sarma sigara

1 /
nande bayo
ekonomik olarak insanı bir hayli rahatlatan, özellikle günde bir paketi geçen kişiler için daha bir ekonomik olan sigara. tütünün kalitesi, her hafta aldığınız yere gelen tütünlere göre değişse de, klasik veya west gibi orta seviye sigaralara kıyasla içimi ve tadı bir hayli hoştur. akşamları sigarasız kalmak veya bir sigarayı yarıda söndürürken üzülmek gibi (benim içim yanıyor eğer parayla aldığım sigara ise) dertleriniz olmaz, çünkü orada koca bir poşet tütün sarılmak için sizi beklemektedir. en kötü yanı ise, acil işiniz çıktığında ve önceden sarmış olduğunuz deponuz yoksa dımdızlak ortada kalmaktır. tabi bunun yanında yeni alınan yaş tütünün sarılması biraz zorlayıcı ve insanı çileden çıkarıcı olabiliyor. bir de yaz aylarında tütünün çabuk kuruması tehlikesine karşı, üzerini dut yaprağı ile kaplayarak, buzdolabında saklarsınız, bu sıkıntıdan kurtulabilirsiniz. eğer deneyip de, bu içilmiyor ki diyen arkadaşlar varsa, kimin sardığı da önemli bir kriterdir bunu dikkate alsınlar. bende babamın sardıklarını içemiyorum keza kendilerini çivi veya beton benzetmelerine konu olacak şekilde sarmakta sigarayı.
barfly
bir süredir keyif alarak içtiğim sigara modeli. hala düzenli kullanmaya geçemedim o ayrı. sabahları verdiği keyfi hiç bir sigaradan alamadım daha. resmen güne iki dakikalığına da olsa sarhoş başlıyorum. özellikle yavaş yanan çarşafla kullanıldığında fevkalade sonuçlar alınabilecek sigara.
aragones
akşamları odanızda halınız yoksa, biraz akşamdan kalma iseniz o anda televizyonda musa eroğlu söylüyorsa ve terliklerinizle bir çek-yata uzanmışsanız. odanıza kireç yağıyorsa birde. elinize bir parça turgut uyar falan alın. sarma cigarayla iyi gidecektir.

p.s: tam bu sırada çayı ocağa koymayı unutmayın.
fihimafih
sarmayı öğrenene kadar canınızı çıkartan, ama sarmayı öğrendikten sonra keyif verici maddeler içinde paket sigaraları sollayan tütün tüketme şekli. hele bir de tütünün iyisini bulmayı başarırsanız her şey çok güzeldir. bir paketi 50 kuruşa tekabül eder nerdeyse. cebin ve keyfin en iyi dostudur.
epitaph
en güzel yanı bıraktığında kendi kendini içmemesidir. bırakırsın söner kendiliğinden sonra yakar yoluna devam edersin.
jny
bir süredir bizzat içtikten sonra nihayet çaylaklık aşamasını geçtiğimi düşünerek, benim gibi yeni başlamak niyetinde olanlara bir kılavuz niteliğinde elimden geldiğince açıklamayı uygun bulduğum sigara. hadi başlayalım:

öncelikle; bulunduğunuz şehirde iyi bir tütün dükkanından (genellikle tabelalarında "nargile" yazar ve ara sokaklardadır) temin edeceğiniz malzemeler:

* tütün: çeşit çeşit tütün var, her birinin tadı ve içimi farklı oluyor haliyle. en ünlüsü de adıyaman tütünü. "adıyaman sarı" ise daha pahalıya satılan, özel bir tütün. yine de başlangıçta ortalama bir tütün seçmekte fayda var. benim tercihim normal adıyaman tütünü oldu, ama bir sonraki alışverişlerimde farklı tütünleri denemeyi planlıyorum. birkaç yıl sonra kendime ait özel harmanımı yapmayı bile düşünüyorum hatta, neyse o ayrı konu. siz de satıcıyla konuşarak, o güne kadar içtiğiniz marka sigaranın ardından sizi zorlamayacak bir tütün tavsiye etmesini sağlayabilirsiniz. kaldı ki bu sadece bir zevk meselesi, çeşitli tütünleri denedikten sonra kendinize en uygun tütünü bulacaksınızdır. neyse uzatmayalım, sizi 1 ay idare etmesi için toplamda 10 liralık tütün almanız yeterli olacaktır.

