said nursi

1 /
whisper whisper
1873'te bitlis'in nurs köyünde doğmuştur. nur risalelerini yazmaya başladığı döneme kadar kendini eski said olarak görür. daha sonra yeni said dönemi başlar. kendini halkın, kaybolmaya yüz tuttuğunu düşündüğü imanını yeniden kuvvetlendirmeye adadığını söyler. bunun sonucunda risalei nur külliyatı ortaya çıktı.
iki ekmek bir malboro iki ekmek bir malboro
said nursinin hayatı hapis, sürgün, mecburi ikâmetlerle doludur. osmanlıya karşı mücadele etmiş, tımarhaneye atılmıştır. tek parti döneminin bir numaralı düşmanı olmuş. dp zamanında 765 risale-i nur davası görülmüştür. kabrinde bile rahat bırakılmamıştır.
1960 ihtilalindan urfadaki mezarı kazılıp türbesi bilinmeyen bir yere defnedilmiştir.
eksiksizuyum eksiksizuyum
12 adet seyyare (yani diyor ki güneş sistemi'nde 12 gezegen) olduğunu iddia eden kişi. sabahları sabah namazı kılmadan tütün içmeye başlarmış; kaçağından. "tütün de içki gibi haramdır" diyen bazı din alimlerine karşı tiryaki müslümanların en büyük tutanağı:"o da içermiş efendim..."
neverland neverland
atatürke deccal diyebilecek kadar ileriye gitmiş bir tarikat şeyhi.


said nursi'nin yazdıkları risale-i nur adı altında derlenerek yayınlanmıştır. bunlar said nursi'nin başlattığı nurculuk tarikatının temel kaynaklarını oluşturmuştur. said nursi, kuran'ın çeşitli ayetlerinde risale-i nurların haber verildiği kanısındadır.
said nursi risale-i nurları kuran ile eşdeğerli veya onun benzeri bir kaynak olarak belirlemektedir. risale-i nur'un said nursi'ye allah tarafından verildiği ileri sürülmektedir. oysa, islam'da tanrı tarafından verildiğine inanılan kutsal kitapların sonuncusu kuran'dır ve islam'ın peygamberine verilmiştir.

said nursi'ye göre "kuran'ı kerim'in ruhu, risale-i nur'un cesedine girmiştir."* ve "risale-i nur kuran'ın bir aynasıdır."* risale-i nurlar hakkında ortaya konulan bu değerlendirmelerin, tanrı kelamı olan kuran'a eşit veya ortak olan bir bir başka şeyin varlığına inanmak anlamına geldiği açıktır. böylece, peygambere ve kuran'a şirk koşulmuş yani islamiyet'in en büyük günah saydığı bir fiil işlenmiş olmaktadır.

şerif mardinin said nursi hakkında 1989 yılında amerika'da ingilizce olarak çıkardığı ve 1992 yılında türkçe'ye çevirilen kitap* akıllara ziyan bir kitaptır. birçok insan bu kitabın birileri tarafından "ısmarlanarak" şerif mardin'e yazdırıldığını düşünmektedir.

kitapta şerif mardin said nursi'den hayranlıkla bahseder. hatta şerif mardin said nursi'nin bazı kerametlerini bile anlatır. kitabı okurken çok açık bir biçimde bir nurcunun kitabının okunduğu izlenimine varılabilir.

şerif mardin, din ve siyaset, adlı kitabında laikleştirici reformları "kişiyi söndüren islami ahlak ve emirler" karşısında ve "batı toplumunun özgürlükçü ve yaratıcı kimliğine" ulaşmanın yolu olarak görmekteyken, atatürk'e "günahkar", "süfyan", "nefreti ammeye layık adam", "deccal", "islamın en büyük fitne-i diniyelerinden biri..." demiş bir adamın düşüncelerine bu kadar saygı duyması çelişki değildir de nedir?

said nursi eylem çizgisinin tümü boyunca egemenlerle işbirliği içinde olmaya büyük özen göstermiş ve amaçlarını gerçekleştirmede esas olarak egemen konumda olanlardan sağlayacağı desteğe güvenmiştir.
1890'larda van valisinin yanındadır.
egemenlerle işbirliğine gösterdiği özen, 1913'te bitlis'te patlak veren bir isyanı bastırarak güçlerini kanıtlamalarından hemen sonra jön türklerin gizli servisine katılmasında açıkça görülür.
1950'den sonra iktidara geçen demokrat parti yöneticileriyle omuz omuzadır.
1960'da ölümünden sonra izleyicilerinin mspyi değil de egemen güçlerin partisi niteliğini taşıyan apyi desteklemiş olmaları da daima egemen çizgi doğrultusunda belirmiş olan temel yönelişinin bir uzantısı gibidir. bu desteğin 12 eylül'den sonra büyük ölçüde özal'a ve çiller'e kaydığı bilinmektedir.

not: yazıda prof. dr. alpaslan ışıklı'nın "said nursi, fethullah gülen ve laik sempatizanları" kitabından alıntılar vardır. hatta çok vardır.
anky anky
kendisi aslen bir gazetecidir. ikinci abdulhamid han zamanında fatih camiinin minberinden sultanın aleyhine vaazlar vermiştir. sultandan doğuya üniversite yapacam diyerek para almıştır ve bildiğim kadarı ile orada bir üniversite kurulmamıştır. ittihat ve terakkicilerle beraber olup selanikte hareket ordusuna konuşma yapmıştır ve sultanın tahttan indirilmesinde bir hissesi vardır.
milli mücadele döneminde ilk mecliste bulunmuştur. sonrasında kendiliğinden yazmadığını iddia ettiği güya kuranın modern tefsiri olan safsatalarını etrafına topladığı öğrencileri aracılığı ile çoğalttırmıştır. fakirlik edebiyatı yaptığı halde hiç kimsenin arabası yokken kendi özel arabası vardır. tarikatçi olmadığı halde, konu hakkında bilgi sahibi bile olmadığı halde tarikatlerin aleyhine laf söylemiştir. zaman iman kurtarma zamanıdır diyerek insanların imanlarına kastetmiştir.
bu gerekçelerden herhangi biri dahi onu sevmemem için gerek ve yeter şarttır.
fubo fubo
istanbulda odasını kapısında şöyle yazmakta imiş " her soruya cevap verilir,asla soru sorlmaz" o yaşta böğle birşeyi söğleyebilen bir insan hakkında hiç birşey bilmeden atıp tutulan ama kendisini matematik ve fiik gibi dallarlada uğraşıp daha çok genç yaşlarda osmanlı ile ilgili bir soruyu cevaplayıp isminin bediüzaman (bulunulan zamanın en iyisi) zamanın mısırda ki eser üniverstesi rektörü tarfından bu sıfat yakıstırılan kişi.
höytfield höytfield
türk tarihinin son yüzyılında gerçekleşen hemen hemen her isyanda payı olan (31 mart, şeyh said, dersim...), islamı kendi bakış açısıyla değerlendirmekle de kalmayıp, bu bakış açısının hakiki islam olduğunu savunan şahsına müceddid diyen ve orta yaş döneminde sultan 2 abdülhamit tarafından tımarhaneye kapatılan din bilgini. (!)

atatürk'e deccal dediği de rivayet edilmektedir. ancak devrimlerin yılmaz muhalifi olduğu kesindir.

(bkz: kanla abdest alanlar)
(bkz: neden atatürk niçin laiklik)
1 /