sağlık bakanlığı

2 /
aksamustune dogru kis vakti aksamustune dogru kis vakti
zannedersem yeryüzünde muhalefet etmekten daha kolay birşey yok. kolaylarına (hatta hoşlarına) da gidiyor olmalı ki bu kafanın senelerdir meseleler karşısındaki takındığı tavır da budur.

bir olmaz, bir olumsuzluk üzerinden meseleyi temelli çözümsüzlüğe bağlıyorsun herşey güllük gülistanlık. yorgan gitti kavga bitti. sen sağ ben selamet. bugün kıbrıs'ı çözdürmeyen kafa da bu kafadır; güneydoğu'yu çözdürmeyen kafa da bu kafa.

onlar da biliyor sittin sene sağlık, eğitim ya da herhangi bir devlet hizmetinin kusursuz bir hale gelemeyeceğini. e madem o olmuyor bu da olmasın. babasının akıllı çocuğu bunlar!

denilebilir ki ben, benim vergimle bu işler yapılsın istemiyorum. e o zaman diyanete özerklik ver. dinî hizmetler diyanet çatısı altında özerkleştirilsin. kendi bütçesi, kendi denetim kurumları olsun da tam laikleşelim. yok onu da kabul etmez bu kafa. zira din işleri devlet işlerinden ayrılmalıdır ama devlet işleri din işlerine karışabilir. zararı yoktur. hatta öyle olmalıdır! niye çünkü o hükümet bu hükümet; hatta o devlet bu devlet farketmez. biz yüzyıllardır totaliter bir rejimle yönetiliyoruz. herşey devlet kontrolünde olmalı. yakında çip de takarlar bize. bakarsınız her "istemezük"ünüze 1 ytl bonus yazarlar. onla da gider cumhuriyet alırsınız.

not: tamam güneş de alabilirisiniz farketmez.
redd redd
öncelikle hasta hakları genelgesine uygundur denilerek savunulan uygulama ile ilgili olarak aşağıdaki yazıyı ki burda 7. maddeye özellikledikkat ederek okuyalım:
hasta hakları platformu.....hasta hakları kurulları ve birimleri ile ilgili sb genelgesi hasta hakları uygulamalarında dikkat edilecek usul ve esaslar 1. hasta hakları kurullarının ve birimlerinin işleyişini kolaylaştıracak fiziki mekan... hastahaklari
sonrada devletin bir genelgesi olmayıp evrensel kabul gören hasta hakları bildirgesi için aşağıyı inceleyelim:
http://www.biyoetik.org.tr/files/TBD-Lizbon%20Bildirgesi.pdf
şimdide sağlık bakanlığı 2008 bütçesine bakalım:
2008 bütçe gerç. ve beklentiler raporu maliye bakanı kemal unakıtan, ''2008 yılı sonunda merkezi yönetim bütçesine ilişkin belirlediğimiz hedeflere ulaşılmış olacaktır'' dedi. {googleads... muhasebeturk

