şapka devrimi

2 /
anarşistkedi
kemalist devrim'in ne denli yüzeysel kaldığının önemli bir kanıtıdır. bakıldığında mustafa kemal'in fransız devrimi'nden esinlendiği ve bir avrupa uygarlığı yaratmak istediği açıkça görülüyor; fakat zihinsel olarak değil de şekli olarak da bu felsefeyi benimseyince işler değişiyor.

devrimin teorik boyutları eksik kalıyor ve pratik çalışmaları hız kazanıyor. devrimin kültürel bir birikimin sonucu oluştuğu doğru; fakat sonrasında bu kültürel unsur devam ettirilemiyor ve birçok devrim havada kalıyor ki en önemlisi laikliktir.

sonuç olarak halk devrimleri sindiremiyor ve ülkenin geniş coğrafi alanlarında isyanlar çıkıyor ki bugün yaşanan da aslında bu devrimlerle yüzleşme sürecidir.

not: bazı siyaset bilimciler de kemalist devrim'in bir devrim olmadığı tezini dile getirir. dayanak olarak da devrimin halk desteğini bulamamasını gösterirler.
voiceofloneliness
kabatas lisesinin kurucu öğretmenlerinden birini aleyhinde kitap yazıp eleştirdiği icin idam sehpasına götürmüş devrimdir.
ne mutlu ki modernleşmeye giden yolda ayak bağı olan bu öğretmen idam edilmiş de turkiye ağır sanayi hamlesini gerçekleştirmiştir.
çürük vişne
kötü niyetli olmasa da içi boş kalmış ve dışarıdakinin aynısını kopyalama mantığı ile yapılmış bir devrimdir.
avrupada üretim ve gelişmenin sonucu olarak kılık ve kıyafette de gelişmeler yaşanmıştır ama senin toplumunun çoğu hala köyde ikamet ederken ve çoğunluğunu çiftçiler oluştururken böyle bir şeye gerek olduğunu düşünmüyorum.
tarkovsky
90 yıllarda şapkayı düz ve ters takmanın ötesinde, ergenlerin yan takmak sonucu imza attıkları devrimdi. ötesini tanımam, şapkayı yan takmak, şapkayı takmaktan, hatta şapkayı icat etmekten daha büyük bir devrimdir. ilk kimin aklına geldi bilmiyorum, belki bir sürecin ürünüdür.

editli ek:
sawar
devrim olup olmadığı tartışılabilir ama faydasız olduğu söylenemez. psikolojinin de belirttiği üzere, karşılaşılan insan hakkında oluşturulan ilk izlenim (veya ön yargı) kolay kolay kırılamaz. ilk izlenimi oluşturan en önemli etmenlerden birisi de kılık kıyafettir.

osmanlı'nın son dönemlerinde yaygınlaşan fes, batının gözünde osmanlı ile, osmanlı nezdinde de geri kalmış, zayıf, cahil bir toplum ile özdeşleşmişti. şapka devrimi ile yapılmak istenen, bu ön yargıyı kırmak, devletin artık değiştiğini, imajını değiştirerek göstermekti.

bu başarının en basit örneğini, kayda geçmiş olması açısından, antoine de saint exupery'nin sözlerinde görebilirsiniz:

"küçük prensin geldiği gezegenin b-612 diye bilinen asteroid olduğu konusunda beni haklı çıkaracak ciddi bir nedenim var.

bu asteroidi ilk kez 1909 yılında bir türk gökbilimci teleskopla gözlem yaparken görmüş. bu buluşunu hemen uluslararası gökbilimi toplantısı'nda büyük bir heyecanla sunmuş, ama adamcağız şalvar, cepken ve fes giyiyor diye onun söylediklerine hiç kimse değer vermemiş. büyükler böyledir işte...

bir süre sonra bir türk lideri herkesin avrupalılar gibi giyinmesini zorunlu kılmış, hatta buna uymayanları ölümle cezalandıracağını söylemiş de, 1920 yılında aynı gökbilimci etkileyici ve şık bir giysiyle asteroid b-612'yi tanıtabilmiş. bu kez herkes ilgiyle izlemiş onun söylediklerini."
sevinç dölleyen adam
evet bir dayatma denenlere hak verilmeli fakat ne kıyafet laikliğidir ne de revizyon olarak nitelenebilir. bu tarz değerlendirmeler o günün atmosferini üstelemeden bugünden değer biçmek olur. çünkü insan psikolojisinin toplumsal olaylarda ne kadar büyük etkiye sahip olduğunu unutmamamız gerekir. şapka konusunda insan psikolojisine oynayan mevzulardan sadece bir başlıktır. şimdi önemini yitirmiş olabilir fakat o dönem benlik tazeleme adına araç olarak kullanılmış. bu iyi bu kötü demekten uzağım. o dönemin koşullarını ve bıraktığı etkileri araştırmadan açık konuşamam ama evet dayatma hali vardır. ki devrimin en uçuk huyudur, dayar.
just another false alarm
bunun getirdiği tepeden inmeci zorunluluklara uyulmadığından dolayı rize'de köylüler bombalanmıştır. hatta türkü bile yazılmış "atma hamidiye atma, şapka da giyeceğuz, vergi de vereceğuz!" şeklinde.

