şebnem korur fincancı

2 /
iche iche oldu nietzsche iche iche oldu nietzsche
türkiye cumhuriyeti'nin yetiştirdiği hekimsin, adli tıp uzmanısın ve sana türk silahlı kuvvetleri nin terör örgütü pkk ya karşı sınır ötesi bir operasyonda kimyasal silah kullandığı şüphesi soruluyor.

eğer içten içe bir sempatizanı değilsen pkk ya karşı ne kullanılıp kullanılmadığı afedersiniz sikinizde olmaz. i̇yi olmuş nasıl gebertilirse gebertilsin der geçersiniz. size zaten böyle bir soru da sorulmaz hahahahs. amaç tsk yı zan altında bırakmak, pkk nın tipik taktiği operasyonlara karşı uluslararası destek alabilmek için uydururlar; rojovoya atom bombası atıldı bile derler. sen bu oyuna dahil olmazsın çünkü türkiye cumhuriyeti'nin bir vatandaşısın ve ülkenin zor durumda kalmasını iftiraya uğramasını istemezsin.

bu hanımefendi ne yapıyor iki video fotoğraf yorumlayıp evet tsk bizimkilere kimsayal atmış diyor. uzmanı çünkü amk. sorun kendinize bu ttb denen oluşuma yaralı asker emanet edilir mi? bunlar dağdaki teoristten daha tehlikeli.

bu tipler mi bizim özgürlük çıtamız, demokrasi eşiğimiz, sarı öküz bu mu ammmina koyim ya, nasıl savunuyorsunuz aklım almıyor.
dumrul dumrul
türkü kürdü lazı çerkeziyle, alevisi sünnisi ateisti deistiyle türkiye nüfusunun ezici çoğunluğu ya aptal ya da ikiyüzlü. hem aptal hem iki yüzlü olanların oranını söyleyemem ama hayli vardır. bazıları daha aptal, bazıları daha iki yüzlü, bazıları yalansız tek cümle kuramıyor, bu yüzden de geri kalanı bize normal insanlarmş gibi görünüyor. geri kalanın aptallığını ve ikiyüzlülüğünü en diptekilere bakarak aklıyoruz.

şurda mesela iche iche oldu nietzsche aptal olmayan azınlıktan olduğu için daha açık konuşabiliyor. ben şahsen bunu takdir ediyorum.

soru zaten o: kimyasal kullanıldığında destekleyecek insanlar "kimyasal kullanıldı" dendiğinde niçin o kadar incinmiş numarası kesmeye başlıyorlar?

dünya'da 7 milyar insan var. insan dediğin şey de ölür. her gün türkiye genelinde ölen insan sayısı ortalama 1200. bunu da işte 200 ülkeye vur dünya genelinde günde ölen insan sayısı 200 - 250 bin yapar. haliyle bir yerde birisi ölüyor diye üzüntüden perişan olmuyoruz. önümüze haber düşünce "tüh, vah vah" deyip geçiyoruz en fazla. bu da doğal. gerçekten üzülmemiz için biraz olsun tanımamız gerekiyor. ikincisi empati yapabileceğimiz bir durum oluşması gerekiyor. özet şu: pkk'nın birisini öldürmesi ile bilmem nerde bir kişinin damdan düşüp ölmesi arasındaki fark birinin bizi üzmesi, diğerinin üzmemesi değildir. birinin bizde dehşet duygusu uyandırması, diğerinin ise uyandırmamasıdır. pkk'nın öldürdüğü ile özdeşim kurarız çünkü bunun bizim ya da yakınlarımızın başına gelme ihtimali damdan düşüp ölmekten çok daha fazladır. teröre bunun için terör deriz. eski türkçesi tedhiş: dehşet saçmak. mevzu bu kadar basit. bu konu herkese böyle anlatılabilirdi. devlet de bu mevzuları herkese böyle anlatabilirdi ama anlatmaz. çünkü onu anlattığın zaman terörün pkk ile sınırlı olmadığı da ortaya çıkar.

