sahra

anosias anosias
kanal dnin yeni dizisi. başrolünde ise bizim hep simsiyah saçlarıyla tanıdığımız arzum onan oynuyor. kendisinden ölesiye nefret eden üvey ablasıyla kocasını aynı yatakta basan sahra adlı çok zengin bir kadının öyküsü.
dengesiz çay tabağı dengesiz çay tabağı
bir minicik sahracık varmış kırlarda koşar koşar oynarmış tadında insan bozması birşeydir bu model,bir yerlerden kolpa üzerine kurulu çilingirlerin baş kahramanıdır,bilet der para der irlanda der yok orda böcek varmış der bir şekilde kandırır hizaya sokar ne olduğunu anlamadan yakınınız olur hayır bir de ne zaman nerde olduğunu kestiremez çekirge ile kelebek arasında bir döngüde tadarsınız bu şahsı mubareği.hayallerin parlak kahramanı,olmasa da güzel planların karakter oyuncusu,''gitmesek de gelmesek de o köy bizim köyümüz''ün en bir güzel ifadesinin izdüşümü.ben gittim sen de gel diyerek cümlelerimi nihayete erdirirken kendisine buharlı bir perdenin arkasından ''ben yaşamaya gelmedim öyle bir bakıyordum der'' güzel parıltılı gözlerinden sevgi ve hasretle öperim çayımın en yoğun şekeri...(çayı şekersiz rakıyı susuz içerim)
üretim hatası üretim hatası
8 saatlik ders sonrası, umutsuz durumdayken, 'şimdi ben ne desem' aracılığıyla tanıştığım, kendisi o gün, bir önceki gece içtiği bira, likör ve viski sentezinden dolayı mide bulantısı çekse de, bana içinde çokodamla olan kakaolu pasta ile ıspanaklı böreği tv karşısında yedikten sonra garfieldvari bi rahatlamayla koltuğa uzanmışım hissi veren ender insanlardan biri.
şimdi ben ne desem şimdi ben ne desem
dünyada tanıdığım en iyi insanlardan birisi.hiç kimseyi kırmayan,sırlarını paylaşan,destek olan,yorumlarda bulunan,ardından "hıııgghh hhıııgghh hıııgghh" diye içten gülen,bizi gülüşüyle de güldüren,bir dönem küçük bir bunalıma giren (duyduğuma göre),paşalar gibi de atlatan,hayat dolu bir dost.
verdiği sözü sonuna kadar tutmaya çalışan günümüzde nadir bulunan insan.örneğin bir gün buluşacaktık.okuduğum fakülteye gelecekti.gün içerisinde bekliyorum ne gelen var ne giden.telefonlarıma cevap da vermiyor.son ders bitikten sonra telefonum çalıyor ve sahra "ben şu an acilin önündeyim,beni almaya gelsene" diyor.derslikler hastanenin içinde olduğu için bir koşu acilin önüne gidiyorum.birşey oldu sanıyorum.
sahra "dün gece bir sürü şey karıştırdım dostum;viski,cin,bira,bi de asit tadında portakal likörü.sanırım kendimi zehirledim.sizin okulda doktor var mı, kötü olursam?" diyor.
ben de "burada her yer doktor kaynıyor,merak etme." diyorum.
o kadar içkili ki hastaneye geldiğinin bile farkında değil.yalnızca sözünü yerine getirdiğinin farkında canım dostum.
sahra sahra
arapça sahara kelimesinden gelir ve çöl manası taşır.
dünyanın en büyük çölü, kuzey afrikanın akdeniz kıyıları , atlas okyanusu ile kızıldeniz arasında 8 milyon km2' yi aşan bir alanı kaplamaktadır. yaklaşık olarak abd kadar bir yüzölçümüne sahiptir.
nil vadisi hariç olmak üzere sahrada yaşayan nufusun 1,5-2 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir. bunun yaklaşık yarısı göçebedir. ticaret kervanlarının çok eski zamanlardan beri sahraya girdikleri ve tekhörgüçlü devenin kullanılmaya başlamasının ticaret akımlarını kolaylaştırdığı bilinir. yılda 100mm'den az yağış alır. sahraya ilk defa 18 şubat 1979'da kar yağmıştır.
büyük sahra çölü
willy wonka willy wonka
trabzon'daki ilk itüsözlük zirvesinde tanıdığım anında ısındığım insandır. yorumları harikadır. ayrıca sarhoş olmak istedi mi sarhoş olabildiğini bize göstermiştir. gecenin ilerleyen saatlerinde yaptığımız muzipliklerin parçasıdır.