devrim değildir. zorlama bir şeyi devrim olarak adlandırmak ayrıca bir zorlamayı gerektirir.
sheref
1925 de olan devrim.

devrimin amacı fes, kavuk ve sarığı yani doğulu nesneler değil batılı nesleri kafalarına koydurmasıdır ayrıca insanların kafalarından o boş şeyleri çıkarmak ve fransız, italyan ve ingilizler gibi şapkalar takmak idi.

yani kısacası fes kavuk ve sarığa karşı bir devrim idi. batılı tarzda bir devrim.

bir dönem de çok güzel gitti açıkçası, eski istanbul fotoğraflarına bakın facebook ve google dan aratıp 1925-1940 arası.. harikulade fotoğraflar vardır..

bu kadar at gözlükleri ile sırf atatürkü sevmediğiniz için bakmayın olaylara bence, saçmalıyorsunuz.

ha ayrıca:

eğer ki bir dönem avrupa birliği'ne irak misir giribileceğini dusunebiliyor musunuz deseler, hassiktir oradan lan ne alakası var denir idi.

işte türkiye bugün bunu tartışabilir bir noktaya gelebiliyorsa, sokağa çıktığınızda orta doğudan çok avrupa'ya daha yakın bir ortam, insanlar görebiliryorsanız bu bilin ki kıyafet devriminden sonra şapka devrimin sayesindedir.

ayrıca bu o tarihlerde dayatma ile insanlarına kafasına geri kalmışlığın nesneleri olan fes, kavuk ve sarık yerine batının güzel neslerini insanlara alıştırılmış ve bu da günümüze kadar ki en önemli olaylardandır.

tabi 2002 den beri birileri tekrar bizi geriye götürüp, bazı andavallar da olay sırf atatürk olduğu için kötülese de bunu, gerçeklerde yatan olay bu şapka devriminin çok ama çok yerinde olduğudur. siz ne yaparsanız yapın, saçmalayıp olmayan şeyleri oluyor diye gösterseniz de bu gerçek değişmeyecektir.

önemli edit: an itibari ile bu giriyi yeni girdim anca 1 dakika bile olmamıştır, ama şakirtler, sözde müslümanlar ve atatürk düşmanı vatan hainleri eksilemeye başlamış bile, cevap istiyordunuz alın size cevap, haddi şimdi yiyin gayri birbirinizi sjkaksa kapak öyle değil böyle koyulur koçlarım. karşınızda salak sürüsü yok. tarihi bize farklı anlatmayın cevapları aynen alırsınız. haddi selamlar.
voiceofloneliness
başıma birsey gelmeyecekse hazır idam da kaldirilmisken söylim. şapka devrimi denen şey kompleksli bir ideolojinin batılılara yaltaklanma ürününden öte birsey değildir.
henderson
-eöö kemalizmin sanrılarının statüko üzerindeki eöö bitakım batı hayranlığı - diye atıp tutan, derin tarh dergisi okuyunca kendini aydınlanmış sanan şakirtler o devrimin rejim değişikliği, kadına seçme hakkı verilmesi, metrik sistem, alfabe, tekkelerin kapatılması, eğitim gibi alanlarda başardıklarını da aynı hırsla yazıyolar mı acaba. şapka devriminin detaylarına çok hakim değilim ama atatürk gibi aşırı idealist bir adamın bize gereksiz gelebilecek konularda hırs yapmasını anlayabilirim. bana kalsa değil şapka devrimi, bu halk için herhangi bi devrim zaten gereksiz de, adam idealist, yapmış bişiler. bi örnek üzerinden tarihin en muazzam devrimlerinden birini tü kaka edince pek mantıklı olamıyorsunuz yani. şu an yaşadığın faşist islam devletine tek eleştiri getirme, ülkede her gün dünyada görülmeyen skandallar rezaletler görülsün, sonra 100 yıl öncesine sar sanki demokrasiye çok önem veren bir insanmışsın gibi. o kadar demokrasi aşığıysan güncel olaylara niye sesin çıkmıyo la? hadi canım, ikindi yaklaşıyo, hadi.
sawar
rize'de bombalanan potamya köyü, şapka yüzünden değil, şeyh sait isyanına koca ülkede destek veren tek türk köyü olması ve "padişahı geri isteriz", "askere gitmeyiz", "vergi vermeyiz", "din elden gidiyor", "hilafet isteriz" tarzı söylemlerle ayaklandığı için bombalanmıştır. üstelik gerçekten bombalanmamış, kuru sıkı bombalarla korkutulmuşlardır.

götünüzden element uydurmayın.

ha bir de bu köyün rte'nin köyü olduğunu söylesem ne çıkarırsınız bundan?

tanımı unutmuşuz: şimdi converse giyip, "i(kalp)ny" tişörtleriyle dolaşanların beğenmediği devrimdir.
2 /