salsa

1 /
legolas legolas
latin dans partilerinde ve latin müziği klüplerinde en çok çalınan, 1-2-3-4 ritmiyle hızlı ve bir o kadar eğlenceli, fıkır fıkır bir dans.
doaaa doaaa
eminem ve d12'in my band adlı şarkılarının sonunda sık sık kullandıkları ve ortamı sempatikleştirdikleri sözcük..
muse muse
yapılabilmesi için iki şeye gereksinim vardır; iyi yönlendirebilen, eşini kontrol edebilecek bir erkek ve kendini eşinin kollarına bırakabilecek kadar ona güvenen işveli bir kadın!
spitfire spitfire
efendim ritmi 1-2-3-4 diye değil 1-2-3,5-6-7 diye sayılır, 2 4lük ritimde yapılır, ritim enstrumanı olarak conga ve caracas yaygındır. on 1, on 2 diye iki çeşidi vardır. miami, l.a. ,cuban ,new york, rueda gibi stilleri mevcuttur. türkiye'de dans federasyonu kurulması sonucu artık lisanslı olarak yapılan bir dans olmuştur. daha fazla bilgi için: (bkz: . odtü : edt : çbs . eslidanslar )
beni de alın beni de alın
i̇spanyolca’da kelime anlamı olarak baharatlı ve acı bir "sos" anlamına gelen salsa, herhangi bir rutine bağlı kalmaksızın, doğaçlama olarak yapılan bir "serbest stil" danstır. dünyanın belirli bölgelerine belirgin olarak diğerlerinden ayrılan salsa stilleri görülür. bu stillerin her birinin ayak figürleri ve dönüş özellikleri birbirinden farklılık göstermektedir. bunlardan en çok bilinenleri "los angeles (la) stili", "new york stili", "küba stili" ve "miami stili"dir. ayrıca grup dansı olarak yapılan bir salsa türü olan rueda de casino da, son yıllarda popülaritesi giderek artan stillerden biridir.
me vale madre me vale madre
pek çok tipi yapılan danstır.

cuban style:

hatun iki elden sıkıca kavranır, önünüzden, arkanızdan, bacak aranızdan yahut tepenizden sürekli geçirilir, türlü maymunluklar yapılır. bu esnada hatun semazenler gibi hem kendi etrafında hem de sizin etrafınızda bol bol döndürülür, tüm bunlar yetmiyormuş gibi bir de ikiniz birlikte dönersiniz. üzerinde dans edilen belli bir çizgi yoktur.

los angeles (la) style:

bir çizgi üzerinde dans edilir, temel hareket cross body lead'dir. cuban style'daki kastırıcı kol hareketleri söz konusu değildir. zamanlama ny style'daki kadar önemli değildir. dönüşler kastırıcıdır. francisco vazquez bunun allahıdır. şova yönelik hareketler bol bol yapılır.

new york (ny) style:

eddie torres style salsa olarak da bilinir. son yıllarda on2 yapılanı yaygınlık kazanmıştır. bu da la gibi bir çizgi üzerinde (in line) yapılır. zamanlama keskin, hareketler hızlıdır. küba stiline biraz avrupa disiplini gelmiştir, o denli yavşakça dans edilmez. hatunu güzel gösterir, görsel açıdan dans güzeldir, seyretmesi pek bir keyiflidir. dönüşler daha bir kontrollüdür, basittir. gereksiz kol hareketleri gözlenmez. kanımca en güzel versiyonudur salsanın.

puerto rican style:

hayvanlar gibi shine yapılır, partnerle muhattap olunmaz. birey olarak varolunur. erkekler özellikle pek bir maymun olurlar. porto riko'lu erkeklerin mel mel bakmalarının sebebi çok shine yapmalarıdır.

salsa rueda:

ispanyolca halka anlamına gelen rueda, adı üstünde halka dansıdır. er kişiler arasında hatun kişiler, topluca bir halka oluşturulur. hareketler cuban style'dır, pek çok hareket aynıdır. elebaşı dansı yönetir, gerek eliyle gerek bağırarak verdiği çeşitli komutlar sayesinde güruh senkronize hareket eden bir topluluğa dönüşür. hayvan sosyal bir etkinliktir, habire partner değiştirilir. yapması eğlencelidir, görüntü güzeldir. dans pistinin içine eder, başkaları ne rahat dans edebilir, ne seyredilebilir.

(bkz: copy paste değil alın teri)
mrsderdowski mrsderdowski
rezalet geçen bir günü bir iki saatte toparlayabilme kapasitesine sahip; oldukça keyifli ve bağımlılık yapan danstır.

komutları bilen iyi bir grupla rueda de casino hem yapan hem de izleyen için oldukça keyif vericidir.

her türü için olmazsa olmazı; ritm duygusu sağlam, partnerini ve dansı iyi yönetebilen bir erkektir. aksi durumlarda dans bayan için eğlenceden işkence formuna geçmekte ve bünyede salsaya karşı bir nefret duygusu uyanabilmektedir.
tikizeynep tikizeynep
çok eğlenceli olmasının beraberinde yüksek popülerliği getirdiği, popüler her şeyin cılkı çıkarılabildiği gibi bu dansın da bazı hocaların elde liste "hoop bunu da öğrendik, evet bu da bitti bakın bakın listede yazan her şeyi öğrendik" birebir replikli tavırları sayesinde, salsa müziğini kulağımın ucuyla seçerim, kendi koreografimle burdaki herkesi tek geçerim diye düşünülmesine ve iyi bir öğretmenin her şey, analitiğin sıcak hava ezgileriyle tamamen alakasız bir şey olduğunu kanıtlamış bir danstır.
nina nina
haziran 2007 tarihine kadar milliyet gazetesi'nin eki olarak çıkmıştır. bu tarihten sonra ise posta gazetesi'nin eki olmuştur. yazı işleri müdürü olan hande özcan hanımefendi eki çok iyi çekip çevirir, çok da samimidir.
1 /