bunun dışında bir mevzu yoktur. pkk ya da başka herhangi biri türkiye'yi bölebilir mi? devlet kendi vatandaşını kapsayabildiği sürece bölemez. bu da genel kuraldır. sen bir yerde şu anda şöyle böyle mutluysan bilmem kaç sene sonra gelebilecek çok daha büyük bir ödül ihtimali için elindekini riske atmazsın. insanların ezici çoğunluğunun davranışı budur. yani ben size anarşizmi kuracaz herkes aşırı mutlu olacak diye masal anlattığım zaman sen buna ikna olsan bile risk alıp harekete geçme ihtimalin yoka yakın olur. ama mutsuz ve umutsuzsan risk ne kadar büyük olursa olsun harekete geçebilirsin. pkk olayını böyle anlamanız gerekiyor.

ben sana kendi duygumu anlatıyorum. normal şartlar altında benim şırnak'ı görme isteğim de ihtimalim de yok. pratikte şırnak'ın nereye bağlı olduğunun bana bir katkısı yok. şırnak benim için yok hükmünde bir yerdir. konya da böyledir. istanbul, izmir, ne bileyim antalya filan dışında her yer böyledir. ama şırnak'ın gitmesine izin verirsem istanbul'un da gidebileceğini hissettiğim için şırnak benim için önemli hale gelir. vatandaş siyaseti bilmez. vatandaş siyasetten anlamaz. vatandaş bu açıdan aklıyla değil duygularıyla hareket eder. duygu da akla göre çok kolay manipüle edilebilen bir şeydir. ben seni yeterince korkutursam normalde asla girişmeyeceğin hareketlere sokabilirim. türkiye'deki her olayı böyle de anlayabilirsiniz.

bunları böyle ifade edince çok kişinin tüyleri diken diken olur. çünkü biz gerçekleri konuşmaya alışık bir toplum değiliz. herkes bir şey bağırıyorsa öyle bağırırız geçer. bunda risk yok. pkk mevzuu da böyledir. ermeni mevzuu da böyledir. fetö mevzuu da bir süredir böyle. herkesin bildiğini kimse söyleyemez. söylersen sıkıntı çıkar. en yakınındaki insan bile kendi götünü kurtarmak için seni linç etmeye koşar.

basitçe diyoruz ki, bir kişi söylediği herhangi bir şey yüzünden tutuklanabiliyorsa bu aynısının senin de başına gelme ihtimalini gösterir. bu ülkede böyle bir gerçeklik var mı? var. pkk'nın seni öldürme ihtimalinden çok çok yüksek bir ihtimal olarak var. bu ülkedeki devlet geleneği tamamen bunun üzerine kuruludur. sen hangi siyasi görüşü savunursan savun bir gün seni alıp götüne cop sokabilirler. örnek 3 mayıs türkçüler operasyonu. 1943'e kadar devlet sırtlarını okşar, almanların yenilgisi netleşince seni alır götüne cop sokarlar. tırnaklarını sökerler. ülkücüsündür, 11 eylül 1980'e kadar astığın astık kestiğin kestiktir. 12 eylül'de gelir seni de alır götüne cop sokarlar. sonra da ipte sallandırırlar. olmadı mı? sağcı, solcu, islamcı bilmem ne olmanın bir önemi yok. hemen yarın bir şey olur, konjonktür değişir devlet seni alır götüne copu sokar. copu özellikle söylüyorum. çünkü 12 eylülde asker ve polis bu ülkede sağcı solcu demeden önüne gelene cop sokarken, baştakiler çıkıp "türkiye'de böyle şeyler oluyor diyen vatan hainidir" diyorlardı ve toplumun ezici çoğunluğu karakol ve hapishanelerde neler olduğunu bildiği halde "cop sokuyorlar" diyeni linç etmeye çalışıyordu. niye? çünkü sen bu tavrı aldığın zaman sana dokunulmayacağına inanıyorsun. bu toplumun bu reflekslerinin arkasında devletten duyduğu ve genlerine işlemiş olan bu rezil korku var.

