satrançta yenilmek

1 /
gibigibi gibigibi
insan ben aptal mıyım moduna girebilir. hele bir de yaşça küçük birine yeniliyorsanız hayata küsmeniz olasıdır. evet satranç bir zeka ve strateji oyunudur fakat belli bir tecrübe gerektirir. zekanızı gösterebilecek seviyeye gelene kadar yılmayın. yok olmadı yapamıyorsunuz resim yapın, şiir yazın, keman çalın belki beyninizin duygusal yanı ağır basıyordur. yapmayın. *
kapsül kapsül
eğer sizi yenen kardeşinizse daha iyi yo yo daha kötü,aslında iyi gibi de, ama yok daha kötü olan durumdur. daha mı iyi ki? herneyse aslında çocuk boş değil lan beni yendi abi baksana şeklinde düşünceleriniz olabilir,hem en azından sizi yenen kardeştir ya el olsaydı?iyidir yani evet ya daha iyidir. sonra kendinizi düşünür ama adam hergün oynuyo babamla,yav benim tecrübem mi var onun kadar der bi yerde avunursunuz içten içe çökerek. kardeş sizi ezer aranızda 9 yaş varsa hele ezim ezim ezilirsiniz ama anlatmaya çalışırsınız aklım karışmıştı ya telefona daldım filan dersiniz(hakikaten öyledir nitekim) ama dinlemez,anlamaz her önüne gelene ablamı yandim ahaaha hem de direk şah mat yaptım şeklinde sizi küçük düşürücü,aşşağılayıcı cümleler sarfeder,böylece baştaki neyse be en azından kimse görmedi şeklindeki avuntunuzun da boşa çıktığı gerçeğini büzülmüş dudaklarınız ve bükülmüş boynunuzla kabullenirsiniz.kardeş zaten otomatiğe bağlamış her fırsatta herkese bu acı olayı anlatmaktadır. yok yok kardeşe yenilmek en kötüsüdür,bundan daha kötüsü olamazdır hatta..**
evet neden evet neden
en kötüsü kız arkadaşa yenilmektir, oyuna rahat başlarsınız nasılsa alırım lan nolcak nedir ki yani mantığıyla fakat oyun ilerledikçe insanı stres basar, ilk bikaç hamle 10-15 sn içinde yapılırken sonrasındaki her hamlede o süre biraz daha artar, karşı tarafta sinsi bir gülümseme göze çarpar içten içe korkular beynini kemirmeye başlar ve beklenen an gelir, şah sesini duyarsınız, o ana kadar ki ukala tavırlarınız gözünüzün önünden bir film şeridi gibi geçer umutsuzca hamleleri savuşturmaya çalışırsınız ama hepsi nafiledir birazdan mat sesiyle şahınız yere düşerken ağır çekimde onu izlersiniz ama olan olmuştur zevk almayı bilmek gerekir.
dream endless dream endless
bu yenilgiler 3'e ayrılır strateji hatası tecrübe eksikliği ve oyuna odaklanamamak. oyuna odaklanamamak denilen şey bahanedir uydurmadır geçerliliği avutmadan öteye gitmez diğer ikisi ise hadi bir oyun daha deme nedeni teşkil eder.
emma emma
eğer oyun bir iki gün sürmüşse, taze dimaglar çürümüş, dikkat folloş olmuşsa bir bakıma ve artık mühim olan yarışmaktı diyorsanız içten içe ama bir yandan da yiğitliği çeşitli nevale ile boyamam tümcesini de ekliyorsanız umutsuzca, geçekleşmesi akabinde rahatlamayı getirecek eylemsi.
şiirbaz şiirbaz
karşı taraf eğer satranç'tan çok tavla oyuncusu kıvamında ise, çekilmez olan durumdur.

satranç tahtasını artık koltuk altına mı alırsınız, yoksa şahı bi tarafınıza mı sokarsınız, size kalmış.
nickealdanma nickealdanma
diğer oyunlarda ki gibi sivri zekalılık yapıp "ballısın be oğlum" diyemeyeceğiniz , yenilgiyi iliklerinize kadar hissetmek zorunda olduğunuz hal.
yorgun pijama yorgun pijama
bir oyunu en iyi oynayarak öğrenirsin. ama satrancı yenilerek öğrenirsin. hangi durumlarda açık verdiğini, hangi durumlarda çıkmaza girdiğini, yaptığın yanlış hücum ve savunma stratejilerini yenildiğin oyunlarda daha rahat görürsün. en azından yenildikten sonra 5 dakika dahi olsa oynadığın oyunu kafanda canlandırıp üzerinde düşünüyorsan.

az biraz satrançta tecrübesi olan ortalama bir oyuncu, oyundaki hamlelerin hepsi olmasada kritik noktaları aklında tutmayı başarır. dediğim gibi azıcık oturup hafızasını zorlarsa yanlışlarını, yapması gerekenleri rahatça görür ve oyununu daha da geliştirme imkanı bulur.

yenilmek güzeldir. tabi sadece oyunlarda.
koşarken ayağına giren kramp ile yere yığılan adam koşarken ayağına giren kramp ile yere yığılan adam
kimileri için ağır sonuçlar doğurabilen bir eylem.misal geçen kasparovla oturuyoruz karşılıklı.beni ziyarete gelmiş görmek için.dedim napıyon nediyon evlat.satraç felan derkene orda taa uzakta bir satranç tahtası gözüme ilişti.ben diyeyim 25 metre sen de ki en az 40 metredir orası.neyse dedim kasparova 'lan şu satranç tahtası değil mi? sen daha iyi bilirsin'.göremedi önce yaklaştı yaklaştı anca fark etti.sonra 'evet satranç bu' dedi.dedim getir bir ifadeni aliim senin bu ne afralar tafralardır gidiyor dedim.oturduk karşılıklı oynamaya başladık..inanır mısınız öyle bir çekişmeli geçiyor ki maç anlatamam.kasparov terledi kızardı bozardı.ben de hafiften zorlandım tabi de sonunda bunu bir çatala aldım, veziri gitti.ondan sonra bunun moral bozuldu tabi.tüm piyonları at çıktım atla mat ettim kasparovu.adamın gö(z/t)ünden yaş geldi şerefsizim.dedi sonra abi kimseye söyleme maskara olurum elaleme.dedim söyler miyim koçum ya sen hele biraz daha çalış olacak..sonra kalktı elimi öptü..sağolsun çok terbiyeli çocuktur satranç oynamasını pek bilmez gerçi ama terbiyelidir doğruya doğru.ben de o zamanın parası cebine 5 lira koydum.belki çocuğun cebinde parası yoktur yolda kalır diye..mahcup mahcup bi gidişi vardı ki anlatamam..götüne baka baka derler ya eskiler..o şekilde..işte bu da böyle bir anımdır canlar..

(bkz: ben de yalan laf yoktur)
zenci sokağındaki solaryumcu zenci sokağındaki solaryumcu
insanı potansiyel gerizekalı moduna sokan olay. çünkü satranç abi bu sadece zekilerin oynadığı akıllı olanın gelecek hamleleri görenin kazandığı oyun. kaybetmen diğer kişinin senden daha zeki olduğunun kanıtıdır resmen. depresyona sokma nedenidir.
sickgod sickgod
başlığa giri açan arkadaş gitmiş galiba ama sinir bozucu bir olaydır bu durum. hele bir de hamle hatası yapmışsanız çıldırırsınız. ancak yukarıda yazıldığı gibi satranç bir zeka oyunu olmasından ziyade bir dikkat oyunudur. edgar allan poe bu konuyu morgue sokağı cinayetleri kitabının giriş kısmında anlatır.

siz siz olun satrancı oynarken bir an bile dikkatinizi bozmamaya çalışın.
1 /