saw 3

1 /
palantir palantir
3 kasımda gösterime girecek olan, fragmanları tv ekranlarında boy gösteren yine kanlı sahneler barındıran aceba bu sefer insanlar neden ve nasıl ölecek sorularıyla izlenecek film...
palantir palantir
ilk yarının sonunda midemin zıpladığını hissettiğim, ikinci yarıda daha az kan gördüğüm, amcamızın yetiştirdiği hatunun bu sefer amcamızın rolunu aldığı ve yine çok ilginç bir sonla biten, 18 yaşından küçüklerin izlemesi yasak olan, hatta kan görmeye dayanamayanlara da yasaklanması gereken film...
strateji strateji
gerek kurgu, gerek senaryo yönünden saw 2'den daha güzel olan film. yine mide bulandırıcı, bol kanlı görüntülerle karşılaşmaya hazır olmalısınız. yalnız saw ve saw 2'yi izlemeden bu filme gitmeyin. zira pek bir şey anlamama ihtimaliniz oldukça yüksek. yerinde flashback'lerle serinin ilk iki filmine oldukça gönderme var ve hikayedeki eksikliklerin, havada kalanların hepsinin çözümlendiğini görüyorsunuz. bu açıdan gayet doyurucu olmuş film. klasik bir saw serisi olarak yine sürpriz bir sonla bitiyor. bu açıdan da seyirciyi ters köşeye yatırmayı becerdiklerini söyleyebilirim. yani demek istediğim odur ki, ilk iki filmi izlediyseniz, bu filmi de mutlaka izleyin. yok ilk kez bir saw filmine gidiyorsanız, yakınından pek geçmeyin derim.
mikeyx mikeyx
sadece vahşet başka hiçbirşey yok filmde, kan ölüm ızdırap ve daha nicelerini filmin başından sonuna yaşatan bir film.. bunu izleyeceğinize bir kitap / dergi okuyun daha mantıklı derim.

(bkz: i wanna play a game)
zaknafein zaknafein
yine çok fantastik ölüm makinalarıyla seyircide oha etkisi yaratan bir film.artık insan bi yerden sonra olmaz böyle şey diyor.

-- spoiler --

kadının göğüs kafesi iki yana doğru çatırt ayrılırken bakamadım vallahi.

-- spoiler --

(bkz: live or die)
(bkz: make your choice)
(bkz: let the game begin)

ayrıca "ya ne rahatsız yönetmenler ne rahatsız senaristler var" dedirten bir film.
twinkle twinkle
spoiler filan veririm çaktırmadan en baştan onu söyleyeyim.

güzel bir filmdi aslında. daha da güzel olabilirdi; ancak gereksiz şiddet ve mide bulandırıcı öğelere yer verilmiş. ilk yarı biraz daha iyi kurgulanabilirdi.

film esas ikinci yarıda şenleniyor. jigsaw ölmeden önce son bir oyun tasarlıyor. insanda ister istemez senariste ve jigsaw'a bir hayranlık uyanıyor. çünkü birçok oyunun kombine edilmesi ile oluşan bu oyunda jigsaw delilik ve dahilik arasında gidip geldiğini, çizgiyi aşındırdığını kanıtlıyor. her şey öyle bir şekilde işliyor ki saat gibi benzetmesini kullanmayı gereksiz görüyorum; zira dünyada bu derece hatasız işleyen bir saat yoktur. son bulmacayı bu kadar övmemin sebebi ise sadece kusursuzluğu değil aynı zamanda hedefidir. bu bulmacada kurbanlar fiziksel acının ötesinde acılara*** tahammül etmek zorunda kalıyorlar. baştan beri seride eksik olduğunu düşündüğüm bir olaydı bu. ilk iki filmde kurbanların serbest kalma şartı hep fiziki acılara gösterecekleri tahammül idi. seriyi değiştiren nokta ise jigsaw'un en sonunda hazırladığı ve aslında bütün filme içten içe yayılmış olan bu son bulmaca.

film alışıldığı gibi sürpriz bir sonla bitiyor, hem de ilk iki filmden daha iyi bir şekilde... aşırı şiddetin dışında geriye kalan herşey çok güzel. film, s4w'un tek bir bulmacaya dayalı bir film olacağı izlenimini veriyor bitişiyle. tahminimce s4w serinin en güzel filmi olarak seriyi noktalayacak. ancak saw serisinin en şahane özelliği kümülatif bir şekilde ilerlemesidir bence. yani her film, kendisinden önceki filmlerin omuzları üstünde yükseliyor, bu şekilde daha iyi oluyor.
jemand jemand
''keskin sirke küpüne zarar verir'', ''öfkeyle kalkan zararla oturur'' temalı gerilim film.
polis amcanın ayağını kırıp prangalardan kurtulduğu sahnesiyle, salondaki bir bayan izleyiciyi bayıltmayı başardı ama ahmet san tadında bir ''olmamışşş''ı hak ediyor malesef.