şimdide kendi içimizden geçenlere bakalım.kimsenin kimseyi kandırmasına gerek yok. yok efendim bu ülke müslüman bir ülkedir hristiyanlar museviler azınlıktadır bu yüzden mescit açıldı diye onlarda kilise veya sinagog isteyemez diyebilirsiniz demeyin. adam gibi çıkın kardeşim geçirdik ülkenin yönetimini elimize işimize ne geliyorsa bizde onu yapıyoruz diyin. bu ülke bir hukuk devleti ve bu ülkenin müslüman vatandaşıda musevi vatandaşıda kanunlar önünde eşit,bu sebepten o adamada senin elde ettiğini vermek zorundasın.eğer sen bu ülkede çoğunluğun bir şeyler istemeye ve yapmaya gücü yetiyor diyorsan kalan azınlıkta birşeyler istemekten vazgeçip senin elindekileri yıkmaya başlayacaktır.nokta koymadan önce söylemezsem çatlarım chp nin gelip mescitleri kapatıp minibar yapmasını nasıl bir kafa yapısı ve nasıl bir ruh haliyle yazmaktasın ve düşünebilmektesin buda ayrı bir hayret konusu.diğer bir hayret konusu ise bu kadar mesciti ve bu memleketin haklarını savunurken kulladığın nickin tam bir katolik hristiyan ismi olmasıdır. ahanda bu da nokta.
edit: asıl söylemek istediklerimi unutturdunuz len bana.bu devletin bir hastanesinde işe başlayan bir doktor bugün itibariyle 1860 ytl ile göreve başlıyor. yani minimum 8 sene okuyorsunuz ve bu kadar maaş alıyorsunuz. hastanelerin durumunu ise bu memleketde hastaneye yolu düşen herkes biliyor. bakanlık bu durumdayken hastaneler resmen bir keşmekeş içindeyken masrafı ne olursa olsun şu an için buna gerek yok sadece söylenmek istenen bu.
chixculub chixculub
hastanelere mescit yapması 2002 yılından bu yana iktidarda olan adalet ve kalkınma partisinin her alanda olduğu gibi sağlık alnında da kadrolaşmasının nedeni olduğunu düşünüyorum, yani müslüman bir ülkede müslüman hastaların ibadetlerini yapmaları için harcanılan bir çaba değil. çünkü bizzat islam dininin kendisi kolaylaştırıcı olarak ifade edilen özelliklerinden dolayı hastaların ibadetlerinin yerine getirmesi farz değil(yanlış biliyorsam müslüman biri düzeltsin) kadrolaşma başa kim geçerse geçsin yapılan bir şey. doğal olarak kendisini dindar diye etiketleyen bir alt tabanı memnun edebilmek için mescit yapımı doğal karşılanabilir ancak sağlık sisteminde çok önemli sorunlar boğuşan bakanlığın bu sorunları göz ardı ederek, bu dünyada görevlerini layıkıyla yerine getirdikleri düşünülen türk sağlık sektörü çalışanlarının öte dünya için de görevlerini yerine getirmelerini sağlayarak türk doktoru ve hemşiresini cennete yollama çabası bana inanılmaz absürd geliyor. tekrar yinelemekte fayda var, bakanlık mescit yapıcam diyorsa hastaları için değil muhtemelen dindar sağlık çalışanları için böyle bir uygulamaya gidiyordur. ama beri yanda doktor, sağlık uzmanı eksikliği, tıbbi cihaz eksikliği, duyarlılık eksikliği gibi pek çok eksiklik olmaya devam edecek.
dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtaran adam
türkiye'deki sağlık sisteminden sorumlu bu bakanlıkta, personel açığı, ödenek yetersizliği, teknik ekipman eksikliği ve sosyal güvenlik sistemi çökmeye yakın bir yapı var iken vatikan'ın bütçesi, tsk'nın harcamaları, opera gibi sanat faaliyetleri ile baz alınarak yapılan tartışma ve konunun insanların inanç sistemlerine getirilmesi abes kaçmış. bence türkiye'nin böyle sorunlarla uğraşmaması lazım. ancak görülüyor ki, sağlık sistemindeki eksiklikler konuşulacağına olay burada açılacak mescitlere kadar gitmiş. bu gerçekleri gizleme zihniyetinden hükümet ve yandaşları nasıl kurtulacak bilemiyorum. operaya gitseler rahatlarlar galiba.
hotel california hotel california
hiçbir zaman işini düzgün yapmayı başaramamış bakanlıktır. il sağlık müdürlüklerinin hali bunu açıkça göstermektedir. genelde 4 katlı binalardır il sağlık müdürlükleri. müdür genelde siyasi gücü olabilen bir doktor olur. öyle idarecilikten filan anlaması gerekmez elbette. müdür yardımcıları genelde sağlık memurlarından oluşan bir kadrodur ve hiçbir konuda fikirleri yoktur. ve bu müdürlük binalarının içinde bir dolu şube vardır. ve şube müdürleri asla odalarında bulunmazlar. zaten ne iş yaptıklarının bile farkında değillerdir. herhangi bir sorununuz olduğunda asla muhatap bulamazsınız. bir odadan diğerine şutlanırsınız ve en sonunda isterseniz il sağlık müdürüyle görüşün cümlesini mutlaka duyarsınız; ama asla müdürü göremezsiniz, çünkü ya valiyle bir açılışa gitmiştir ya da sizin asla öğrenemeyeceğiniz çoook önemli bir işi vardır.


