sahaf

1 /
iris iris
ikinci el kitap alınan-satılan dükkan. taksim'deki sahaflar çarşısı'nda bi sürü vardır bunlardan. saatlerce sıkılmadan raflar karıştırılabilir, akla bile gelmeyecek güzellikte kitaplar bulunabilir (özellikle çizgi roman konusunda hazineler yatar bence) ve makul fiyata bi dolu kitapla çıkılabilir. sessiz sakin olur her zaman, eski kitap kokusu bir garip huzur verir.
fashiondesigner fashiondesigner
medrese ögrencilerinin, beyazid camii ve fatih camii etrafında eski kitaplarını satmasıyla başlayan ve kelime anlamı "elden düşme kitap alıp satan kişi" olan osmanlı döneminden kalma bir meslektir.
hopeless hopeless
hem kitap alıp satan kişiye hem de kitap alıp satılan yere denir. kullanılmış ve eski olmasına rağmen en değerli kitaplar bu mekan ya da kişilerdedir. sahhaf şeklinde de yazılabilir.
seyrengiz seyrengiz
eskiden, kitapların baş sayfasina " ya kebikeç" yazılırdı. inanışa göre 'kebikeç' o güzelim el yazmalarını hamam böceklerinin ve güvelerin şerrinden koruduğuna inanılan cinin adıymış. yolunuz bir sahafa düşerde gözünüz tozlu raflara ilişirse ucundan o kitabı çevirip tatlı kebikeç kelamına göz kırpın...
maia maia
uzun zamandır kendimi hiç bu kadar rahat hissetmemiştim. gittim alsancak'taki sahafıma, saatlerce kitap baktım-back cover falan okudum. harlequin romance de aldım, silhoutte de aldım; it'in ingilizcesini de aldım, bir sürü bir sürü kocaman hiç okunmamış roman aldım. mutluluk bu olsa gerek.
alternatif maliyet alternatif maliyet
ortalık kendini pokemon sanıp balkondan atlayan çocukların büyümüş halleriyle -hayalperest ve manyak- dolu olduğundan şu ıssız adam salya sümüğü yatışana kadar gitmekten korkuyorum buralara. bir de acılı kızımızın* "yaşanmışlık" hikayesi varmış sanırım bu ikinci el kitaplar üzerine, ona da ayrı kafam girsin. "yaşanmışlık" ne yavrum? hastaysam selpak melpak bulana kadar kitabın ortasına hapşırırım ben, hiç affetmem; ikinci el kitabın yaşanmışlığı ancak budur. elindeki kitabın önceki sahibinin tuvalette ıkınırken bunu okumadığını nereden biliyorsun, çıkınca da camdaki sineğin üstüne bu kitapla patlattıysa bir tane, hı? hiç romantik değil, değil mi kuzucuğum?

engelliyorsunuz ulan beni. muhteşem ciltli harika baskılı klasikleri bulabileceğim tek yer burası artık; böyle baskılar ortada yok, olsa da bayılacak o kadar para yok. mecburum sahaflara. gidin filminizi mor hırka converse kedi nescafe kupası temeline oturtun, o kadar yazdık burada, yakışır.

not: kitaplarımı sahaflara satmıyorum ben, sağlığınız tehlikede değil yani merak etmeyin.
maia maia
hayvani koca ciltli harry potter'ların orijinalini 15 tlye alabileceğiniz yer. hiç okunmamışlar hem de.

ne büyük saadet.
391693 391693
hemen hemen istediğin her kitabı bulabilirsin.kitaplar dağınık gibi gözükse de aslında derli topludur.kişisel gelişim, polisiye, aşk, bilim kurgu romanları hepsi ayrı raftadır.biz bilmeyiz ama sahaf sahibi o an konuşur kitaplarla ve bize verir istediğimiz kitabı hemencecik.böyle olması bana bir parça gizemli gelir..
ilaç ilaç
nadir kitap adında bir site kurmuşlardır.
başta kadıköy sahaflarının voltronu oluşturması ve ardından dökülen, kendi başlarına bir site kuracak özerklik ve bağımsızlıktan yoksun kalmış beyoğlu sahaflarının da birleşmesiyle.

sahaf olayını beyoğlu ,kadıköy değil de beyazıd meydanına kitlemiştim bir zamanlar, eski hat sanatları müzesinin olduğu kısımda tezgahlarıyla boy gösterirdi bu insanlar, uzun yıllar burda takıldıktan sonra eminönü belediyesinin çok faydalı bir iş yapıp bu tezgahları buradan kaldırması sonucunda öksüz kaldım.
ben en değerli kitaplarımı hep bu insanlardan almıştım, çok ucuz ve tahmin edemeyeceğiniz kitaplar hep buraya düşerdi.daha sonra bu insanlar özbek pasajında bir oluşuma gittiler, lakin işin eski tadı kalmadı, hani iş ticarete döküldü, dükkan kiraları, elektrik ,su derken faturalar kabarınca eh bu insanların da elinden bir şey gelmez oldu.
yine de en ucuz kitabı alacağınız adresler de buradaki özbek ile yanındaki pasajdaki sahaf dükkanlarından temin edilebilirdi, şimdilerde onlarda piyasa koşullarına boyun eğmiş gözüküyor.eski bedava kitap tadı yok hani...
talisman talisman
trabzon da hoş bir örneği için (bkz: serüven kitabevi)
çok uygun fiyata neredeyse hiç kullanılmamış kitaplar alabilirsiniz. hatta bir ara hüdüklenip * korsan mı bunlar diye sormuştum. meğer kapanan kitapçılardan topluyorlarmış kitapları, hepsinin üzerinde bandrol var.
dendelis dendelis
ıssız adam'ı seyrettiğimden beri acayip bir takıntı gelişti bende. artık sahaflara gidemiyorum. yürürken insanların aklından geçecekleri düşünüyorum. (sanki herkesin işi gücü ben. ) yani ben onların yerinde olsam düşünürüm böyle şeyler. "bak! filmde gördü, sahaflarda gezen, üzerinde yaşanmışlık olan kitapları seven kız ayaklarına yatıyor." diyeceklermiş gibi geliyor bana. utanıyorum.
geçenlerde, mutlaka gitmem gerekti. nerdeyse kılık değiştirecektim. pazar sabahı on buçukta çıktım evden. güneş gözlüğümü taktım. galatasaray lisesi'nin etrafında bi' süre dolandım. sonunda cesaretimi toplayıp balık pazarı'ndan içeri attım kendimi. kimseler yoktu. sahafların çoğu da açılmamıştı. oooh bi' güzel dolaştım. aradığım kitabı da bulamadım ama neyse.
1 /