edit: şehir efsanesi diye düşünen varsa msj atsın ''yalancının'' diye başlayıp mukeddesatım üzerine yemin edeceğim. ama bir şartla; i wanna play a game hırrrrr...
kun3uli kun3uli
serinin en kötü filmidir kanımca. halloween sezonuna yetiştirme pahasına yaptık oldu bitti tarzında çekilmiş hissi vermektedir.
kuzudis kuzudis
izledikten sonra eğer biraz empati yapabilirseniz bünyede gerçekten ciddi değişiklikler meydana getirebilen bir film saw iii.

"hala yaşadığı halde memnuniyetsiz olan o kadar çok insan var ki" ifadesi kıyıda köşede kalmış, alalade edilmiş bir cümle gibi dursa da, bütün saw serilerinde yegane düstur olacağı aşikar bir kalıbı da gözler önüne seriyor. onlara hayatlarını veriyorum diyor jigsaw. yaşama sevinçlerini iade ediyorum onlara, ama böyle değerli birşeyi önce haketmeleri gerekiyor. gerçekten de insan hayatın kıymetini, içinde bulunduğu anın değerini çok daha kötü bir duruma düşmeden idirak edemiyor. ne diyordu the million dolar hotel'de tomtom ;

"atladıktan sonra farkettim ki hayat mükemmel. hayat, tüm sihirler, fırsatlar, güzellikler ve televizyon...ve evet..pek çok sürpriz...ve herkesin istediği pek çok şey.. ama bunlar sadece kaybettiğimizde fark ettiğimiz şeylerdir"

insanlığın içinde bulunduğumuz şu muasır çağda zamanla kaybettiği en büyük değeri gibi duruyor yaşama sevinci, ve bunu anlatan filmler de layıkıyla prim görüyor beyaz perde de. işte bu filmlerden birisi saw iii. irrite eden tek kısmı bunu yaparken mahallenin iyi ama kötü ağazlı serseri abisi gibi, hırçın bir dil kullanması. yoksa kan diye, vahşet diye izlediğiniz o sahneler, serseri abinin akıllı olun diye vurduğu hafif bir tokattan ibaret sadece. rahat olun.

bu kadar konuşup, empatiden bahseden, birazcık anlayabilsek herşey daha güzel olacak diyen ben ise, sol kalçamda peydah olmuş bir sivilce için sabahtan beri lanet ediyorum hayatıma. yok, iflah olmuycaz. çabuk unutuyoruz herşeyi vesselam.
stewartgilligangriffin stewartgilligangriffin
belki spoiler içeren cümleler vardır.

saw finaliyle şok etti, beğenildi baya da izlendi. devamı geleceği haberi geldi. aa sıçar kesin devam filmleri kötüdür mantığıyla yaklaşıldı. tam anlamıyla sıçmadığı gibi yine ters köşe yapmayı başardı. bu sırada filmi anlayan izleyici de abi adamın dediğini harfi harfine yapacaksın başka yolu yok demeye başladı. bu sefer yine devam edeceği öğrenildi. bu sefer kesin batar bu seri çıkarmasınlar bokunu dendi. vizyona girdi izlendi, yine bariz kötü bir şey olmadığı görüldü. ee yine 4. sünün hatta 5 ihtimali bile olacağı haberi geldi. artık bu sefer çıkar cılkı denildi. ama 2007 ekimi beklemeden de bir şey demek doğru olmaz çünkü senaristler boş adamlar değil. kaç defa "yatmam yatmam ters köşeye yatmam yemem bu sefer" diyen bünyeleri yine yine yatırdılar ters köşeye. kesin bir şey demek mümkün değil tabii ki ama ben 4. sünün geçmişte geçen bir film olacağına inanıyorum.

bu arada saw 3 te anlayamadığım tek şey o jigsaw dahisinin favorisi olan aletin calışması ile ilgili. tamam döndürüp burkuyor çatır çutur sesler geliyor kemiklerden ama jeff elemanı kurtarmak isterken anahtarı mı bulmaya ne çalışıyordu. o sırada bi önceki etapta kurtardığı adam yanlışlıkla kurşun yedi. yani o kurşunun amacı neydi. o alete bağlanmış kişi ne olursa olsun ölecek miydi? yoksa bahsi geçen anahtar nerdeydi? jigsaw böyle bir oyun ahlakına sahip değildi de.

edit: zaknafein'e açıklama için teşekkürler.
1 /