seçim yaklaşınca olan şeyler

knightofinstagram knightofinstagram
bütün belediyeler i̇sviçre standartlarında çalışmaya başlar, 150 milyonuncu defa bir yerde yine petrol ve doğalgaz keşfedilir, pkk'ya karşı operasyonlar başlar..
dumrul dumrul
ne hikmetse tam da seçimden sonraki ay ekonominin şaha kalkacağı söylenir. söz konusu seçim 2000 nüfuslu kıytırık bir belde seçimi bile olsa bu değişmez.

mesela 6 haziran 2021'de afyona bağlı güney beldesinde seçim yapılacaktı. süleyman soylu 5 haziran'da gidip şunları söyledi:

"önümüzdeki temmuz ayında ekonomimiz öyle bir sıçrayacak ve büyüyecek ki etrafımızdaki almanya'sı, fransa'sı, i̇ngiltere'si, i̇talya'sı ve o her şeye burnunu sokan abd'si de çatlayacak "

twitter.com

ee 2021 temmuzunda ne oldu? iyi sıçradı mı? haliniz durumunuz nasıl? alın önceki seçimlerde de tayyip'in, berat'ın filan söylediklerine bakın.

2019 mart seçimlerinden önce de berat şunları söylüyordu:

twitter.com

şu da 2017 referandumundan önce sabah paçavrasının şeyi:




güzel indi mi dolar?






her seçim aynı muhabbetler. hiç sıkılmıyorlar da...
1
r0x r0x
yerli otomobil haberleri çıkar, yerli uçaklar uçmaya başlar, yerli gemiler yüzmeye başlar.

bide terör saldırıları başlar. bunlar ülkemize has durumlar tabi, açlıktan ölen sefil avrupalıların seçim dönemlerini çok merak ediyorum.
chani chani
siyasi partilerin hayatları boyunca umursamadıkları fakat oy potansiyeli mevcut olan, fotoğraf ve video çekimleri için esnaf, kurum, vakıf vb gerçek ve tüzel kişileri "bla bla bla'yı makaminda zi̇yaret etti̇k." temalı çok samimi ziyaretler.

siyasi parti adaylarının çay ocaklarına, kahvehanelere gidip ben de sizden biriyimcilik oynamak. yalandan dinlemek ve onu çok dikkatli dinliyormuş mimikleri yapmak (mustafa sarıgülizm).

kendine getirisi ne olacağını bilmemesine rağmen x bir partiyi desteklemek ve o zaferi yaşama güdüsü. (bayılırım.)

muazzam seçim şarkıları ve reklamlar. eski anapta mesut yılmazın şarkısını 7 yaşında olmama rağmen hala ezberimde mesela. (haydi şimdi bütün oylar anapa, mesut yılmaz geliyor iş başına)

seviyoruz bu seçim ambiansını. umut sarıkaya karikatürlerindeki gibi bekliyoruz. kimimiz montla, kimimiz kapıya tırmanarak, kimimiz sobada patates başında.
soolcan soolcan
yerel seçimler benim favorim, özellikle küçük beldelerde gidip yaşanması gereken muazzam bir sosyal hadise.

önce adaylar yavaş yavaş kendini belli etmeye başlar. bu adaylar durup dururken kendinde potansiyel hisseden birileri olmaz elbette. siyaset profesyonel bir iştir ve yıllarca bu işlere aşina olan tipler vardır. dışarıdan bu kulvara oyuncu pek dahil etmemeye çalışmak gerekli, genelde ilçe veya beldede esnaflık yapmış tüpçü, minibüsçü, berber, bakkal tipler piyasa oluşturur ancak son dakika emekli öğretmen ve memurlar da yıllarca bürokrasi sisteminde birilerinin karnını doyurmasını izleyip iç geçirmiş tipler de sağ kulvardan giriş yapar. kendini siyasetçi olarak tanımlayan geleceğin bitleri olmaya mümtaz bu yavşaklar, tutundıkları siyasi parti ideolojisinden dahi bi haber olmasına rağmen parti tabanından girip il/ilçe başkanlığından belediye başkanlığına uzanan bir yol haritası belirler kendine.

sıra geldi partilerin adaylarını belirlemeye başladıkları multi disiplinler demokrasi evresine. siyasi partiler birer demokrasi yuvası olduğundan kendi içinde aday belirleme çabaları da son derece demokratik olarak yürütülür. aday olacaklardan partinin gücü çerçevesinde resmi yılla adaylık bağışları alınır. yalnız asıl dümen arkada dönmektedir. parti içi mekanizmalarda bulunan tüm simbiyotik canlılar, dışarıdan gelen diğer yamyam organizmaları azami derecede sömürmek için yarış halindedir. rüşvet, nepotizm yapısı aday kitleye ilk burada öğretiliyor kanımca.

partiler de adayını belirlendikten sonra adayların çalışma adını verdikleri propaganda süreci başlıyor. burası hem çok zor, hem de kolay bir süreç. kolay olanı, anadolu'da seçmen sizden genelde toplumsal bir fayda beklemez, bireysel kısa vadeli çıkar ilişkileri ile kazanım mümkündür ancak maliyetlidir. eğer tutunmuş olduğunuz siyasi parti, ulusal sistemler üzerinde etkili hele de iktidar ise hiç bir şey yapmadan "x başkan geliyooor geliyooor" diye bağırarak dahi gelebilmek mümkün. zor olan kısmı ise seçmenin sınırsız menfi taleplerini karşılayacak kaynağın olmaması ve bunları da onu hissetmesi kısmında başlıyor. herkes ailesinden birine iş istiyor, herkes ihale almak istiyor, herkes kamu kaynaklarını bir köşesinden sömürme derdinde ama yoğurt o kadar bol değil ki. burada yüksek potansiyeli olan toplumsal aktörleri belirleyip bunlarla yürümek gerekli. unutmayın fikir değil, strateji kazanır. bu bulanık ortamda toplumsal aktör olduğunu iddia eden minik grup ve bireyler de marjinal fayda için çok kıvrak olabiliyor.

partiler, daha doğrusu başkan adayları il/ilçe ve belde düzeyinde seçim irtibat bürosu diye içinde bolca parti bayrağı, masa, naylon sandalye olan işsiz garip tiplerin bekleştiği dükkanlar açıyor. buradaki asıl amaç topum tabanı tarafından üretilen fikirlerin sentezlenip politika üretilmesi gibi görünse de bu adamlar paso yemek yiyip, çay içip bangır bangır seçim müziği dinliyor. aslında tüm süreç bu fukara grubun biyolojik ihtiyaçlarını kısa süreli temin etmek sanırım. seçim ofisleri arasında dolaşıp yemek nerede güzelse orada konaklayan tipler bile var. "dün komünist partide i̇zmir köfte vardı ama biz ezelden ülkücüyüz lahmacun çok iyi" minvalinde
sürüklenen bireyler düşünün. bu bürolarda oturan dayılar genelde aynı fikirde olmakta ve aynı fikirde olmasına rağmen tartışabilmekteler,garip bir goy goy mekanizması var yani. mesela aday x mahallesine ziyarete gidiyor, yanında anlamsız bir güruh, amaçsızca dolaşıyor. hiç biri makro veya mikro düzeyde siyasal politikaları hakkında bir şey diyemiyor, slogan söylemler dışında, hep kim olursa olsun memleket için en iyisi olsun dileklerini yaradana diliyle söylerken; kalbinden yine de bizimki olsun mesajını iletiyor o kadar. daha çok anlatacaklarım var da uykum geldi, seçim ayı geçim ayıdır sözlük. adı demokrasi olan şey bize gerçekten gereksiz fazla, biz kafamızdaki monarşik mekanizmaları yıkmamız ve muasır medeniyetler seviyesine gelmemiz için gereken sürede dünyada hayat son bulabilir.