salihleraltı

matte kudasai matte kudasai
salihler köyü olarak bilinen ve geçen yerde , dikili ve altınova'ya araçla 15-30 dakikalık mesafelerde bulunan, sessiz, sakin kafa dinleme mekanı olarak adlandırılabilecek tatil beldesi.

ek: temmuz sonuna kadar buradayım. gelen olursa mesaj atsın, itinayla dönüş yaparım. kızıl saç 25 yaş tercih edilir.
kickesmemakinesi kickesmemakinesi
15 yılı aşkın bir süredir gittiğim tatil beldem. girdiyi incelediğimde daha çok 50+ kişiler için uygun olduğu yazılmış. büyük bir yanılsama ! eğer ki gençliğin eğlence anlayışını diskoteklerde dans etmek, beachlerde kokteyl yudumlamak olarak görüyorsanız evet bunlar salihleraltında mevcut değil. lakin, dere kenarında güneşin batışını izlemek, çalıların arasında kamp yapıp yakamoza bakarak bira içmek, rüzgarın az olduğu günlerde rakı-mangal işine girişme imkanınız saklıdır. ben 22 yaşındayım, akranlarımla yıllardır eğleniyoruz. şimdi çoğumuz ya okulunu bitirdi, ya iş güç sahibi oldu. gerek dostluğumuzda gerek eğlencemizde bir gram azalma yok, aksine artış var.
şeytanınpabucu şeytanınpabucu
yerel halk uçmuş zira denize yaklaşık 1 km mesafe olan 25-30 yıllık evlere 750.000 tl istiyorlar hadi bakimli olsa ya da ne bileyim denize yakın falan olsa ok ama çok yakınında ayvalıkta bile evler daha üsturuplu fiyatlara satılıyor sanirim birileri bunları fena pompalamis..
anabacı vokke anabacı vokke
şeytan sofrası'na aşırı yakındır. ama gelgelelim deniz bataklıktan kurutmadır. evlerin zemini de çürüktür. eski bataklık olduğu için sineği haşeresi de boldur. çok net overrated'dır. 90'larda dikili hayalet kasabayken buranın gördüğü rağbeti görmeniz lazımdı, sırf şeytan sofrasının manzarası ve ayvalık'a yakın diye...

ha bana değil 750 bin, 100 bin'e ev verseler de almam. bataklığın üzerinde oturuyorsun bir kere lan... evlerde bir de deniz kumu da kulalnıldıysa kaliteden ölüyorsunuz demektir. ama şu türk orta sınıfının kıçı kalkıklığı da beni öldürüyor arkadaş. denize bir kilometreymiş, anasının karnından denize sıfır çıktı sanki. caretta caretta mısınız olum siz denize bir kilometre uzakta yolunuzu kaybediyorsunuz? ve sen koronadan sonra denize sıfır 750 bine oturmayı mı düşünüyordun? bırak ege'yi, mersin-antakya hattında bile imkansız artık o...

25-30 yıllık evmiş, arkadaş almanya'da yeni evden sayılıyor o. çünkü inşaat kaliteli... bizdeki gibi deniz kumu katmıyorlar çimentoya. yada delikli rus tuğlası kulanıyorsa içine soğuk demirini de döşüyor adam. ama burada ne, sırf siz denize sıfır evim var diye hava atıcaksınız diye bataklık da dolduruluyor malzemeden de çalınıyor. ondan sonra ev 20 senede perte çıkıyor... ya bak bana denize sıfır ev verseler salihleraltında almam diyorum, çünkü doldurma diyorum. sen diyebiliyor musun? diyemiyorsun "çümkiii" denize sıfır evin havası başka...

konunun hakikaten cebindeki parayla ilgisi yok. bankadaki 500binlik birikiminle 1500binlik şatafatı yaşamak istemenle ilgili. çünkü sen piremsessin, denize düz yol da olsa 500 metre yürüyemezsin. evin salonunda gereksiz dekorasyonun, bahçen varsa çimin muhakkak olacak. üstünde oturduğun zemin doldurma, evinin bütün malzemelerinden çalınmış olması hiç önemli değil. millet "denize sıfır evi varmış" desin de...

hakikaten şu türk orta sınıfının kibri almanya'da antika araba koleksiyonu yapan adamda yok. bizde bu komik bir şekilde aşağıya gittikçe artıyor. ya abi eskişehir'deyken bir arkadaşım vardı, çocuk bizim okulun cool çocukları arasına bir türlü giremezdi tam dışlanmasa da... bu adamı içine almayanlar da böyle bir dönem istanbul'da yaşadım diye ağzı sulana sulana oraları soran tipler. ya da "orada herkes enteldir şimdi beni ezerler" diye odtü yazmaya çekinen tipler... sonra bu çocuk odtü'yü kazandı, böyle bir "içlerine almama" durumuyla karşılaşmadı. işte bu öyle herkesi kendisine layık görmeyen tayfa da sırf denize sıfır evim olsun diye en adi inşaattan ev alan tayfa işte...
3