salo o le 120 giornate di sodoma

1 /
fena halde leman fena halde leman
marquis de sade'ın kitabına bu adı vermesinin sebebi toplumdaki iki yüzlülüğe gönderme yapmaktır. yahudi-hristiyan kültüründe sodom ve gomorra, islamda lut ve hut kavimleri olarak geçen bölgelerde erkekler kadınlarla doğal ilişkiyi değil ters ilişkiyi yani anal seksi tercih etmekte ayrıca erkeklerle cinsel ilişki kurmaktadırlar. hristiyanlığın en büyük günahlardan saydığı anal seksin cezası ölümdür. soylular arasında oldukça yaygın olan bu zevk elbette sıradan insanlara yasaktır. marquis de sade da soylu bir aileden geldiği için idam edilemez keza. işte "bir sapığın el kitabı" gibi görünen sodom'un 120 günü'nde aslında bu iki yüzlü sistem, din adamları ve soyluların çirkin iç yüzleri sergilenir.
digitallart digitallart
tarihin en iç gıcıklayıcı filmlerinden.kusmadan izlemeyi başarabilmek,bunu yapan insan olamaz dememek çok zordur.aldığım 20 dvd nin içine yanlışlıkla karışması sebebi ile izledim.tavsiye etmiyorum*
negatif negatif
bildiğiniz en vahşi hayvana izletseniz o bile kendinden utanıp kuzuya döner dedirten pasolini filmi. insan beyninin iğrençlik üretebilme konusunda varabileceği son nokta hakkında da bilgi verir. bir insandan nasıl böyle bir iş çıkar? mümkün olduğu kadar şaşılasıdır.
gerçi kendi rahatları için savaş üretenleri görünce insanın son noktasının bu olmadığını da düşünüyor insan.

ve film diye izlememek lazım. düşününce bile insanın midesini bulandırıyor.

panzehir olarak izlenebilecek film için (bkz:la marche de l empereur)
insomniaque insomniaque
her yönüyle kült bir filmdir.

kitabı okumadım, onun hakkında yorum yapamayacağım, ancak film kesinlikle çok sıradışıdır. pasolini, faşizmi eleştirmek için o kadar sert ve ağır bir yöntem seçmiştir ki, filmi sonuna kadar izleyebilmek hakikaten sağlam bir mide gerektirir. izlerken, olayın iğrençliğinden tamamen sıyrılıp bu eleştirel yönü irdelemeniz gerekmektedir. tabi, bunu yapabilmek de çok kolay değil, zira gerçekten insanı kusturan sahneleri mevcut filmin.

belli bir olgunluğa ulaşmadan kesinlikle izlenmemeli. ancak, sinefillere tavsiye edilebilecek bir film.
jazzybasil jazzybasil
"salo o le 120 giornate di sodoma"26.istanbul film festivalinde yeni melekte gösterilme gafletinde bulunulmuş film.ilk 10 dakikasında salonun yarısında fazlası çıkıp kalabalığa karışmıştır.
ışıklar açılıp film bittiğinde salonda elinde içine kustuğu çantasıyla kalakalmış bir felsefeci,ağzı açık bir hukukçu,mimikleri buz kesmiş bir tiyatrocu ve koltuğa yapışmış bir fotoğrafçıdan oluşan 4 kişilik topluluksa istanbulun muhtelif sokaklarında 2saatten uzun bir süre yürüdükten sonra felsefeci kızın durduk yere ve hıçkıra hıçkıra ağlamasının ardından istiklalin orta yerinde küfürler yağdırmaya başlamış ve dünyaya lanet etmiştir.
bugüne kadar izlediğim en sarsıcı film.
insan insanlığını sorgulamakta.
psikolojik gerilim psikolojik gerilim
sonunu büyük uğraşılar ve mide bulantılarıyla getirebildiğim film. bi taraftan merak ediyorum bi taraftan kusmamak için kasıyorum, fena yani. beğendim mi? hayır; önerir miyim? hayır. yönetmeni pasolini de şaibeli bi cinayete kurban gitmiştir...
van den budenmayer van den budenmayer
kitabının yanında çerez gibi kalan filmdir...

*** spoiler gibi gibi ***

kitapla arasındaki hatırladığım farklar:

- kitabın konusu birkaç yüzyıl önce geçiyor...
- kitabın başında kitaba konu olan ortamı yaratan sapık zenginlerin geçmişteki icraatları, sapıklık düzeyleri örnek hikayelerle anlatılmaktadır...
- kitabın sonunda ise filmin finalinde görsel olraka gösterilen diğer sapık işkence yöntemleri maddeler halinde anlatılmakta ancak filmde gösterilenler kitaptakilerin yanında yavan kalmaktadır...

*** spoiler gibi gibi ***
1 /