sagra special

van den budenmayer van den budenmayer
küçükken yani tam olarak 20 yıl önce adapazarı'nda hemen her cuma dersaneye gitmeden önce yan komşumuz olan arkadaşımla uğradığımız yerdi. tren garı'nın tam karşısındaki tcdd lojmanlarından çıkıp sola dönerek doğru sagra special'e giderdik. bilenler bilir; yeni camii'nin (atatürk bulvarı istikametinde) çaprazında kalıyordu. yaklaşık 1 km kadar bir mesafeydi. harçlığımız kadar çeşmesinden çikolata alır tekrar eve doğru döner bu sefer lojmanların solunda kalan sakarya büyük dersane'ye giderdik. burası da evden 150-200 m. uzaktaydı. zamanla bu ağzı açık çikolata kaplarını dökmeden dersane çantasında taşıma yollarını, tenefüslerde çikolatayı yemek için kantinci abi'den ülker çokokrem'in sadece minik plastik kaşıklarını isteme yollarını geliştirdik. iyi enerjimiz varmış o zamanlar vallahülazim.

şimdi ise sigara içmek için mutfağa gitmek gerek; götümü yerden kaldırmaya üşeniyorum terbiyesizim.
chacharon chacharon
doldurma sarelle satan dükkanlardı. gözünüzün önünde doldururlardı.
vakti zamanında babam hep alırdı, bebeyiz o zaman seviyoruz böyle şeyleri. ehh özlüyorum bazen o zamanları.
jakabo05 jakabo05
şimdilerde tarihe karışmış çikolata butikleri zinciri. çok eskiden baya baya bir furya halinde birçok şehir merkezinde varlardı. iyi ki de varlardı. özellikle bayramın arefe günü gidilir, bayramda gelecek olan misafirler için çikolata-türk kahvesi-kolonya vb. gibi temel alınacakları anne-baba alırkene, bizlerde diğer taraftan görüntüsüyle cezbenden (u: hatırlarsınız hani böyle janjanlı şekerler, dışı boncuk gibi süslenmiş drajeler filan) o enfes ürünlerden tırtıklardık. arefe gününün akşamında yapılan bu alışveriş, belki de biz o zamanın çocukları için o günün ve ertesinde gelecek olan bayramın en müstesna keyfiydi. ama ne olduysa, kıran girdi sanırsam, artık ne yazık ki maziden güzel anılarla hatırlanan birer hatıralar.

(bkz: o değilde bir tadelle vardı noldu ona)
karyatid karyatid
çok paramızı yedi lan bu çikolata dünyası öncesi dükkanlar. tüm çocukluk harçlıkları musluktan akan bir damlası bile değerli çikolataya az mı gitmedi. bir beyaz kutu, üzerinde kırmızı kalpler...
mevlüt şekeri hüznü mevlüt şekeri hüznü
çok tırttı kendi kapları, böyle ince plastik; ama içeriğin karizması kabı mabı hiçe sayıyordu ellaam.

bir çeşmeden fındık ezmesi, öbüründen de sarelle akardı. fındık ezmesini ilk bu çeşme aracılığıyla yedim ve böyle sürme tatlılarda muhakkak ki fındık ezmesi birinciliği alır gider. çok acayip, aldığımız o günü bile çok net hatırlıyorum. kuzenim gelmişti, arabasıyla onu sahile indirmiştim, arabayla yol nası gidilir bilmediğimden azcık şaşırmıştım. sahilde gezerken mağazaya girip çeşmeden hem sarelle hem fındık ezmesi almıştık. çok sevinmiştim la.

şeker bayramı şekerlerini bu dükkanlardan alanları hep kalburüstü aile olarak bilmişimdir. hâlâ da bir evde sagra marka bi şey görsem aklıma zenginlik, en azından rahatlık gelir.
princess of anatolia princess of anatolia
doksanların yine güzide hatıralarından biridir.

çikolata şelalesinin doksanlar versiyonu gibi bir şeydi. kaseler vardı, onların içine musluklardan fındık ezmesi ya da çikolata koyardınız.

aşağı ayrancı'da, benim okulum olan ahmet vefik paşa ilköğretim okulunun yakınına açılmıştı bir tane. haftada iki üç kere dadanırdık oraya. nasıl muhteşem lezzetli olurlardı.

bir de hediye olarak kalpli kalem kutusu falan verirlerdi.

keşke yine olsalar...
lavandula lavandula
burası benim çocukluğumun hafızama kazınan anlarından biri. nasıl mutlu oluyorsam artık oraya gittiğimizde düşünün. sınıf arkadaşımın babasının sagra dükkanı vardı. her zaman da alınan bişey değil o zaman. allahım babamla o dükkana gitmek ve orada 5dakika geçirebilmek ne kadar heyecan vericiyse bi çocuk için hiç unutmuyorum. şimdiki gibi çeşit çeşit paketlemeler süslemeler abidik şeyler yok tabi 90larda burda. her şey sade. ama o çikolatanın tadı başka. musluktan fındıklı sagra akıyo ya düşünsene...benim için hala heyecan verici gerçi de. o zaman başkaydı. benim favorim hala fındıklı olan bu arada.