* çarşaf: sigara kağıdı işte. piyasada en yaygın olanlar ocb, arap çarşafı (ki biraz zor bulunur, bulursanız bol bol alın), ve adını henüz bilmediğim; turuncu ve yeşil ambalajlı bir çarşaf. ha aralarında ne fark var derseniz; çarşafın da sigaraya kattığı bir tad var derim. ayrıca kimisi kolay yapışıyor, kimisini ise ne kadar iyi sarmış olursanız olun içerken açılmaması için dikkatli tutmanız gerekiyor. çoğu çarşafın üzerinde mektup zarflarındaki gibi yapışkan var, bu sayede birazcık yalamak yeterli oluyor. şahsi tavsiyem; benim yaptığım hatayı yapmayarak başlangıçta kolay yapışan bir çarşaf seçmek. bu konuda ocb iyidir, candır. ama en baba çarşaf da arap çarşafıdır, üzerinde yapışkan olmamasına rağmen çoğu kişi tarafından bulunduğunda tercih edilir.

* filtre: bildiğin sigara filtresi, ama onun 6-7 kat uzunu. satıcıya "beyaz filtre" dediniz mi anlar. bunların bir paketi 2 liraya falan satılır, içinden çıkardığınız her bir filtreyi makas ya da falçatayla keserek uygun uzunlukta parçalara bölersiniz. kimi insanlar filtre kullanmaz, fakat şahsen ben kullanılmasını öneririm. öbür türlü boş sigara içerken bile esrarkeş gibi görünebiliyorsunuz. girinin devamında bu konuya ayrıca değineceğim.

* sarma makinesi: bunun da değişik tipleri var. kimisi hiç emek istemeden kalem gibi sigara çıkartıyor, kimisiyle de elinizde sarmış gibi uğraşıyorsunuz. bazı insanlar elde sarmayı daha çok sever ve hakikaten kalem gibi sarar, ama siz henüz o insanlardan biri değilsiniz. fare olmadan çuval delmeye çalışmayın, makine kullanın. en pahalısı 10 lira falan zaten, para değil. şahsi favorim ise tabaka şeklinde, içinde tütün taşınabilen makineler. hazır sarılmış sigaralarınızı da bu makinenin içinde taşıyabilirsiniz. çok şık olmaları ise ayrı bir konu.

malzemeleri temin ettikten sonra, bunların saklanmasına geçiyoruz:

en önemlisi tabii ki tütün. satın aldığınız tütünün nemli kalması en önemli faktör. kuru tütünden sarılmış sigaranın tadı bok gibi oluyor ve insanın başını döndürüp midesini bulandırıyor. bu nedenle sık sık alışveriş yapıp küçük miktarlarda tütün almak en güzeli. bol miktarda (25 liralık gibi mesela) tütün aldığınızda ise, içine dut ya da incir yaprağı koyarak buzdolabında saklamalısınız. sakın ha tütüne su damlatmak, buhar banyosu yaptırmak gibi saçma sapan işlere girişmeyin; rezil edersiniz cağnım tütünü, küflenir bir de. nem dışında bir de havalandırma olayı var; poşetin ağzının mutlaka arada bir açılması gerekiyor. aksi takdirde tütün küfleniyor. fakat çok havalandırınca da kuruyor. dengeyi iyi tutturmak lazım. aslında o kadar da zor değil; 10 liralık tütün aldığınızda hiç küçük poşetlere bölmeyin ve içinden her defasında 5-6 sigaralık tütün alıp, ağzını yine sıkıca bağlayın. sigaralarınızı dakikalarca sardıktan sonra bağlamayın poşetin ağzını, içinden tütünü aldıktan hemen sonra bağlayın. sigaralarınızı sardıktan sonra fazla gelen tütünü yine poşetin içine koymayın, dışarıda kurumaya yüz tutmuş tütün poşetin içindeki nemi çekip de kalan tütününüzü kurutmasın. bırakın dışarıda kalıp tamamen kurusun anasını satayım, daha geride tonla tütününüz var nasıl olsa. sonradan saracağınız sigaranın filtreye yakın kısmına koyarsınız o kuru tütünden, nasıl olsa orasındaki tütün hiç yanmayacak. kalanı da dökün gitsin, turşusunu kuracak haliniz yok.

