şarkı

1 /
bartlbette bartlbette
sen sev düşünü
horgörerek bayağı sevmeleri,
sev sen rüzgarı
ve işte bir uyarı sana:
yalnızca düşler vardır sahiden,
çünkü sana gelişim düş içinden.

pound,a lume spento
blue danube blue danube
bir leonard cohen şiiri.

neredeyse yatıyordum
anımsamadan
yeşil süveterinin
düğme deliğine koyduğum
dört beyaz menekşeyi

ve seni nasıl öptüğümü
ve senin beni öpüşünü
utangaçça hiçbir zaman sevgilin
olmamışım gibi sanki
blue danube blue danube
bir leonard cohen şiiri daha. bir kadına dokunmayı özlüyorum kitabından.

adımı düşünüyor
ağlayan çıplak kız
tekrar tekrar çeviriyor
bronz adımı
vücudundaki
bin parmakla
yağlıyor omuzlarını
tenimin
anımsanan kokusuyla

ah generalim ben
onun tarihinde
altın giysiler kuşanmış
rüzgarı göğüs siperliğine
güneşi karnına almış
ovada büyük atları koşturan
bir general

gözlerimdeki bir öykü gibi
yumuşak kuşlar
korusun yüzünü onun
düşmanlarımdan
keskin kanatları
metal okyanus fırınlarında biçimlenmiş
kötü kuşlardan
katillerimden
korusun odasını

sevecenlikle konuşsun onunla gece
yükseklerdeki yıldızlar sürdürsün
örtünmemiş teninin beyazlığını
ve binlerce parmağına dokunsun
sürgit bronz adım
daha çok parlasın her ağlayışında
ta ki ben bir samanyolu gibi yerimi alana
ve onun gizli ve kırılgan göklerinde
ezbere bilinene dek
breathe breathe
bak bugün ben neler yaşadım
önce sildim bir sürü hatayı
bana göre dünyayı
baştan çizmek gerek
boyalarımı aldım başladım boyama

yaptım yine yaparım
hayat benim kime sorarım
sorsam kendimden kaçarım
yaptım yine yaparım
hiç pişman olmam olmadım
olsam çabuk yaşlanırım

yaklaştıkça kaçanlardan
ben konuştukça susanlardan
sıkıldım çok bunaldım
hepsini sildim attım

aldım elime boyalarımı
düzelttim ben bugün dünyamı
rengarenk oldu boyadım
herşeye sil baştan başladım

yaptım yine yaparım
breathe breathe
sürüklenmişsin rüzgarın içinde
solgun ellerin gözlerimde
hissedebilir miyim seni
kalbimin tam içinde

yorgun evin duvarları kalbim gibi
ümitsiz hayat gözlerin gibi
sebepsiz sözcükler cümlelerin gibi
soğuk ellerin yüreğin gibi

okyanusun içinde batmış kalbin
güverteyi terk etmişsin
her bir damla göz yaşım
boğuyor seni okyanusta
breathe breathe
çocukken uçtuğum gök yüzünde
şimdi kara bulutlar var
solan çiçekler, yok olmuş insanlar
her gün kopan bir gül
tam yeşerirken kökünden

tam yetişirken tek mermiyle
tam yetişirken 15'inde bir çocuğun elinde
kolay ya.. sık gitsin kurşun
kurtulur tek mermiyle sanki
kokan gururun

dün elinde misketiyle gezen çocuklar
bugün kolunda şırıngaylalar
bu düzenin içlerine akıttığı zehri
bir daha perçinliyorlar
eminsaydut eminsaydut
içten içe aptalca olduğunu hissetiğiniz tüm acılı duygularınıza eşlik eden ve dünyada bu duyguları hisseden başka insanlarda olduğunu anımsatan, kelimeleri arasında bir melodiye sahip mısralar bütünü. yalnız olmadığınızı hissetmek için, bu dünyada sarılabileceğiniz yegane şeydir.
edie edie
türklerin divan edebiyatına kazandırdığı nazım biçimlerinden biridir (diğeri de tuyuğ). murabbaya benzetilerek koşma ve türküden türetilmiştir. koşma ve türküden farkı aruz vezniyle yazılmasıdır.
1 /