sinirliyim. elimden birşey gelmemesi sinirlendiriyor. küçücük bir ilçede tek hekim olarak çalışmaktayım. bu 3000 nüfusluk ilçeye trilyonluk masraf yapılarak 40000 nüfusluk bir ilçeye hizmet edebilecek bir hastane binası yapılıyor. 3 yıl bina atıl vaziyette kalıyor. bu esnada sanırım bir müteahhit zengin oluyor. daha sonra akp ilçe parti başkanı hastane açılmayacağını nihayet farkederek her nasıl olduysa bir günde sağlık ocağını koca hastane binasının bir katına taşıyıveriyor. 3 yıldır kullanılmayan binanın ne su tesisatı ne de kalorifer tesisatı çalışıyor. donarak sağlık hizmeti vermeye çalışıyoruz. tüm bunları anlatan bir dilekçe ile müdürlüğe gittiğimde tüm kapılar yüzüme kapanıyor ve geri dönüyorum ilçeme.

yüzüme kapanan kapılar mı...

mali işler şube müdürü:

yerinde yok, x beyin odasında deniyor buluyorsunuz, sizi personel şube müdürüne yolluyor..

personel şube müdürü:

yerinde yok, x hanımın odasında solitaire oynuyor, yüzünüze bile bakmadan yataklı tedavi şube müdürüne yolluyor.

yataklı tedavi şube müdürü :

yerinde yok, örgü ören hanım henüz gelmediğini söylüyor. müdür yardımcısına yönlendiriyor sinirli şekilde.

il sağlık müdür yardımcısı:


yerinde yok, valiyle açılışa gitmiş, telefonlarına asla ulaşılamıyor..


saydırarak çıkıyorum müdürlükten. ilçelerde bulunan tek banka ziraat olmasına rağmen maaşlarımızın neden vakıfbanka yattığını anlıyorum birden müdürlük binasının önündeki vakıfbank atm'sini görünce. e yorulmasınlar tabi akşama kadar örgü, fal, açılış, çay derken insanda hal kalmaz maaşlarını da hemen alıversinler böyle müdürlük önünden!!
fulya oktem fulya oktem
kullanım süresi dolan kızamıkçık aşılarının hamile kadınlara uygulanmasında herhangi bir sakınca gösmeyen bakanlıktır. şu an itibariyle olayın ilk sonucu; çocuklarının engelli doğması riskini göze alamayan en az 60 kadının bu yüzden kürtaj olmasıdır.
(bkz:http://www.egedesonsoz.com/default.asp?sayfa=haberdetay&hID=64948&haber=60-kadini-kurtaja-zorlayan-skandal

gebelere yapılması uygun olmayan aşı yüzünden izmir’de 60 kadın kürtaj olmak zorunda kaldı...
elpinoras elpinoras
skandaldan skandala koşan kurum.
son kullanma tarihi geçmiş aşıları hamile kadınlara enjekte etmiş şimdi de. sahi radyasyonlu çayı, "bakın ben içiyorum bana bir şey olmuyor" diyerek içenler yönetiyordu en son değil mi...

60 kadını kürtaja zorlayan skandal ! gebelere yapılması uygun olmayan aşı yüzünden izmir'de 60 kadın kürtaj olmak zorunda kaldı.süresi geçmekte olduğu iddialarıyla gündeme gelen kızamı... milliyet kadini kurtaja zorlayan skandal &kategoriid=15
gyroscope gyroscope
artık ssk ve emekli sandığı emeklilerinin aldığı ilaçların,%30 unu maaşlarından kesen kurum.

devlet ve özel anlaşmalı hastanelerde olunan muayene,tahlil ve rontgen gibi işlemleri de,%40 oranında maaşlardan 1.5 ay önce kesmeye başlamışlardı.

artık ''emeklilerin amına koyalım'' mantığını çalışma prensibi edinmişlerdir.düpe düz,bu saaten sonra yaşasanız ne olacak demeye getiriyorlardır.

yazık ülkemin haline....
mental retardasyon mental retardasyon
sağlık bakanlığının fantastik açıklamaları oluyor zaman zaman.
şimdi de domuz gribiyle alakalı attırmışlar sağa sola!

adam çıkmış diyor ki;
"bu kadar domuz gribinden ölen oluyor. tehlike çok büyük. bu nedenle aşı olmalısınız. görüldüğü gibi aşı olmak domuz gribine yakalıp ölmekten daha tehlikeli değil."

şimdi bu nasıl bir cümle lan? aşı lan bu, zaten hiçbir tehlikesi olmaması lazım değil midir? aşı lan aşı, hastalığı önler. açıklamaya bak. bir sağlık bakanından şuursuz açıklamalar...