aga hepinize meydan okuyorum: pkk'yı bir kenara atın. onda uzlaşıyoruz zaten. uzlaşamadığımız mevzuları çözelim. bana bir şey söyleyin ki tsk onu yapmayacak olsun. seçilmiş başbakanı alıp asar mı mesela? seçilmiş kim varsa alıp cezaevine tıkar mı tıkmaz mı? menderes, demirel, ecevit, erbakan bunlar ne? tsk vatandaşın tepesine bomba atmaz mı? meclisi bombalamaz mı mesela? ülkücü "komando" kamplarında bizzat yetiştirdiği adamları alıp sıra sıra ipe dizmez mi?

ben bir nato aparatı olan bu yapının onlarca yıldır yapıp ettiklerine bakıyorum ve güvenmiyorum kardeşim. suç mu? inanmıyorum. suç mu? ne yapacaksınız? güvenmiyorum diye hapse mi atacaksınız. kafama bomba mı fırlatacaksınız?

içinizde gerçekten de tsk'nın kesinlikle kimyasal silah kullanmayacağına inanan bir tek kişi var mı? neyin iftirasından bahsediyorsunuz? pkk'lılara karşı kimyasal silah kullanılmasına karşı çıkabilecek kaç kişi var? iche iche bunu açıkça söyleyebildiği için kınanmaktansa övülmeyi hak ediyor. çünkü iki yüzlülük bu ülkenin kanseri kardeşim. senin benim için daha kötü, daha tehlikeli hiçbir şey yok. benim damdan düşüp ölme ihtimalim milyarda bir. pkk bombası ile ölme ihtimalim milyonda bir. iki yüzlü şerefsizin teki tarafından sırtımdan bıçaklanma ihtimalim ise inanılmaz ölçüde yüksek. herhangi bir yerde söylediğim herhangi bir şey yüzünden kamuoyunun ortasına atılıp, hedef gösterilip devlet zulmüne uğrama ihtimalim ise alabildiğine yüksek. bu çok sıradan, dibine kadar rutin bir türkiye gerçeği. siz kim olursanız olun. bunun arkasında durursanız bu er geç sizin de başınıza gelir. bu ülkedeki sıradan vatandaşın bu goygoyculuğu, bilip bilmeden her bokta onu bunu lince kalkışması, bu ikiyüzlülüğü pkk'dan da ışid'den de her şeyden de daha büyük bir tehdit kaynağı.

yapmayın bunu. x kişisinin , y kişisinin bir önemi yok. şu goygoylara kapıldığınız sürece bu ülke şu bataklıktan asla çıkamayacak. akp'li bile olsan yapma. mhp'li ile olsan yapma. hemen yarın konjonktür değişir alır sana da o copu sokarlar birader. insan olmana gerek yok, siyasetten anlamana gerek yok. şempanze kadar bile zeki olmana gerek yok. ortama şöyle bir bakman yeter. götü kurtarmak istiyorsan şu linç kampanyalarının önünü ardını kurcalamak zorundasın. o yüzden sarı öküz tam da bu.





1
abcd02561 abcd02561
gerçekten son zamanlarda gördüğüm en iyi astrolog. özellikle kahve falı konusunda duayen isimler arasına girer ki zaten soyadından da anlaşılıyor.. çağımızın en önemli psychic lerinden biri olduğunu düşünüyorum.
ama arkadaşlar iyidir ama arkadaşlar iyidir
akp-mhp çevreleri ve onlara yedeklenen ulusalcılar tarafından hedef gösterilip tutuklanması haliyle kimyasal silah iddiasındaki büyük sıçışının önüne geçen adli tıp profesörü.

kendisi iddialar ilk ortaya atıldığında medya haber tv'ye verdiği görüşte "görüntüleri inceledim. belli ki sinir sistemini tutan gazlar kullanılmış" diyor.

inceledim dediği görüntü, pkk'nın anf'ye servis ettiği, bir nöbet geçiren ve kod adı "baz mordem" olarak açıklanan militanla, bir psikoaktif madde etkisindeymiş gibi histerik davranışlar sergileyen bir kadına ait, twitter'daki 18.5 yaşındaki pkk sempatizanları dışında kimsenin inanmadığı, hdp'nin bile yalandan bir açıklamayla geçiştirdiği video.

