman siparişle çalışırlar. adınızı yazdırıp siparişinizi verirsiniz ve sonra gelip paketinizi alırsınız. çıtır çıtır yaptıkları ıspanaklı böreğin üzerine yoktur. sırrı ise fırından çıkar çıkmaz böreği fırça ve sıvı yağ kullanarak yağlamalarından kaynaklanır. aynı zamanda poğaça ve lor kurabiyesi de çok lezzetlidir. zaten cok fazla çeşitleri yoktur.safinaz börekçiyi bilmeyen izmir'li olamaz!!!
emrahman emrahman
e sözlerini yazalım da ortalık şenlensin:

safinaz

gün doğmadan uyandı kapıcı kasım
arandıda yaktı ilk bafrasını
sonra kalktı kaloriferi
dışarıda yaman bir ayaz vardı

asiye karısı, kızı safinaz
uyuyorlardı sessiz, upuzun
dün bütün gün on numarada çamaşırdaydılar
ellerin kirini yugmaktan yorgun

yeni bir gün diye düşünmedi ki
değişik ne olacaktı ki
onca daire onca merdiven
ekmek al, bakkala git, çöp dök çöp.

yaktı ocağı çayı demledi
sonra da kaldırdı asiyesini
ben çıkıyorum dedi siparişlere
gecikmesin kızı uyandır dedi

asiye kadın zorla yekindi
of dedi bir of anam anam
kızım safinaz kalk okul vakti
daha çok uykum var uykum var anam

güz günü dökülen yapraklar gibi
öyle farksızca geçerken yıllar
asiye temizlikte kasım inçıkta
safinaz orta ikiye başlar

okusun tek taş çekerim sırtımda
okusun kul olmasın ellere diyen kasım
geçtikçe sınıfları safinaz yıl sonunda
kasılıyordu kapıcı kasım,kasım kasım

herşeyin fiatı artıyordu ancak
et, süt, bez, tuz ve yakacak
ve kitap ve defter ve kalem ve de açacak
artmayan tek şey aylığıydı kasımın
artmayan tek şey aylığıydı ancak.

fiatlar artıyordu kasımın ücreti sabit
fiatlar artıyordu safinaz okuyordu
safinazın okuduğu kitaplar yazıyordu
bir doktorun işçiden şerefli olduğunu

fiatlar artıyordu kasımın ücreti sabit
kasımın ücreti fiatlara yetmiyordu
birkaç ay daha sıktı dişini kapıcı kasım
safinaz artık okula gidemiyordu.

mecburdu safinaz da artık çalışmaya
aile bütçesine katkıda bulunmaya
okul önlüklerini ağlayarak çıkardı
daha ondördünde fabrikaya başladı safinaz.

gine erken kalkıyordu safinaz sabahları
her sabah geçerek o aynı sokaktan
kendi gibi insanlarla doldurup fabrikaları
kendi gibilerine satıyorlardı malları.

safinaz ondördünde at gibi çalışıyor
sendika yok, sigorta yok, iş güvenliği de yok.
safinaz hafta sonları sinemaya gidiyor
bekliyor filmlerdeki o zengin bey çocuğunu.

kendinden büyük kızlar kuaföre gidiyorlar
hafta sonları boyalar sürüyorlar yüzlerine
pazartesileri localardan sözediyorlar
safinaz anlamadan bakıyor yüzlerine.

safinaz foto roman okuyor, safinaz kupon kesiyor
babası kader diyor, piyango bileti alıyor
gündengüne yaşlanıyor dertleniyor anası
safinaz eve erken gelmekten sıkılıyor.

o aybaşı, aylığından pudra aldı kendine
bir çift uzun çorap, topuklu ayakkabı
pudrayı sürüp sürüp aynada baktı yüzüne
ve o hafta sonu eve biraz daha geç geldi

bir emeklinin oğluyum adım niyazi
jön niyazi de derler dostlar sağolsun
lise sondan terk okul durumu
fabrikada muhasebeye takılıyorum.

peder sağolsun levazımcıydı
çok dostları vardı o zamanlardan
eskiden yağ tüccarıymış şimdiki patron
babamın dostuymuş o zamanlardan.

okulda çok çaktım matematikten
şimdi matematikten buluyorum yolumu
ne biçim dünya bu dinine yandığım,
aç bir ufak daha kafamızı bulalım.

ha onu diyordum abiler adım niyazi, jön niyazi de derler dostlar sağolsun
geçenlerde bir yavru düştü fabrikaya, mmmm fıstık gibi, ama adı biraz faul
yani aysel diğil, canan diğil adı safinaz... hoş hepisi naz olsa ne yazar.
geçende karşılaştık iş çıkışında, çaktım beykozu dedim. 'haftasonu, hani
anlarsınya... 'bir kötü pudra sürmüş çıktı da geldi. keh, keh, keh, keh, keh.

aylardan ramazan, teravih sonrası
namazdan dönene dek bekledi karısı
gelince kasım usul usul dokandı
bu kızda bir haller var dedi asiye

kasım irkildi 'nola' dedi 'nolabilirki?'
asiye sustu başını önüne eğdi
sonra da fısıldar gibi konuştu asiye
dün gece sayıklıyordu 'yapma niyazi'

kasım dellendi fırladı yerinden
tutup dövdü kızı allah yarattı demeden
hiç ağlamadı safinaz öylece baktı babasına
o akşam çıktı gitti ve bir daha eve hiç dönmedi

baba evinden çıkıp gitmek kurtuluş mu kurtuluş mu?
düşündü mü bu yolun sonu düzlük mü ya yokuş mu?
varacağın en son nokta doğru mu yanlış mı?
nereye safinaz?

niyaziden hayır umma, ilaçsız bir kele benzer
fabrikadan yömiyen söylesene neye yeter
bak duruyor hususiler el ediyor cici beyler
nereye safinaz?

genelevde sermayesin patron alır kazancını
dostun kumarda kaybeder senden çıkarır hıncını
yıllar geçer sen çökersin dilenirsin aç avucunu
nereye safinaz?

bazen şansın yaver gider, biri çıkar evlenirsin
bazen açarsın gözünü bir genelev işletirsin
söylesenize safinazlar, bütün bunlar kurtuluş mu?
kurtuluş nerede nerede safinaz?
onbinlerce safinaz kurtuluş nerede?
eksiksizuyum eksiksizuyum
orospunun önde gidenidir. her bölümde bir kabasakal'a, bir de temel reis'e kuyruk sallar. hayır temel de godoş. her seferinde gider hatunu kurtarır. bırak kabasakal evire çevire siksin de karı görsün hanyayı konyayı.
1 /