şöyle dedi bence aslında;

"olm hepimizin gideceği yer orası, hepimiz ölecez, domuz gribinden ölmezsek bir yerde trafik kazasından ölecez, olmadı yakılırsınız, olmadı illaki bir yerlerde birileri bir şeylerden tahrik olur sizi toplanıp döverler. belkide yakarlar. (bakınız alperenler). aşı bunlardan daha tehlikeli değil ki! haksız mıyım? bence aşı olunuz! evet."
screw you guys im going home screw you guys im going home
valla domuz gribi olayında göte gelen bakanımızın uğrak yeri... başbakan çekildi kenara , muhalefet çekildi bir öbür yana, vatandaş zaten bilmiyor ne halt dönüyor, olan yazık garip bakana oldu soktu bir tarafına şırıngayı.. hocam adam akıllı bir deney yapıp bunu desteklemek yerine niye biz kolayına kaçıyoruz.. çaylar kanser yapar deriz, bakan çay demler... sular da zehir var deriz sürahisiyle melih gökçek amcamızı görürüz şimdi de şırıngalı sapık gibi her yerde bir doktor... sonumuz hayrola..
usako usako
milli eğitip bakanlığıyla el ele verip kantinlerde gazlı içecek satışını yasaklamaya karar vermişler. *
neyse ki bizim okulda kantin yok. *
olsaydı acımazlardı. eğitim kurumlarında sigara satışını yasaklayan zihniyet ne de olsa. *

ulan iyi ki liseden falan mezun olmuşum. düşünsenize, kola yok okulda. allah akıl fikir versin lan. aboo.

edit: kaynağımızı vermeyi unutmuşum; kantinlerde kola, gazoz satılmayacak - hürriyet sağlık bakanlığı, milli eğitim bakanlığı'yla birlikte sağlıklı beslenen öğrencilerin ödüllendirilmesini öngören "beslenme dostu okul projesi" hazır... hurriyet

edit2: o değil, şimdi aklıma geldi. gelir düzeyi düşük semtlerdeki okullara süt dağıtılıyormuş. herkes sağlıklı beslensin ya... ama gelin görün ki, deveye diken, insana siken hakikaten dedirtiyor insana: hastalardan öğrendiklerim doktor bey; hadi öğretmen baştan savma konuştu siz neden aynı tarz kaleme aldınız? dr'un blogu demek bende nokia,mercedes neyse o demek.o kalite de... blogspot

ha kesinlikle yanlış anlaşılmasın. kötü değil okullara süt dağıtılması. ama bilene işte. neyse sövmeyeyim ben yine.
lapatos piços lapatos piços
sigaranın iktidarsızlığa neden olabileceğini anlatmak için seçilen fotoğrafın, ''türkiye gerçeklerine uygun olmadığını'' ve yarı çıplak bir çiftin bu şekilde gösterilmemesi gerektiğini savunan bakanlıktır.
van den budenmayer van den budenmayer
13 kasım 2010 tarihinde yapılan, hazırlığını eğitek'in yaptığı ve yaklaşık 40.000 adayın başvuru yaptığı sağlık bakanlığı engelli memur sınavını eline yüzüne bulaştırdığı söylenen kurum.

engelli ve memur forumlarında belirtildiğine göre; işitme, ortopedik ve zihinsel engelli adayların soru kitapçıkları ile lise mezunu ile ön lisans mezunu engelli adayların soru kitapçıkları birbirine karışmış. kimi yerlerde sınav ortasında soru kitapçıkları hatalı diye değiştirilmiş, soru kitapçıklarının değiştirildiği yerlerde geçen süre dikkate alınmadan normal sürede sınav bitirilmiş, tekerlekli sandalyeli engelliler yüksek katlarda sınava alınmıştır.

ayrıca yine sınav öncesinde sınav tarihi ve giriş yerleri belli olduğunda bir çok adayın sınav giriş belgelerindeki bilgiler yanlış gösterilmiş; lise mezununun ön lisans mezunu, ortopedik engellinin zihinsel engelli olarak kayıt edilmesi gibi.

kaynaklar:

memurlar.net - forum memurlar.net üyelerinin buluştuğu forum platformudur. memurlar
engelliler.biz platformu - senin bedenin, sorun etmeyi bırak artık! engelliler, engelli olmak, sakatlar, sakatlık vs. hiç de sandığınız şeyler değil... |tekerlekli sandalye, akülü tekerlekli sandalye, akülü sandalye| engelliler
2 /