saksafon

2 /
sofist tepen sokrates sofist tepen sokrates
porno film müzikleri yüzünden yerin dibine sokulup, insanlığı, hayran olunması gereken o buğulu sesinden tiksindirmiş enstrümandır. her kadın bacağında, her erkek malafatında, her gelişte, her gidişte saksafon bazlı bir müzik, elbetteki zihinlerde "cünup enstrüman" olarak yer edecektir. ha saksafonu bir enstrüman olarak bizlerden soğutan bir ikinci fasilite de insanlığın serbest çağrışıma dayalı muhteşem zekasıdır. porno filmlere fon müziği olarak zihinlerde çakılı kalan saksafon, bir de "oral seks"in argo tanımına denk düşünce, iyice edepsizleşen bir enstrüman halini alır.

misal ben çocukken saksafon çalmak isterdim, lisa simpson'dan özenmişliğim vardı, ardından biraz büyüyüp insan olunca aydınlandım."yoo" idi, "hayyııır" idi "böyle bir nasty'lik nolamaz" idi: saksafonun yaptığı edepsiz çağrışımlar bir hülya koçyiğit nezaketindeki hanımefendi şeysimi sarsmış idi. korktum ve oradan tabanlarım götüme vura vura kaçtım. zira çok edepliyimdir ben. feci. neyse efendim, sonrasında günahlarımdan arınayım yuğayım katharsis olayım diye ney üflemeye and içtim. ama bu kez de mercan dede peydah oldu. ne o öle? neo-neyzen gibi ucubik birtakım şeyler... nalakası var! neyse, o dönemde müziğe inancım hepten sıfırlandı. sonra tekrar resurekşın (yeniden dirilme) yaşadı sanatçı bünyem. şu aralar obua'ya merak saldım. obua aklı başında bir enstrüman olarak hiçbir karmaşık ilişki yumağına bulaşmadığından ve edepsiz serbest çağrışımlara maruz kalmadığından, şu an huşu içinde obua çalabiliyorum evimde. cuma günleri boşum bir de, kantinde buluşalım.
gogolun paltosu gogolun paltosu
adını yaratıcısı olan adolphe sax'tan alan müzik aleti.
askeri bandolar için üretilmiştir. sonralarda abd'de solo çalgısı olarak kullanılmış ve böylelikle cazın bir parçası olmuştur.
claude debussy, bebop müziğin babası charlie parker, free jazz'ın öncüsü john coltrane tarafından geliştirilip günümüze kadar getirilmiştir.
ancak günümüzdeki yeri, saçma insanların ürettiği saçma sokak tabirleri nedeniyle hak ettiği yer değildir. bırakın insanların bu aleti çalarak müzik icra etmesini, adını söylemesi bile garip, komik gelmektedir diğer insanlara.
mantartabancası mantartabancası
5+1 ses sistemimi susturacak kadar çok sesi çıkan alet yüzünden evde çalamadığım çalmak içinde stüdyolara dünyalar kadar para verdiğim dünyanın en sexi ve en güzel 2. enstrumanı.
thessaloniki thessaloniki
sağlam nefes gerektiren enstrüman. bu nedenle saksafonu genelde erkekler çalar, kadınların ciğerleri yetmeyeceğinden. çıkardığı ses yüksek olmasına rağmen hayranlık uyandırıcıdır, tüm caz severler tarafından tapılasıdır.
superpippo superpippo
çalması söylendiği kadar kolay olmayan alettir. hemen her gün uzun egzersizler yapmak gerekiyor doğru sesi tutturabilmek için. doğru sesi yakalamak da yetmiyor tabii, sadece dudak hareketleri ve nefes veriş şekilleriyle çıkarılan farklı sesler de cabası.

velhasıl kelam, muhtemelen internette yaptığınız araştırmalar sonucunda "çalması sanıldığı kadar zor değilmiş" gibi bir yargıya varacaksınız. daha önce ben de öyle bir hata yapmıştım. amma lakin ki, öyle değil. almak isteyenler bunları da hesaba katsın.
simetrik yara simetrik yara
sen bi aleti ağzına alarak çalacaksın sonra bir de çalarken zevkten dört köşe olacaksın, böyle enstrüman olmaz olsun. benim için zaten bu aletin adı saksofon amk!
viralesta viralesta
sesinden pek haz etmediğim enstrüman. ama gariptir ki içlerinden sadece bir tanesi, bariton olanının sesini ise pek çok enstrümana değişmem. altosudur sopranosudur ve bir miktar tenörüdür artık neyse bunların hepsinin sesi her ne kadar güçlü olsa da çiğ geliyor bu ot boku kendi sesimi bile beğendiremediğim artist kulağıma. bari sax aralarında bir başka.
iz iz
niye ben hep bu aleti clinton ile bağdaştırıyorum diye düşündüğüm enstruman.
haa evet hatırladım.
bir yalan koydum ben aklıma bir yalan koydum ben aklıma
müziğin insanı ele geçirmesine bir örnek. bu aleti çalan birileri olduğu anda duruyorum. bütün her şey ışık bulutu olup dans ediyor falan. bu kadar soyut betimleme üzerine taksim metroda sabahları saksafon çalan bir insan var. selam vermek istedim sadece.
muratus muratus
kocaeli akçakocada, şu saatte akordion eşliğine anlamsızca bağırttırılan alet.hayır çalmayı bilmiyosan üstüne otur bari işe yarasın.
driving einstein driving einstein
sesinin hiçbir enstrümanda olmadığı ve benzemediği olan enstrüman.

çalanlara ''saksafoncu'' gibi seksi hitap edilse de saksafon sanatçısı denilebilir. sanattır bunu çalmak. çalmıyorum ama nefesim olsa çalardım bu çalgıyı.
fesmekan fesmekan
bir takım beyinsizler yüzünden "sakso" gibi iğrenç bir tabir ile bağdaştırılarak, türkiye'de gelişmesi ve yayılması engellenmiş mükemmel sesli çalgı.. sırf bu yakıştırma olayı yüzünden çok sevdiği halde herhangi bir saksafon kursuna gidemeyenler, çalmaya heves edemeyenler var. adolphe sax reyizin kemikleri sızlıyordur şimdi.

nerden çıktı bu bağlantı lan? bill clinton - monica lewinsky olayından mı? (hani bill clinton saksafon çalıyordu ya. monica lewinsky de bill clinton'a oral seks yapmışlığı var falan bilemedim)


beyler o değil de "sakso çekmek"(fiil bu değil mi?) cidden çok iğrenç bir terim lan. hayır yani şu tabiri her duyduğumda midem bulanıyor. oral seks ile hiçbir şekilde bağraştırmak da istemiyorum. bu da ayrı bir konu tabii.
2 /