saudade

a la carte a la carte
portekizce imkansızı özlemek yahut mutlu hüzün anlamlarına gelse de başka bir dilde bu sözcüğe karşı gelen bir sözcüğün olmadığı söyleniyor.

saudade bir zamanlar büyük mutluluk vermiş bir kişiye ya da yere özlem duygusunu ifade eder. nostaljiye benzer biraz, ama onun tersine bu özlem hiç olmamış ve olması imkânsız bir olaya yönelik de olabilir.

bu duygunun merkezinde bir kayıp ve boşluk hissi vardır. portekiz'de adlı kitabında akademisyen aubrey bell "saudade" kelimesini "mevcut an ve durumdan farklı bir şeye karşı duyulan belirsiz ve sürekli bir arzu" olarak ifade ediliyor.

bu duyguyu katlanılır, hatta hoş kılan şeyi "paylaşılabilir bir duygu olmasına" bağlıyor yayıncı jose prata. portekizli bir şef 'saudade' adında bir çikolata bile üretmiş, acı tatlı bir çikolata.

uzun lafın kısası "mutsuzsunuz ve mutsuz olmak istiyorsunuz. ofiste insanlar sizi eğlendirmeye çalışıyor. oysa o gün mutsuzluğun tadına varmak istiyorsunuz." bu da böyle birşey işte.

bu arada dip not: portekiz bm dünya mutluluk endeksi'nde 157 ülke içinde 93. sırada imiş.
anosias anosias
uzerine tezler yazilan, anlamini anlatmak icin insanlar cokca ugrassa da basarili olunamayan bizim ozlem dedigimiz seyden cok daha fazlasi olan kelime. gurbet kelimesine benzetiyorum ben gurbeti de kisaca yurtdisinda yasamak ya da sila diye ozetleyebilirsiniz ama yasayan icin cok daha fazladir tipki saudadein oldugu gibi. nasil ki saudadein en derin sekilde sese burundugu fado arabesk degilse, saudade ise ozlem degildir cok daha fazlasidir.

bir de aman diyim saude yani saglikla karistirmayin. yoksa son derece ciddi portekizli mudurunuze cok yasa demek isteyince saude degil saudade der adami soka ugratirsiniz bu bana mi asik hayirdir diye.