korur fincancı ise hangi meslek etiği ve uzmanlıkla kimyasal silahın türünü bile açıklayacak kadar kesin bir yorum yaptığını herhalde kendisi de bilemediğinden ve sıçtığını farkettiğinden hakkında soruşturma açıldıktan sonra medya haber'i suçladı "sözlerimi çarpıttılar" diye. lan ne çarpıttılar, montaj mı yaptılar, söylüyosun işte. ha çarpıtmaz mı, çarpıtır. altı ayda bir "türk ordusu atom bonbası attı" diye haber yapan bir medya çevresinden bahsediyoruz. a haber nytimes kalıyor adamların yanında. ama bu olayda medya haber'in hiç suçu yok. eski adli tıp kurumu ve insan hakları vakfı başkanı ve mevcut ttb başkanı olan bir adli tıp profesörü ne idüğü belirsiz bi videoya bakıp "belli ki kullanılmış" derse adamlar da "şebnem korur iddiaları doğruladı" der.

zaten nihayetinde ortaya çıktı ki, pkk ekimde kimyasal saldırı sonucu öldü dediği baz mordem kod adlı militanın ağustos ayında hastalık sebebiyle öldüğünü açıklamış.

ama korur fincancı, pkk'nın -çoğunlukla kendi taraftarlarını hedefliyormuş gibi görünen- savaş propagandası hamlesine sazan gibi atlayarak hem kendi boşu boşuna içeri alındı, hem de akp-mhp'ye ne zamandır yapmak istedikleri meslek örgütü yasası için gollük pas vermiş oldu.
iche iche oldu nietzsche iche iche oldu nietzsche
99 soruşturmasında adnan oktar örgütünü kurtarmak için doğuştan bir takım fiziksel kusurları olan örgüt mensuplarının bu kusurlarını işkence raporunda kanıt olarak sunup işkence sonucu oluşmuş gibi gösterip örgütün aklanmasını sağlamış. tsk aleyhinde sahte rapor da hazırlamıştı bu bayan. birşeyin devlete milete zarar verme potansiyeli olsun yeter onu savunurlar. bu kadını da gelir savundukları savunur amk.
çürümüş bir şeyler var danimarka krallığında çürümüş bir şeyler var danimarka krallığında
"şebnem korur fincancı daha önce de uğur mumcu cinayeti zanlılarını korumak için sahte işkence raporu verdi diye suçlanmıştı, şimdi de adnan hocacılara sahte işkence raporu verdi diye suçlanıyor.

aslında konu fincancı ile ilgili değil, yaptığı işle ilgili.

ortalama bir tc vatandaşı adli tıp'ın işkence tespitine şöyle bakar:

"devlet suçluları yakalıyor ve sen gidip o suçluların işkenceye uğradığını tespit ediyorsun ve soruşturmayı bozuyorsun"

bu bakışa göre "suçlu" insanların hakları yoktur. adil yargılanma hakkı onlar için birşey ifade etmez.

halbuki adli tıp, sadece masum ve iyi insanların değil, suç işlemiş, kirli işlere karışmış insanların da işkenceye uğrayıp uğramadığını tespit eder.

"i̇şkence görenin kim olduğu, ne yaptığı işkence suçunu meşrulaştıramaz" diyen fincancı'nın ne demek istediğini türkiye'de anlayabilecek insan sayısı çok az.

o yüzden şebnem korur fincancı gibi, devletin değil, mesleki etiğin tarafında olan insanlar her daim "sahte rapor verdi, suçluları korudu" suçlamasıyla karşılaşırlar. bu suçlama her zaman tutar ve birilerini ikna eder."

https://twitter.com/yildarado/status/1756944213734764735
nautilus nautilus
adnan belgeselindeki iddialara cevap vermiş.

mantık hatası dolu, saçma cevapları olmuş.

5-6 yıl önce olduğu söylenen iki olaya işkence raporu vermiş. daha doğrusu o rapordaki bulguyu da başka doktorun üzerine atıyor.

