sebeb i telif

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
1
sahipkıran
"insan ruhunu sürekli olarak hayranlık ve saygıyla dolduran iki şey vardır: üzerimdeki yıldızlı gökyüzü, içimdeki/vicdanımdaki ahlak yasası"

konisgberg'li immanuel kant'ın pratik aklın eleştirisinde böyle diyor. bu bahsettiği iki şey ise mezar taşına yazılıyor. fakat neyi berkitir ki yasa?

""üstümde yıldızlı gök" demişti königsberg'li
"içerimde ahlâk yasası".
yasa mı? kimin için? neyi berkitir yasa?
ister gözünü oğuştur, istersen tetiği çek
idam mangasındasın içinde yasa varsa.
girmem, girmedim mangalara
yer etmedi adalet duygusu
içimde benim
çünkü ben
ömrümce adle boyun eğdim."
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
incintopoynarkenseyreden
insana dair yazılmış bir başyapıt. sadece şiir denemez buna bir manifesto. izaha ihtiyaç duymaksızın ve kelimeleri heba etmeden ancak böyle anlatılabir...




başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız
ve devam ediyor başkalarının hınçlarıyla
düşmanı gösteriyorlar, ona saldırıyoruz
siz gidin artık
düşman dağıldı dedikleri bir anda anlaşılıyor
baştan beri bütün yenik düşenlerle
aynı kışlaktaymışız
incecik yas dumanı herkese ulaşıyor
sevinç günlerine hürya doluştuğumuzda
tek başınayız.

diyorum hepimizin bir gizli adı olsa gerek
belki çocuk ve ihtiyar, belki kadın ve erkek
hepimiz, herbirimiz gizli bir isimle adaşız
yoksa şimdiye kadar hesapların tutması lâzımdı
hayatımıza kendi adımızla başlardık
bilmediğimiz bu isim, hesaptaki bu açık
belki dilimi çözer, aşkımı başlatırımaşk yazılmamış olsa bile adımın üzerine
adımı aşkın üstüne kendim yazarım.
ismet özel
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
cahan
ismet özel'in kendi sesinden dinlenildiğinde şiir okumanın da yazmak kadar zor bir şey olduğunu anlamamıza sebebiyet veren şiirdir. bir şiiri dinlerken ezilir mi insan? bir yusuf masalı'nda bu şiiri keşfettiğimi sandığım ve art arda binlerce kez okuduğum günler gelince aklıma, evet, eziliyorum işte. diğer taraftan da "neyi keşfetmişsin kardeş?" diyorum çoğu kez kendi kendime.

üstad, tam olarak ne anlatıyor derseniz, ukalalık etmeyeyim; bilmiyorum. ama şunu biliyorum ki ismet özel dizelerini salt bir şeyi anlatmak için dizmez alt alta. okurken, dinlerken o kadar farklı şeyler düşünüyorum ki, o kadar başka şeyler hayal ediyorum ki bir anda yaşadığımı hissediyorum. içimden hep üstadın bir dizesini kendimce değiştirip tekrar tekrar mırıldanıyorum:"yaşamayı bileydim okur muydum hiç şiir?". öğretiyor üstad.

şu da var; ilk elime aldığımda bu şiiri, üstad basit bir dille yazmış demiştim bu sefer. çünkü baktığımda anlamını bilmediğim üç-dört kelime vardı. okudukça şiiri sanki zihnim deşildi de bildiğim her şeyi unutmuşum gibi hissettim. hissetmedim öyle oldum. kala kaldım. anlamadım okudum, okudukça daha çok şey anlamadığımı anladım. şimdi bakıyorum bu şiire ve kısmen büyüdüğümü hissediyorum. o kadar karmaşık geliyor ki. ne bileyim o kadar ulaşılmaz geliyor ki...

hele de;

"düşmanı gösteriyorlar, ona saldırıyoruz
siz gidin artık
düşman dağıldı dedikleri bir anda anlaşılıyor
baştan beri bütün yenik düşenlerle
aynı kışlaktaymışız"

bu kısmı okuduğumda saat kaç olursa olsun tek başıma hızlı adımlarla herhangi bir yolu adımlayıp düşünmek istiyorum. anlamak gibi bir derdim yok. sadece düşünmek...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
1
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın