sebil ve güvercinler

ceket yok pantolon verelim ceket yok pantolon verelim
çözülen bir demetten indiler birer birer,
bırak, yorgun başları bu taşlarda uyusun.
tutuşmuş ruhlarına bir damla gözyaşı sun,
bir sebile döküldü bembeyaz güvercinler...

nihayetsiz çöllerin üstünden hep beraber
geçerken bulmadılar ne bir ot ne bir yosun,
ürkmeden su içsinler yavaşça, susun, susun!
bir sebile döküldü bembeyaz güvercinler...

en son şarkılarını dağıtarak rüzgâra,
beyaz boyunlarını uzattılar taslara...
bir damla suya hasret gideceklermiş meğer.

şimdi bomboş sebilden selviler bir şey sorar,
hatırlatır uzayan dem çekişleri rüzgâr
mermer basamaklarda uçuşur beyaz tüyler.
`
ziya osman saba`
taşbaşoğlu taşbaşoğlu
ne zaman bir sebil görsem aklıma gelen ziya osman saba şiiridir.

çözülen bir demetten indiler birer birer,
bırak, yorgun başları bu taşlarda uyusun.
tutuşmuş ruhlarına bir damla gözyaşı sun,
bir sebile döküldü bembeyaz güvercinler...

nihayetsiz çöllerin üstünden hep beraber
geçerken bulmadılar ne bir ot ne bir yosun,
ürkmeden su içsinler yavaşça, susun, susun!
bir sebile döküldü bembeyaz güvercinler...

en son şarkılarını dağıtarak rüzgâra,
beyaz boyunlarını uzattılar taslara...
bir damla suya hasret gideceklermiş meğer.

şimdi bomboş sebilden selviler bir şey sorar,
hatırlatır uzayan dem çekişleri rüzgâr
mermer basamaklarda uçuşur beyaz tüyler.