5-6 yıl önce olmuş göz kapağı düşüklüğü (daha uzun geçmişi olması olası) ve kol çıkığının işkence sonucu olduğunı söylüyor.
spor yapmak sonucu olabilir mi? evet.
eee, o zaman ne dayanarak işkence raporu verdin?
jitemci astsubay jitemci astsubay
liberaller biletini kesmiş galiba. 140journos bunu böyle durduk yere afişe edip ortalığa yem gibi attığına göre arka planda bir güç savaşı var. artık amerikancılar mı, ingiliz muhipleri mi, ab foncuları mı kim bilmem ama birileri birbirini yiyor belli ki.

türk adaleti işkence raporlarını okuyor mu, kaale almıyor mu bilmiyorum ancak bu kafadan işkence raporu vermeyi meşru kılmaz. kendisi adli tıpta kilit pozisyonda senelerce görev yapmış. olmadık raporlar düzenlemek ne meslek etiğine, ne adalet anlayışına sığar. kadının zaten memleket ve türk düşmanlığı paçalarından akıyor. eski dgm'lere düşse tipten 10-12 yıl yer.
ama arkadaşlar iyidir ama arkadaşlar iyidir
rende binasının laik/ulusalcı muhalifleri nasıl davar gibi güttüğünü gösterdi bu kadına adnan oktar islami seks tarikatı üzerinden çekilen operasyon. yahu şebnemin olaya dahil edilmesi ve bütün mevzuatın ona yıkılması belgeselin kurgusunda bile iğreti duruyor, ordan da ayıkmıyorlar mk. bu kadarı cidden 140 journos ekibinin apolitikliğiyle, boş beleşliğiyle açıklanamaz.

kendisi siyaseten tuttuğum biri değil, herhangi bir sol liberal,. ama teknik açıdan bu ülkede işkenceyle mücadele deyince akla gelen ilk isim. işkenceyi gördüğü anda düdüğü çalmış. adaletini sorgulayan saygın bir kişi, kuruluş yok. mesele max belgeselde fatih altaylının dediği kadar olabilir, "nasıl olsa işkence yapılmıştır" diye vermesi. hadi diyelim şebnemin verdiği rapor tamamen yanlış olsun, bu tarikatın bu yüzden bitirilemediğine nasıl inanabilir bir insan amk? yani tam bitirilecekmiş de şebnemin raporu mani olmuş. hassiktir amk. verdiği belki bin tane işkence raporunun niye zerre sikim etkisi olmamış o zaman?

bu adnan oktar tarikatının ortamlarının nasıl olduğunu bilse ağzının suyu akacak, oralara çağrılsalar ayakları götüne vura vura gidecek tipler şimdi bu tarikat üzerinden şebnem korur linçliyor. vallahi şeytanın aklına gelmez şu tarikatla ilgili soruşturma üzerinden şebnem korura operasyon çekmek.
jitemci astsubay jitemci astsubay
sözde sol liberaller, foncular, batıcılık oynayanlar birbirini yiyor ihale yine laik ulusalcı muhaliflere kalmış anasını satayım.

kadını afişe eden belli. kariyeri geriye doğru irdelendikçe bilimum memleket düşmanlığı ayyuka çıkan belli. asker vatan millet düşmanı belli. bu memlekette bir tarikat cemaat dini bir oluşumun kökü kazınamıyorsa kökü dışarıdadır zaten. bir tanesi penisilvanya dan vaaz veriyor. bir tanesine avustralyada araba çarpıyor. biri kıbrıs'tan vaaz veriyor. onun talebesi burada dansöz gibi kız oynatıyor. binbir türlüsü içeride cirit atıyor.

kimse bu kadın üzerinden sapkın bir tarikatı aklamıyor, günah keçisi ilan etmiyor, bu kadın yüzünden bu sapkın tarikatın üzerine gidilemedi demiyor. diyen varsa o da belgeseli çekip bu kadını öne atan bir başka foncu medyadır. vatanperverler o işin öyle olmadığını çok iyi biliyor. biz arka planda hangi filler tepişiyor onu merak ediyoruz.
2 /