filtreye de kirli bir kesici aletle müdahale etmemek gerekiyor. yoksa o kirli aletteki bakteriler filtreye geçiyor ve siz o filtreden çıkan dumanı içinize çektiğinizde olacakları anlatmama gerek yok. bunun dışında; sigara sararken en başta filtreleri kesip koyarsınız hemen yanınıza. filtrenin etrafındaki kağıt açılırsa da sökün gitsin, zaten çarşafla saracaksınız etrafını. çarşaf da bildiğin kağıt olduğu için, onun hakkında çok anlatacak bir şey yok. ıslanmasın yeter.

artık sarma işlemine geçebiliriz:

kullanacağınız makineye göre; çarşaf ve filtreyi ayarlarsınız zaten. en zor kısmı tütün miktarını ayarlamak. makineye tütünü yerleştirirken, mümkün olduğunca homojen sıkışmasına ve optimum miktarda olmasına dikkat etmelisiniz. tütünü az koyarsanız çarşaf güzel yapışmaz ve duman hem bol hem sert gelir, çok koyarsanız da sigara zor yanar ve duman çekmek için iyice asılmanız gerekir. bunun dışında; nasıl bir makineniz olursa olsun, çarşafı yalamak durumundasınız. sigara kapanınca üst üste gelecek kadar kısmı yalayacaksınız ve kurumadan saracaksınız sigarayı. eğer tütünü yerleştirmek uzun sürüyorsa ve çarşafı makinenin içindeyken yalamanıza olanak tanıyacak bir makineniz varsa, yalama işini en sona bırakın. ayrıca yapışkansız bir çarşaf kullanıyorsanız, sigarayı sardıktan sonra kapanma yerini bir de dıştan yalayarak iyice sağlamlaşmasını sağlayın. bir de bu yalama işini gözünüzde abartıp farklı düşünceler içine girmeyin; öpüşürken kimseden iğrenmiyorsanız kendi yaladığınız sigaradan da iğrenmezsiniz. ayrıca antibakteriyel bir sıvı olduğunu biliyor muydunuz? neyse. ilk saracağınız 2-3 sigara rezil rüsva olacaktır, aldırmayın. sonunda tam olmasa da içilebilecek gibi bir sigara sardığınızda, hemen yakın ve tadını bir alın. bir yandan onu içerken, diğer sigaralarınızı sarmaya devam edin. ilk sardığınız sigarayı içtikçe, kendi çapınızda onu eleştirerek neresinin kötü olduğunu çözmeye çalışın ve diğerlerini ona göre sarın. ortalama 2 hafta sonra, mükemmel denebilecek kadar iyi sigaralar sarmaya başlarsınız. ona gelene kadarki öğrenme süreci bana göre çok keyiflidir, olaya nasıl baktığınıza bağlı aslında biraz da.

içme kısmına gelince:

bu sigarayı elinizde öyle marka sigaralar gibi tutmayacaksınız öncelikle. filtre kısmından tutarken, parmağınızla kapanma kısmına bastıracaksınız ki açılmasın. ayrıca marka sigarayla yaptığınız gibi elinizde evirip çevirmeyeceksiniz bunu, eliniz ayağınız bir rahat duracak. ağzınızda çok tutmayacaksınız, dudağınızı çok bastırmayacaksınız. yoksa yapışır kalır dudağınıza, zor anlar yaşarsınız. içinize çekerken kontrollü çekin, dumanı ilk başlarda filtreye rağmen sert gelecektir. filtre kullanmıyorsanız da sigaranın size dönük ucunu 3 parmağınızın arasında tutarak, dudaklarınızı öpücük şeklinde parmaklarınıza dayayın ve kenarlardan hava almasına izin vererek, hızla çekin. böylece sigaradan gelen duman temiz havayla karışarak yumuşayacaktır. yine de ciğerlerinizi hiç bir zaman tamamen doldurmayın, yoksa fena yakar. dumanı da fazla tutmayın içinizde, çektikten sonra hemen geri salın. çarşafınız iyi yapışmamışsa ve açık havadaysanız, sigarayı bitirene kadar filtre kısmından sabit tutun ve hiç bırakmayın, külünü dökmek için ucuna sertçe üfleyin ve bırakın havada uçuşsun beyaz beyaz küller. bir de hızlı içmeyin sigarayı, iki nefes arasında makul bir süre olsun ki ısınmasın. yoksa tadı bok gibi olur.

marka sigaradan farklı olarak; sarma sigaranın özellikle ilk başlandığında hissedilen yan etkileri vardır. bunlardan en belirgini de ağız kuruluğudur. bol su için, geçer. bir de balgam yapar, o yüzden arada bir marlboro menthol içmek iyi gelir. ayrıca başlarda çarpar, o yüzden az içmeye çalışın. gerekirse sigaranın hepsini bitirmeyin, ve bir tane içtikten sonra ikincisini içmek için en az yarım saat bekleyip o arada bol bol temiz hava solumaya özen gösterin. sarma sigaranın içindeki nikotin de çok değildir, o nedenle ilk 2-3 gün biraz agresif olmanız normaldir. bu günlerde stresli işlere bulaşmayın, sizi geren insanlardan uzak durun. çok zorlanırsanız arada bir eski sigaranızdan için, azaltarak bırakın. zaten sarma sigaranın tadını gerçekten aldıktan sonra canınız bir daha eski sigaranızdan istemeyecektir. şu an ben winston'u hiç aramıyorum mesela. bir de ilk günlerde sizi yoracaktır, belirgin bir şekilde cansızlaştığınızı hissedeceksiniz. aldırmayın, atlatınca bir de bakacaksınız ki eskisinden çok daha canlısınız. çünkü vücudunuz eski sigaranızdan kalan kimyasallardan arınmaya başlayacaktır. bu süreci hızlandırmak için meyve-sebze ağırlıklı beslenin, detoks vazifesi gören yiyecek-içeceklerden tüketin. hatta bu beslenme şeklini bir alışkanlık haline getirin, mümkünse sarma sigaraya alıştıktan sonra bir adım daha ileri gidip sigarayı komple bırakın ve sağlıklı yaşayın. desem de inanmayın, sigarayı bırakmak gibi bir niyetiniz olsaydı bu giriyi de buraya kadar okumuş olmazdınız zaten.

bundan sonraki aşamalar; iyice işin pici olmakla ilgili. daha önce de bahsettiğim gibi; kendi harmanınızı oluşturmak için aylar süren deneme-yanılmalara girişebilirsiniz. ayrıca sigara sarmayı da zaman içinde iyice öğrenirsiniz. bir süre sonra makineden vazgeçip elle sarmaya da başlayabilirsiniz, ki bu işin asıl raconu da odur. bir gün sigara içme vaktiniz geldiğinde cebinizdeki tütün kesesine elinizi atıp şak diye tam 1 sigaralık tütünü çıkartıp birkaç saniyede elde sardığınızda, sarma sigara konusunda gelişiminizi tamamlamışsınız demektir.

keyifle içiniz efendim...
menemene benzeyen picasso tablosu
çarşafla vs uğraşmak yerine hazır boş kovan alabilirsiniz.kendinden filtreli, bildiğiniz sigaranın içine tütün konmamış hali yani. 200lü paketler halinde satılır bu kovan, 2.5 lira gibi bir para da fiyatı. aslında bu şekilde yaptığınız sarma değil doldurmadır. ona özel de makinesi var.

tütünü makinanın içine eşit miktarda yayarsınız, kovanı makinanın ağzına takıp tabancaya mermi sürer gibi bir hareketle ileri geri götürerek tütünü doldurursunuz. tütünün miktarını ayarlamak ise tecrübeye bakar. sonuçta fabrika sigarasından farksız 20 sigarayı 10 dk da doldurmak kolay.

önemli olan tütünün nem miktarı. yaş tütün kovandan içeri girmez. çok kuru tütün ise makinada sıkışır gene girmez. çok hafif bir nem idealdir.
elinizde bol miktarda tütün varsa şayet toplu infazdan gitmesinler diye içine elma kabuğu serpin nemini korur. günlük ihtiyacanız kadarını kurutursunuz. havasız yerde muhafaza etmeyin küflenir.

harman olayı tiryakinin hayal gücüne kalmış. nargile tütünü hariç her bok kafi miktarda iyi sonuç veriyor.
ha birde satıcılara fazla kulak asmayın, güzel tütün güzel kokar. çekinmeyin daldırırn sokun burnunuzu torbaya, kokudan tütünün hafif mi ağır mı olduğu anlaşılır.

sağlam tütün bulursanız piyasada ki sigaralara saman gözüyle bakmanız olası.
jny
doğal tütünden yapılan sigaranın marka sigaradan farkları:

- dumanı serttir ve boğaz yakar.
- başlarda balgam yapar.
- kendi haline bırakınca söner.
- hızlı içince ısınıp tadı bozulur.
- uzun süre bekletince içindeki tütün kurur ve tadı bozulur.
- ağzı kurutur.
- fazla içince çarpar.
- nikotin namına pek bir şey yoktur.
- sarıldığı tütün fazla nemliyse bir acaip olur, bir türlü tam yanmaz falan.
- sarıldığı tütün kuruysa tadı bok gibi olur.
- örnekler çoğaltılabilir.

peki neden böyledir? çünkü marka sigaranın içinde; doğal tütünün bütün bu zayıf yanlarını engelleyen kimyasal maddeler bulunur. kimyasal maddeler vücudun hazır olmadığı, insan yapımı maddelerdir. vücudun dengesini bozar, bağımlılık yaratır, uzun vadede kanser yapar. işte sarma sigara, tüm bu kimyasallarla alakasız olduğu için marka sigaradan sağlıklıdır.
önlere doğru gerileyelim bi zahmet
şimdi sağlığı, ciğerlerin durumunu filan bir tarafa bırakalım, nasılsa paket alınca da sarma sigara içince de aynı kapıya çıkıyor. maddi açıdan bakalım:

* 1 paket 50 gram golden virginia= 10 tl. tütünün tadı gayet güzel. hatta bir sürü paket sigaradan bile daha tatlı. kendine özel paketinde satılıyor açık değil. hem bu nescafe paketleri gibi çıtçıtlı. yok efendim çürümüş, yok kurtlanmış derdi yok. tütün hafiften ıslak zaten. kapatıyorsun paketi sapasağlam duruyor.

* 100'lük ocb siyah (çarşaf) = 3,5 tl. ince oluyor bu, yapıştırmak da kolay. 50'lik halinde satılanları da var ama 2 lira. 100'lük almak daha ekonomik.

* herhangi bir filtre zig zag olabilir. hazır kesilmiş 120 tane = 3 tl.

toplayalım. etti mi 16,5 tl.

5.5 tl'lik ve günde 1 paket sigara içen birisi haftada 38,5 tl verecektir. oysa ki; bizim sarma sigaramız 16,5 lira maliyetle yaklaşık 10 gün kadar içilebilir.

tadına gelince; siirt, adıyaman vs. tütünlerini tatmadım ama açık satıldığı için saklamak sorun olur diye uğraşmıyorum. bu golden virginia içtikten sonra normal sigaraların tadı berbat gelmeye başlıyor bir süre sonra. daha önce sigara içmediğini farkediveriyorsun bir anda. ayrıca; sarma sigara sigarayı azaltmak için birebir. üşengeçliğin tutuyor sarmıyorsun. günde en fazla 10 tane içiyorsun filan. hem az iç, hem ucuz olsun, hem de tütünün tadını anla. oh be mis gibi hocu, dünya bana güzel.
1 /